DAB OLARAK BİZ, İSLAMIN İÇİNDE “BEYAZ PİRİNÇ TAŞI” DEĞİL, ALEV-İ YOLUNUN KIZILBAŞIYIZ.

ABBF inanç kurulu; 13 Nisan 2019 tarihinde Oberhausen Cemevinde yaptığı genel kurul toplantısı ardından; “”AABF’ye yönelik içeriden ve dışarıdan gelen saldırılara”” cevaben, (genel kurulun onay ve rızalığını almadan) yayınladığı, sonuç bildirgesinde; bir dizi kurulma birlikte Devrimci Aleviler Birliği (DAB) adını da vererek; 

  • “..sırtını Devlet’e ve Diyanet’e, Şii’liğe dayayan”,  bu “kuruluşların kasasından beslenenler”..
  • “Aleviliği ve onun değerlerini özünden uzaklaştırmaya çalışan”
  • “Alevi öz değerlerini itibarsızlaştıran”
  • “Alevi inancını başka dinlere, inançlara yamayarak, siyasi ve ideolojik amaçlarına basamak olarak kullananlar””
  • “Örgütsel yapıya nifak tohumları eken”, 
  • Bu tehditlerin en tehlikelisi” “İç tehdit gizlidir, kamufle edilmiştir”
  • “Bunlar ‘’pirincin içindeki beyaz taşlardır’’.
  • “Sunni, Şii, Harici-Vahabi misyonerleri”,
  • “bu ikrarsız gürüh‘u çok iyi tanıyor niyetlerini çok iyi biliyoruz ve gerekli cevabı da her alanda vereceğiz..” 

gibi, DAB açısında asılsız iddia ve suçlamalarda bulunmuştur.  Diğer kurumlara yönelik iddialarınız doğru olabilir, fakat DAB olarak bize atıfta bulunulan suçlamaları red ediyoruz. DAB olarak biz takiye yapmıyoruz, kendimizi saklayıp gizlemiyoruz, biz İslam’ın içinde “beyaz pirinç taşı” değil, Alev-i yolunun Kızılbaşıyız. Yol sorgu görgü yoludur, sorguluyoruz, doğru gördüğümüz görüşlerimizi açık net ortaya koyuyoruz.

AABF inanç kurulu; bir yandan “Yol bir, Sürek Binbir” 30’cu yılda birlik beraberlikten dem vururken, diğer yandan sorguya eleştiriye kapalı, “KenDinden” olmayan, kendisi gibi düşünmeyen herkesi “beyaz pirinç taşı” “nifak tohumu” olarak suçlayıp, maalesef yine Alevilikle ilgili çelişki dolu açıklamada bulunmuştur.

Devrimci Aleviler Birliği (DAB) olarak öncelikle;  Aleviliğe, Alevi toplumuna, Alevi kurumlarına, dıştan, içten gelen, ter türlü tehdit saldırıya karşı; geldiği yolda durduğu darda dik duran tüm Alevi canların ve kurumlarımızın yanında olduğumuzu ve olacağımızı belirtelim.

AABF inanç kurulunun bir yandan, doğru olarak, HAK insanda, okunacak en büyük kitap insandır vs. “Aleviliğin kendine özgü” inanç olduğunu söylemeye çalışıyor. Fakat hemen ardından Aleviliği Semavi dinlerin; 4 kitabı ve peygamberlerini hak bildiğini ve Şii İslam’i; Allah-Muhammet-Ali, Ehli-Beyt ve oniki imamları “Aleviliğin Öz değerleri, temel unsuru” olarak gördüğünü söylüyor. Esas iç tehlike çelişki, kafa bulandıran “beyaz pirinç taşları” AABF’nin bu ‘’Aleviliğin öz değeri, temel unsuru” “Allah-Muhammet-Ali, Ehli-Beyt, ve oniki imam”  belirlemesidir.

Allah-Muhammet-Ali, Ehli-Beyt, ve oniki imam gibi Şii söylemlerin 1500 yılların başında Sünni Osmanlı ile Şii Safeviler arası savaş döneminde Aleviliğin içine girdiği. Alevilerin kendini korumak için veya İslami çevrelerin Alevileri asimle etmek için bu terimleri Aleviliğin öz değeriymiş gibi gösterdiğini biliyoruz. Yanlış olanın, uzun süre veya çok kişi tarafında tekrarlanması onu doğru kılmaz.  

Ne kadar bilirsen bilene danış
Danışan dağları aşar mı aşar
Danışmadan Yola düşse bir kişi
Yorulup yollarda şaşar mı şaşar

(Pir Sultan)

AABF inanç kuruluna soruyoruz.: 

  1. 4 semavi dinin kitabını, peygamberlerinin, dünya alemi 6 günde yoktan yaratan, Ademin kemiğinden, Hava kadın yaratıp, 72 çocuk doğurtup bunları bir biriye evlendirip insanlığı çoğaltan, hayır şer kader her şey “ben” Allah’ın emri; buna inanlara huri dağıtan, inanmayanları cehennem ateşinde yakan bir Tanrı Allah’ın var olduğuna ve onun ilahi kitap, peygamber gönderdiğine inanıyor musunuz.? Alevilikte HAK “hakikattir” yukarıda ki 4 semavi dini, tanrı anlayışını peygamberlerini hakikat olarak kabul ediyor musunuz?  “Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diyen bu yolda, bunların bilimsel bir açıklamasını yapar mısınız? 4 semavi dini kitabı Hak kabul ediyorsanız, Cemevinde ne işiniz var demezler mi?
  • Alevilik sorgu görgüye dayalı, “Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.” “Her ne ararsan, kendinde ara Kudüs’te, Mekke’de Hac’da arama HBV”.

“Gayrıdır her milletten, Bu bizim milletimiz, Hiç dinde bulunmadı Din ü diyanetimiz, Yunus”

“Dört Kitabı Koyup Torbaya Sstım, Cennet Hurisinden İlgimi Kestim, Muskacı Hocaya Sanmayın Sustum, Ağzının Payını Verdim De Geldim, İbreti baba)”

 “Anan yoktur baban yoktur sen benzersin piçe tanrı, Kaygusuz)” diyen tanrıyı dahi sorgulayan

bu yolda, sorgulanamaz diye bir şey olur mu? Siz bunları red mi ediyorsunuz?  Sorgu görgü bilim sevgi süzgecinden geçmeyen bu yola girip, bu yolda yürüyebilir mi ?  

  • ”AABF İnanç kurulu ”AABF programında ifadesini bulan Alevilik tanımının yegâne savunucusudur”, diyorsunuz. 1998 yılında kabul edilen o programda ≫ ”Alevilik: Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Hz. Ali’nin adaletinden ayrılmayan…  İslam dinini kendine göre  Sünni inancın dışında- yorumlayan…’’≪ diyor.  Hem İslami olduğunuzu söylüyor Arap çöllerinde geziniyorsunuz. Hemde İran Şii geleneğinin Aleviler üzerindeki sunnileştirme-şiileştirme ve yozlaştırma politikalarına” ve  “Cem vakfı, Alevi İslam Birliği” gibi sizinle aynı şeyleri söyleyen yapılara karşı olmaktan söz ediyorsunuz. Eleştirdiğiniz şeyi kendiniz savunarak, “Alevi inancını başka dinlere, inançlara yamayarak” kendi kendinizle çelişkili duruma düştüğünüzü görmüyor musunuz. ?
  • Muhammet-Ali, Ehli-Beyt, ve oniki imam seyidi sadet evladı resul. Yani soydan gelme dedelik   “”Seyyidlik kurumu ortadan kaldırıldı mı Alevilikte bitmiş olacaktır”” diyorsunuz.  Bu evladı resul soydan gelmenin, cemlerinde adına gülbenk okuduğunuz Hünkar Bektaş Velinin ”Soydan gelen değil,  yolda giden bu yolun yolcusu ulusudur. Pir olmak için soy değil ”sadakat liyakat ehliyet” eğitim bilgi gerektiği desturu ile çeliştiğini  görmüyor musunuz?
  • Ehli beyt, İslam Peygamberi Muhammedin soyundan gediğini iddia ediyorsunuz. Muhammet-Ali, Ehli-Beyt, ve oniki imamları,  ”Alevi öz değerleri” olarak görüyor, bizleri bunları itibarsızlaştırmakla suçluyorsunuz.

O zaman sorgulamaya devam edelim;  Ebu’l Qasım/Muhammed ne zaman doğmuş, babası kimdir ve ne zaman ölmüştür ?  

Ehlibeyt; Muhammed’in eşleri ailesi çocukları en yakın aile akrabası demek değil midir?. 

Madem soyunuz Muhammet’ten geliyor o zaman bilirsiniz.  Muhammed 9 yaşında Ayşe çocuk, evlatlığı Zeyd’in karısı Zeynep dahil olmak üzere kimlerle kaç kadınla evlenmiştir?  

Muhammed 20’ye yakın genç kadınla köle cariye ile evlenip birlikte olmasına rağmen neden hiç birisinden çocuğu olmamıştır?.

Muhammedin ilk eşi Hatice’nin 40 yaşından sonra 6 çocuk, özelikle 50 yaşından sonra Hz. Ali’nin eşi Fatima’yı doğurması tıbben mümkün müdür?.  

Kevser Suresi: “İnne şânieke hüvel’ebte”  Doğrusu SANA buğzeden, SOYU KESİK olanın ta kendisidir.  Şura suresi 49/50 ayet; Göklerin ve yerin egemenliği Allah’a aittir. O dilediğine kız,..  dilediğine de erkek çocukları bahşeder… Dilediğini de çocuksuz bırakır. Şüphesiz O her şeyi bilir, her şeye gücü yeter. Burada soyu kesik olan kimden bahis edilmektedir.?

İtibarını savunduğunuz, Muhammed, 4 halife, İslam ulaması, Ehlibeyt ve 12 imalar kimlerle evlenmiştir, kimden kız alıp vermiştir?

Muhammedin, İmam Ali’nin İslam dini şeriatı ganimeti huri cenneti için cihat/savaştığı insanları zorla İslamlaştırdığı ve İslam olmak istemeyen kaç insanı öldürmüş, öldürtmüştür?. İtibar listesine bunları da ekledikten sonra soralım  da ekleyip soralım; Bunların itibarları vardı da biz mi kaldırdık.? Madem evladı resul, Muhammed soyundan geldiğinizi iddia ediyorsunuz,  DNA testi yaptırıp, ne kadar soylu olduğunuzu kanıtlayıp, Muhammed, İmam Ali ve kendi  itibarınızı kurtarmayı düşünmüyor musunuz?.

  • AABF inanç kuruluna soruyoruz; Hz. Muhammet, imam Ali, Ehli-Beyt, ve oniki imamlar; Ne zaman, nerede kimlerle; Sazlı sözlü semahlı, kadınlı erkekli, lokmalı demli, sorgulu görgülü, ikrarlı, 12 hizmetli bir cem yürütmüştür veya ceme katılmıştır?  
  • AABF inanç kuruluna soruyoruz; Muhammet-Ali, Ehli-Beyt, ve oniki imam mı Aleviliğin öz değeridir ? YOKSA; Can, canan, Cem, Dem, Dar, Pir, Ana, Saz, söz, deyiş, aşk sevgi, semah, şah, kamili insan olma,  sorgu görgü, bilim, delil, devriye, evrim, alev ışık, yol erkan, yoldaşlık, barış, Hak hakikat, adalet, el emek, edep, muhabbet, 72 millet, 12 hizmet, rızalık, paylaşım, dayanışma Hızır, lokma, laiklik, 4 kapı hava ateş su toprak, 40 makam, 40lar, börtü böcek, doğal çevre, varlık, vahdeti mevcut, demokrasi, özgürlük, kadın erkek eşitlik, Mansur, Bedreddin, Börüklüce, Pir Sultan vs. mazlumun yanında olup haksızlığa zalimin zulmüne karşı diremek mi Aleviliğin öz değerleridir.? 
  •  AABF inanç kuruluna soruyoruz;  AABF ve inanç kurulu olarak; “Dil, din, renk, etnik köken” ayrımı alevi inancında olmadığında, ve Aleviliği siyasi ve ideolojik amaçlarına basamak olarak kullananlara karşı olduğunuzda dem vuruyorsunuz.  Kürt kökenli Aleviler neden AABF bağlı derneklere üye değil, veya Alevi Kürt dernekleri FEDA neden  AABF, AABK’ya üye olarak alınmadı. ? İlerici devrimci düşünceleri savunan Aleviler neden teker teker AABF’den Alevi kurumlarından dışlandı.? AABF Aleviliğin Siyasi ve ideolojik amaçlarına basamak olarak kullananlara karşı ise/niz, Turgut Öker’in AABF AABK tarafından siyasi bir partiden milletvekili olarak gösterilmesine ne cevap vereceksiniz.?  Zalimin Zulmüne karşı Mazlumun yanında olmak, siyasi ideolojik ve Alevice doğru bir duruş değil midir?

Sevgili canlar AABF inanç kurulu olarak, paniklemenize, hiç gerek yok. Aleviler bugüne kadar ne Sünni ne Şia, İslam’ın kökten hiçbir kaide kuralına uymamıştır, bundan sonrada uymayacaklardır.  Kullanılan 3-5 İslami terim onu da İslam’ın şer’inden kendilerini korumak için takiye olarak kullanmışlardır. O takiyeyi de Aleviler artık kaldırmak üzeredir. Yeter ki siz Alevileri İslam’a asimle etmeye çalışmayın.   

AABF inanç kurulu olarak; Alevilik evrensel değerleri olan, cana bilimi sevgiye doğal varlığa değer veren, kendine özgür felsefi bir inanç öğretisidir, fakat baskılar katliamlar resmi hakim din devlet baskısı ile zamanla Aleviliğin içine asimilasyon unsurları girmiştir. Ve gelişen bilim teknoloji yeni şehir ve Avrupa yaşam koşulları dolayısı ile yol erkanda güncel bilim ve yaşamla çelişkili yanlar ortaya çıkmıştır. Alevi toplumu kurumları olarak bunları, birbirimizi kırıp dökmeden birlik beraberliğimizi bozmada, açık yüreklilikle tartışıp, geç olsun güç olmasın, birlikte reform edip aşmalıyız yönünde PİR’lik bir açıklama yapmış olmanız daha isabetli olurdu. 

Devrimci Aleviler Birliği (DAB)

Yönetim kurulu.  17. nisan 2019

(AABF İNANÇ KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ 13. nisan 2019 link)

Please follow and like us:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*