ALEVİLİK VE “ANA DİLİ”

Ne hacıyız ne hocayız

Ne falcıyız ne muskacıyız

bizler güruhu naciyiz

Mahşer günü pervamız yok

Kamil sözü kuranımız

Hikmet söyler irfanımız

Hakikattır erkanımız

Yalan yanlış foyamız yok

Meluli

Deyişi facebook’ta okurken, yorumlara baktım. Yorumlar da “bize ait olmayan” kavramlarla, beğenilmiş, karşılık verilmişti. Bu yazıyı aslında oraya yorum olarak koymak istedim ama yorumu “aşmak”, daha iyi olacak kanısına vardım.

Bende Meluli’nin düşündürdükleri üzerine, sizlerle yazınsal sohbet etmek istedim.

Bu sözlerde söylenmek isteneni doğru irdelemek Aleviler için çok önemlidir.

1. Bu ve benzeri tüm deyiş ve söylemler de İslam’a yönelik kendini anlatma çabası var. Neden?! Çünkü Alevilik tarihinde son binyıllık dönemde İslam katliamlarına uğradıkları için, zulme kendilerini, “zulmün kavramı” ile anlatmaya çalışmıştır. Doğal olarak “senle bir bağımız yok, sen kurana, biz kâmil insana bakarız” diyor. “Senin hiçbir şeyinle alakamız yok ama kavramlarınla konuşmamız gerekirse, bizim ne senin hacınla, Ne hocanla ne kuranınla nede mahşerin ile ilgili korku kaygımız yok” diyor. BURADA KENDİ SINIRLARINI, “zulmün kavramları” ile anlatıyor ve çiziyor.

2. Takiye denilen olgu bu yüzden içimize işliyor. Çünkü bu kavramları kullanmak, beraberinde ONUN ÖZÜ olduğuna yorumlanarak, “bakın biz sizin şeriatınızı aşıp hakikatine yürüdük”, denmeye vardırılıyor. Ali olgusunun kullanılması, İslam katliamından kurtulma yöntemi ile (böyle) hayata sokulurken, bu gün Alevilerin büyük çoğunluğuna Hz Ali işlenmiştir. Bazılarımızda “o Ali başka Ali” açıklaması ile yine İSLAMİ KAVRAMI kullanarak ya da İslam ALİSİ İLE ALEVİLİĞİN “ALİSİ” ANLATILARAK, Aleviliği İslam’dan kurtarma kaygısı güderken, asimilasyon ile mücadelede, takiye dilini kendi dili gibi savunur duruma geldi. “O Ali takiye değil, Hz Ali de değil” diye İtiraz edeceklere NEDEN ALİ ?! diye sormak gerek. Daha önceli ELİ,OLİ, HAK, HAYDAR, ŞAH KAVRAMLARI VARDI! Bunun yerini niye Ali aldı ve neden deyişler ALLAH MUHAMMET VE ALİYE DÖNÜŞTÜ??! Oysa ne Ali, ne kuran ne İslam nede her hangi bir semavi din ile alakası olmayan Alevilik, kendi felsefesini, KENDİ KAVRAMLARI İLE KENDİSİ OLARAK ANLATIRSA ANCAK ASİMİLASYONDAN VE BERABERİNDEN TAKİYEDEN ÇIKARACAKTIR! “O Ali başka Ali” demek yerine, “bizim kuranımız teli kuran” demek yerine, BİZİM İNANCIMIZ SEVGİ İNANCIDIR diye bilmelidir. Başka kavramlarla açıklamak, kendisinden UZAKLAŞMASINA YA DA KENDİNİ YETERLİ İFADE ETMESİNİN ÖNÜNDE ENGEL TEŞKİL ETMİŞ OLUYOR, OLACAKTIRDA.

 BAKIN OZAN İBRETİYE :

Eğer insanlıksa doğru niyetin
Nefsini ıslah et varsa kudretin
Bana lazım değil senin cennetin
Huriye gılmana esir değiliz

İşte biz de kendimize ait olmayan argümanları kullanmaya ESİR değiliz! Kendimizi NET ifade etmek zorundayız! Bir dil kendi kelimelerin ve cümleleri yerine, başka bir dilin kelime ve cümlelerini kurduğunda, nasıl “asimile-dejenere” oluyorsa, başka “DİLE” sarılarak, kendi inandığını anlatamaz, yaşatamaz, güçlendiremez. Dilinden uzaklaşarak, “ana dilinle” hitap ettiğin topluma, ŞİİR okuyamazsın, ÇÜNKÜ seni kullandığın dil ve kavramlara göre algılar düşünür ve yorumlar!

Ne der Hüdai: sevgi bizim dinimizdir/ başka dine inanmayız! Bu sözden ne çıkara bilirsin, netlikten başka?! SEVGİNİN TANRI’SI, KİTABI, PEYGAMBERİ KİM VE NE OLABİLİR!?

İbreti derki:

İlme değer verdim uykudan kalktım
Sarık, seccadeyi elden bıraktım
Vaizin her günkü vaazından bıktım
Ramazanı sele verdim de geldim

Ve bizlerde artık asimilasyon ve takiye dilini SELE VERİP, kendi öz kavramlarımıza ve dilinize sarılarak, anlamalı ve anlatmalıyız. Çünkü netlik ve beraklığa bizi götürecek dil, kendi “ANA DİLİMİZDİR”! Artık bize ait olmayanları “SELE” verip, kendi dilimizi, pratiğimiz ile birleştirip, hayata geçirmeliyiz.

İlişkimizi, bu dil ve kavramlardan kesmediğimiz sürece, aynı cenderede kendimizi anlatma uğruna, yorulup, enerjimizi doğru kullanamayarak, ya heba edeceğiz, ya yerimizde ya da daha gerimizde seyir edeceğiz. Seni karşıtı olarak görenler zaten, kullandığın DİLİN KENDİSİNE AİT OLMADIĞINI, ÇOK İYİ BİLİYOR! Peki sen kime anlatmaya çalışıyorsun?!

İslam da insan,ı doğayı, kadın,ı eşitliği, sazı, cemi, deyişi, devri daimi, rızalığı, VAHDETTİ MEVCUTU esas alan bir tek şey var mı?! Yok. Öyleyse KENDİ KAVRAMLARINI İslam kavramı ile BİRLEŞTİRİP, İslam’a ne anlata bilirsin?! İslam sana kendi kavramları VE PRATİĞİ İLE CEVAP VERİYOR!

O ZAMAN KENDİ CANLARINA İSLAM KAVRAMI İLE NE ANLATMAK İSTİYORSUN?!!!!

İbreti ne diyor:

Dört kitabı koyup torbaya astım
Cennet hurisiyle ilgimi kestim
Muskacı hocaya sanmayın sustum
Ağzının payını verdim de geldim

En başta, İslam olmak üzere, semavi dinlerin kavram ve dillerini bırakında YOLA GELİN! Erkânınıza, kendi ANA DİLİNİZLE, ÖZÜNÜZLE, İKRARINIZLA, PİRİNİZLE, CANINIZLA GİRİN!

Bize, Aleviliğe ait olmayan, her dil ve kavramdan arının. Çağın dili ile BİLİME DEĞERVERİN! Alevilerin en önemli DİLİ KARANLIKTAN AYDINLIĞA YÜRÜMEKTİR! Tarihi, toplumun ilerleyişinde, gerici olan her şeyle mücadele olmuştur!

İbreti ye epey yer verdik. Son sözde onun olsun!

İbreti bu hale insan acınır
Ham softalar bu sözlere gücenir
ASLINA ERMEYEN ELBET GOCUNUR
Onu avutmaya mecbur değiliz

16 OCAK 2019

HAYDAR CEYLAN

Please follow and like us:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*