PİELER, DEDELER VE SEYİTLER

PİELER, DEDELER VE SEYİTLER

Arasındaki Bağlar ve Ayrılıklar nelerdir, Neden ?

IŞIK TAİFESİNDEN ALEV-İ liğe hep EDEP- ERKAN’a uyulmuş ve Kamil insan olmak için hem IŞIK TAİFESİ, Hemde ALEV-İ ler OCAK SİSTEMİNDE OLANLARDIR. Bu sistemin İnanç önderlerine PİR denilir. Daha Sonra 1200 lü yıllarda Dergah sisitemleri ortaya çıktı bunlar Pir Bektaşı-Veli Dergahı, RumüEli Dergahları, Sıraçların Dergahları, Abdalların Dergahları, Çepnilerin,Yörüklerin Dergahları ve diğerleri Bunalr Daha Sonra Pir Bektaşı Veli Dergahına Bağlandı ve Yol önderleri 4 Kapı 40 Makam gibi çok değerli bir eğitim sistemleri ile yetiştirilip DEDE olarak taliblerin içine gönderilirler.

Pir/ Seyit ve Dede’yi aynı kişi olarak algılayıp bir kefenin içine koymak doğru değildir. Oysa bunların temsil düzeyleri inanç kökleri farklıdır.

  1. DEDE lik.; Bektaşilik Aleviliğin alt kimliklerinden biridir. Kuruluşu 14 yüzyıl sonrasıdır. Bektaşilik ekolünde Ocak kültürü yoktur. DERGAH kültü vardır. 1300 lü yıllarda Dergah sisitemleri ortaya çıktı bunlar Pir Bektaşı-Veli Dergahı, Rum- Eli Dergahları, Sıraçların Dergahları, Abdalların Dergahları, Çepnilerin,Yörüklerin Dergahları. Anadoludaki Ocak’ların dışındaki diğere Alevi kızılbaşlar gibi Bu Dergahlar Daha Sonra Pir Bektaşı Veli Dergahına Bağlandılar. DEDE’ler, DEDE- BABA’larBektaşi ekolünde vardır. Bektaşi ekolünde ruhani önderlik iki koldan yürümektedir. Dedegan ve Babagan kolu ile Çelebiyan Kolu. Yol önderleri 4 Kapı 40 Makam gibi çok değerli bir eğitim sistemleri ile yetiştirilip DEDE, DEDE BABA olarak taliblerin içine gönderilirler. HAKK ERKAN Hizmetlerini DEDE’ler, DEDE-BABA lar yürütür. Anadolu ve Rumelindeki Dergah sisteminde yetişip ve el / destur alıp talblere Hakk Yolu hizmeti sunanlara DEDE- DEDE BABA deriz. Burda eksiğimiz olmuştur Bilge Pirlerimiz Araştırmacıların afına sığınarak düzeltilmesi gerekiyorsa düzeltebiliriz Aşk ile
  2. SEYİT.: Seyitlik Fars kökenlidir. Ve Seyitlik ne Muhammet’le nede Ali ile ilişkili değildir. Sasaniler Mazda ve Zerdüştü İnancının bir karışımı olan Dualist bir innaçları vardı. Öyelki İyilik ve Kötülük inancına ait altışar iyi ve kötü Hizmetleri vardı toplamı 12 eden bu Hizmetlere çok bağlıydılar. Bu Hizmetlerin Melekleri vardı ve aynı adı taşıyorlardı. Bu melekler kendilerinin günlük yaşamlarında ki hareketlerine iyilikten yana hareket ederek iyilikleri çoğaltırlarsa İyi insan olacaklarına ve İyilik tanrısı tarafından ödüllendirileceğine inanıyorlardı. Kötülük yapanlarıda Kötülük tanrısı onları cezalandıracağına inanıyorlardı. Kötülük Tanrısının eline düşmemek için daima iyilikten yana olmak zorunlulkları vardı. Bunlar İyi Düşünce hizmeti, İyi düzen Hizmeti, iyi eğemenlik Hizmeti, Ruhun temizliği Hizmeti, kemalet- sağlık ve sıhat Hizmeti. Ölümsüzlüğe ulaşma hizmeti. Bu Hizmetler için çalışan herkes İyilik Tanrısı Tarafında Ölümsüzlüğe kavuşturulacağına inanılmaktaydılar. Kötü düşünceye Hizmet, Kötü Düzene Hizmet, Başı boşluğa avareliğe hizmet, İç güzelliğine karşı çıkmak, Cahilliğe hizmetedip sağlığını sıhatını unutmak, ve Ölüme doğru gitmek İntahar etmek. Ve Kötü Tanrıya teslim olmak. Tabiki bu tesbit edilen kötülüklerden uzak durmak İyiliklerle yaşamak Kemalete varıp ve ölümsüzlüğe kavuşamk gibi olan bu Sasanilerin İnanaç önderleri Seyit’ler tarafında Sasani halkının bunları uygulamasına çok önem verliyorlardı. Bunun için Pirsultan Şehin-Şah Şahların Şahına bir Kelamında şöyle seslenmektedir.

Şah’ı sevmek suç mu bana
Kem bildirdin beni Han’a
Can için yalvarmam sana
Şehinşah bana darılır

Şehinşah’ın anlamı Şahlar Şahı yada Krallar Kralı demektir. III. Yezdigirt’in (632-651) ilk İslam Devletinin Halifelerin Ordularının Komutanı Olan Ali ile girdiği 13 / 14 senelik mücadeleyi kaybetmesiyle sona ermiştir. O dönemlerde Sasani İmparatorluğun sınırları bugünkü İran, Irak, Azerbaycan, Ermenistan, Afganistan, Mezopotamya (Büyük İran olarak bilinen bölge), Suriye’nin bir kısmı, Pakistan, Kafkaslar, Orta Asyadan Mevara Ünnehrinden, Arabistan’ın önemli bir kısmını kapsıyordu.

III. Yezdigirt’in yenilgisinden sonra birçok insan öldürüldü ganimet olarak Binlerce Kadın Çocuk ve erkekler esir alındılar. Esir Alınan bu kişiler içinde III. Yezdigirt’in kızı Şehrbânu da vardı. Bu kız daha sonra 2. eş olarak Hüseyin’e verildi. Hüseyin’in bundan olan oğlu Zeynel Abidin’in doğumu Esnasında Annesi Şehrbanu öldü. Sasani öğretisin de ve inancında yukarda anlattığım doğrultuda 12 sayısı kutsaldır. Sasaniler bu kutsiyetti devam ettiriyordu. Burda en önemli yönü ise Hüseyin’in diğer eşlerinden doğan çocuklar İmam veya Seyit olarak kabul edilmiyor. Sadece Ana Tarafında Sasanilerin Tornu Olan İmam Zeynel Abidinin Soyunda olanlara Seyid denilmeye devam edilmiştir. İrani, Farisi olan Alevilerin İnanç önderlerine bu anlamda Seyit denilmiştir.

Emrü’l Kays’ın kızı Rubab İmam Hüseyin’in eşi ve Sukeyne (Sakine) ile Ali Asker’in annesidir. Bu anadan doğan çocuklar da imam olarak kabul edilmiyor. Hüseyin’in diğer eşlerinden olan çocukları da İmam veya Seyid olarak kabul edilmediler neden? ( Anadan yana İran şahının Torunları değil de ondan )

Ali’nin büyük oğlu olan Hasan’ın da çocukları İmam ve Seyit olarak kabul edilmiyor Neden?( Anadan yana İran şahının Torunları değil de ondan )

Halife Ali ile Hasan istisna olarak İmam kabul ediliyor ama Seyit değil. Çünkü Seyitlik ve imamlığın kutsiyeti eski Sasani inanç öğretisinde 12 sayısının kutsallığına dayanmaktadır. Anadolu Aleviliğinin içinede Sasanilerin devamı olan 1500 lü yıllarda Sefaviler tarafında bu vesile ile sokularak 12 İmam ve Seyıt kültü yerini almış oldu.

YANİ.

Anadolu Aleviliğinin Ruhani önderliği Oacaklar dan yetişme PİR’LİK üzerinden yürümektedir. Zazaca/Kürtçe/Farsça kökenli bir sözcüktür ve yaşlı BİLGE ANA anlamına gelmektedir. Fakat biz Erkek Zihniyetini OCAK Sistemimizin içinde pekiştirince O Yaşli DA-PİR imiz ERKEK Pir oldu. Ayrıca diğer boyutu ise PİR Ocak kültürünü temsil etmektedir.

Arap Aleviliğinde olan Nusayrilikte ruhani önderleri ŞEYHTİR bunlarda Ocak Pir’liği ve sistemi yoktur.

Bu anlamda PİR’i, SEYİT’i ve DEDE’yi bir birine karıştırmamak gerekir. Hangi inancı hangi düzlemde temsil etiklerini bilmek gerek.

Dernek ve Cem Evleri ile Aleviliği siyasallaşarak Özünde giderek uzaklaşırken. Buraların Yöneticileri Alevilği gerçek varlığın, Var olmanın sonucu var olan Hakk- Varlığın birliğine Hizmet etmek için Kurulmuş bir Hakk ve Hakkikat Yolu olduğunu unutmuşlar. İstisnalar hariç EDEB-ERKAN görmemeişler, Yol ve Yordam bilmiyor da diyebiliriz.

Talib olup, Rehber/ Pir ve Mürşide varmışlarmı beli değil. Belkide buna gerek duymak istemmişlerdir. Sadece Derneğe Yönetici olup kendilerini merkeze alarak Ordaki Aleviliği kendileri ile başlatmak istemiş olabilirler, diyebilirmiyiz ?.

Görgü ve Sorgudan geçmek için Cem’e girmişlermi ? İkrar verip İkrar almışlarmı ? İkrar verirken özlerine bakıp temizlemişlermi ? Beli değil tabiiki Burada Yolu EDEB- ERAKAN’a uaynlara bir lafımız yoktur. Bizim tafsiyemiz fazla uzatmadan Pirine, Yoluna İkrar vermeleri ve varsa Muhasipleri ile yoksa Musahib edinmeleri ve Musahib Erkanında geçmelri ve Yol’un süreğinin dışında kalmamalarıdır.

Bu Canlarımız Yöneticiler ve Yol önderleri çok okumaları okuduklarını bilince çıkarıp Dergahlarda Ariflerle bilge Pirlerle ve Akademisiyenlerle tartışarak, işpatlıyarak Hakk Yolunun üstündeki kirlenmiş tozları silkeliyerek temizlemelerini ve ayrıca Gulbangların İslami terimlerinden arıtarak güncellemek için yeni yazılımları yapmalılar ki Kadim Alevilik Piri ile, Dedesi ile, Seyidi ile Canlarımızı irşad edebilsinler.

Aşk ile

Ali Koçak 10 Eylül 2019 Berlin

Kaynaklar.: Mehmet Bayrak Ezidi, kızılbaş, Yaresan Kürtler. Anadolu Alevileri Tahtacılar Yusuf Ziya Yörükiyan

Bektaşiliğimn iç Yüzü Tevfik Oytan,

Arıyanlardan Sasanilere İranın İnanç tarihcesi Sanaz Mehran ve Kureyşan Pirlerinde Ezeli Doğanay

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*