ALEVİLİK VE ANA DİLİ 5

PRATİK duruşu SÖYLEMİNİ oluşturdu!

Nesini Yemişiz Bilmem Sofunun

Sanki Düşmanıyız Her Zaman Onun

Ortağı Değiliz Huri Gılmanın

İbreti, Bizim Bir Cananımız Var(İbreti BABA)

Hüda-im hüdamız var

Dost elinden bademiz var

Muhabbetten gıdamız var 

Ölüm ölür biz ölmeyiz (Hüdai baba)

Daimi’yim harap benim

Aşk eliyle şarap benim

Ayaklara turap benim

Madem ki ben bir insanım(Daimi baba)

Hararet nardadır saç da değil

Akıl baştadır yaşta değil

Her ne ararsan kendinde ara

Mekke de Kudüs’te hac da değil (Pir Bektaşı Veli)

Pir sultanım ey dede himmet

Kendine cevr etme Aleme rahmet

İstanbul şehrinde ol yüce devlet

Tacı tahtı ile yıkılmalıdır (Pir sultan)

Aleviliğin ana dili,  hem fikir olduğumuz SÖYLEMLERi TAŞIR!

Bu söylemler irdelendiğinde ise DURUŞUNU VE SEBEBLERİNİ görürüz!

Neden bunları söylediği ve yaşadığı konusunda fikir sahibi olmamanızı sağlar . 

Sorgulama ile birlikte sevgiyi Aşkı ve kıymeti TOPLUMSAL bir düşünceye taşıma gayretinde olduğunu görürüz. Hatta gördük YAŞADIK. 

Felsefe, her davranış (pratik), bir felsefe,siyaset, politikayı temsil eder der.

Felsefe, İki karşıt görüş olduğunu ortaya koyar. Yukarı aşağı gibi. Birinin varlığının diğerini oluşturduğunu, çelişkisini ve birliğini koyuyor. Ezen(Kapitalizm)ezilen(Halklar) gibi, artı eksi gibi, idealizm ve diyalektik materyalizm gibi.

Alevi tarihimizde (bu özetin özeti gibi) bundan bağımsız ilerlemedi. Sevgisizlik de AŞK oldu, Yokuş varsa inişi oldu, eksi varsa artı oldu, idealist konuma materyalist oldu, EZEN varsa EZİLEN oldu.

Buna göre de KONUMLANIP ANA DİLİ İLE KENDİNİ OLUŞTURDU! Yani pratik duruşu söylemini oluşturdu.

Şimdi aklıma direk gelen bir kaç cümleyi dizeceğim.

*Kapitalizm bireyi, komünizm toplumu öne çıkarır.

*din bireyi ilgilendirir, Alevilik toplumu ilgilendirir.

*Irkçılık ırkı öne çıkarır, Alevilik insanı.

*karşı devrim ezeni, devrim ezilenin birliğidir.

*dindar “öbür” dünyayı, Alevilik yaşadığın anı önemser.

*Irkçı sorgulamaz, Alevilik sorgu yoludur.

*Kapitalizm özeleştiri taşımaz,devrimcide en önemli yandır.

*Dindar, Irkçı doğa ve ya başka yaşam hakkını önemsemez,Alevilik ve sosyalizm insanın doğanın bir parçası “Birliği” kabul eder önemser.

*felsefede iki görüş vardır 1.idealizm(mistik güçler ve her şeyin aklın bir ürünü görür) 2.diyalektik materyalizm (her şeyin değişim halinde olduğunu ve çelişkilerin karşıtlığının aynı anda birliğini, bütünlüğünü görür)

Diğer felsefi akımlar her ikisine bağlı (farklı yorumları veya eksik artı) tanımlarıdır.

*idealist felsefe “yaradılışı” savunur, diyalektik materyalizm varoluşçuluğu.

*Dinler bizi tanrı (Allah) YARATTI der, Alevilik vardan var olduk der.

*Dinler Allah’a peygambere biat dır, Alevilik gerçeği sorgulayan biat kültürüne karşı olandır.

*Kapitalist yaşam sorgulatmaz, tüketime dayalıdır, sosyalist kültür sorgulamaya ve üretken topluma dayalıdır.

*Dinlerde kapitalizmde birey öne çıkarılarak, rekabet üretir, sosyalizm ve Alevilik, toplumu öne çıkarır ve ihtiyaca dayalı yaşamı savunur.

*dinlerde ve kapitalizm de KORKU esastır. Alevilik ve sosyalizmde SEVGİ,BİLGİ, KOLEKTİF YAŞAM.

*Dinde kapitalizm de HER KOYUN KENDİ BACAĞINDAN ASILIR VE GEMİSİNİ KURTARAN KAPTANDIR.

Alevilik ve sosyalizmde TOPLUMSAL VARLIK OLAN İNSAN, DOĞA İLE VARDIR VE ONA GÖRE YAŞAMALIDIR. Bireyi de toplumunda önemser, bir parçası olarak görür.

Yukardan kabaca sıralanan durumlar içinde, eksik kalıp  KENDİ İFADESİNİ diğer hangilerinde bulup SÖYLEYE BİLİRİZ!

Alevilik hangisin de yer bulur:

Din, kapitalizm, faşizm mi?!

Sosyalizm, demokrasi mi?!

Cevap aramıyorum . Okurken bile “elbette ikincisi” diyen SEN, bu gerçeği SÖYLEMİMİZDEN neden rahatsız oluyor, PRATİĞİMİZDEN KOPARMAYA VE YABANCILAŞMAYA DÖNÜŞTÜRÜYORSUN. Bunu ifade edene, DÜŞMAN gözüyle Neden bakıyorsun?!

Hatta bire bir BİZLE aynı düşünürken, GÖRÜRKEN “toplum buna hazır değil diyerek 30-40 yıldır bekleyen SEN, BİZ gerçeği (yol diliyle sırrı) anlatırken, bize neden DÜŞMANCA BAKIYOR, ele alıyor, SORGULAMIYORSUN?! “Toplum buna hazır değil” diye, ORTAYA ATILAN ASİMİLASYON SÖZÜdür, göremiyor musun?!

Alevi toplumu 30-40 yıldır hazır değil diyorlar AMA asimilasyona (girmiş ve) HAZIR!

Daha neyi beklediğini yada sende bu “bekle” kavramı ile NE HEDEFLENDİĞİNİ DE göremiyor musun?! O zaman SORGULA!

Kaldı ki Alevi toplumu gerçeğe hazır. Yüzleşmelidir de! Bundan daha elverişli olamayacak. Bir adım sonrası “BİTİM”LERİ!

Bitimde mi duracağınızı ya da YOL da mı kalacağınızın kararını verin!!!

Sahi şu soruyu yenileyeyim yukardan sıralananlara bakarsak:

Dinci Aleviler, Irkçı Aleviler neye göre şekillenir?!

Alevi sosyalistler, devrimci Aleviler neye göre şekillenir?!

Hangisi Aleviliği özünden uzaklaştırır, hangisi Aleviliği çoğaltır?!

Hangisi Alevilerin veya başka halk, inanç ve kültürlerini yok sayar, katleder ve asimile eder, hangisi KORUR VE MÜCADELE EDER!?

Hangisi bizi korkutmalı, hangisi bizi sevindirmeli?!

Felsefi bir öğreti, inanç ve sorgu YOL’u sizin DAR KAFANIZ DA yaşandığı gibi değil!

Bu YOL, federasyon, konfederasyon, derneksiz olsun yada olmasın, BİR PRATİĞİN DÜŞÜNCE SİSTEMATİĞİDİR! Örgütlü mücadelesini yok etmek “dernek asimilasyonu” ile başarmanız mümkün değil.

“Fikirler yok edilmez” kendi Külünde ANKA olmaya devam eder. Bu da ANA DİLİ’ni korumak ve yaşatmak ile mümkündür!

İşte hala buradayız!!!

Adnan Yücel’in, Aleviliğin “Aşk ile” deyimi tadında olan şiiri ile bitireyim.

Bin kez budadılar körpe dallarımızı

bin kez kırdılar.

yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz

bin kez korkuya boğdular zamanı

bin kez ölümlediler

yine doğumlardayız işte,  yine sevinçteyiz.

bitmedi daha sürüyor o kavga

ve sürecek

yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

20 Ocak 2020

Haydar Ceylan

Please follow and like us:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*