VASİYETİMDİR

VASİYETİMDİR

 

Zincir kâr eylemez bizlere sofu, Bin can ile bir canan’a bağlıyız!” (…)

Bu vasiyeti 15 yıl önce eşitime (yoldaşıma) ve çocuklarıma yapmıştım!

Değeli Canlar; Bugün bu vasiyetimi gönüllerini kazandığım siz değerli canlarla da paylalıyorum. Alevilikte tüm canlılar Hakk’tan gelip Hakk’a dönerler, “ölürse ten ölür canlar ölesi değil”, bu doğal bir devinimdir yani devr-i daimdir. Hiç birimizin bunu engelleme, durdurma gibi şansımız yok. Karamanlı Güfrani (Dursun Ali) devri daim’i şöyle anlatıyor;

“Katre idim Ummanlara karıştım
Kaç bulandım kaç duruldum kim bilir
Devre edip âlemleri dolaştım
Bir sanata kaç sarıldım kim bilir

Bulut olup ağdığımı bilirim
Boran ile yağdığımı bilirim
Alt anadan doğduğumu bilirim
Kaç ebeden kaç soruldum kim bilir.

Kaç kez gani oldum kaç kere fakir
Kaç kez altın oldum kaç kere bakir
Bilmem ki kaç kâtip ismimi okur
Kaç defterde kaç dürüldüm kim bilir

Bazı nebat oldum toprakta sürdüm
Bilmem kaç atanın sulbünde durdum
Kaç defa cenneti alaya girdim
Cehenneme kaç sürüldüm kim bilir

Kaç kez alet oldum elde bakıldım
Semadan kaç kere indim çekildim
Balcık olup kerpiç kerpiç döküldüm
Kaç bozuldum kaç kuruldum kim bilir

Dünyayı dolaştım hep karabatak
Görmedim bir karar bilmedim durak
Üstümü kaç örtü bu kara toprak
Kaç serildim kaç dirildim kim bilir

Gufrani’yim tarikatım boş değil
İyi bil ki kara bağrım taş değil
Felek ile hiç hatırım hoş değil
Kaç barıştım kaç darıldım kim bilir.”

Değeli Canlar; Kim ne zaman Hakk’a yürürüz bilemeyez, naçizane bir gün Hakk’a yürür isem deyişlerle, semahlarla, bağlamayla (sazla) türkülerle uğurlayın ve sırlayın beni! Hakk’ı insanın cemalinde görenlerdeniz bu nedenle CAN deriz. Hakk’a Yürüme Erkânında kadın erkek ayırt etmeksizin bir can olarak hep birlikte yarım ay şeklinde durun ve bu şekilde Hakk’a uğurlama erkânını (hizmetini) yürütün. Hakk’a uğurlanırken ve sırlanırken “imam kılıklı” birini ve tabutumun üztünde arapça ayet (sure) yazılı bir örtü kesinlikle istemiyorum…

 

Değeli Canlar; Hakikat Yol’unda CAN hesabını bizzat muhataplarıyla hakikat meydanında (Cem’de), Mürşid’in, Pir’in yani İnsanı Kâmillerin huzurunda görür. Hakikat Yol’unda (Alevilikte) aslolan hakikat meydanıdır.

Değeli Canlar; Alevilik ikrar ve rıza esaslı ve de doğa ve insan merkezli bir Yol’dur! Yol’umuzda diğer dinler de olduğu gibi öbür dünyada Tanrı’ya hesap verme, sırat köprüsünde geçme ve de nennet ve cehennem gibi kavramlar yoktur! Cennet de cehennem de bu dünyadadır! Naçizane yaşarken gönüllerde kendime bir yer bulmuş isem ne mutlu bana. Asla ve asla ardımdan “mekânı cennet olsun” demeyin, “mekânı gönlümüzdü” ya da “devr-i daim olsun” deyin yeter.

Değeli Canlar; Deyişlerle, bağlamayla (sazla) türkülerle uğurlamak ve sırlanmak Aleviliğin hakikatidir. Hakikate uşaşanlara ve eğri zamanda doğru yerde durabilenlere aşk olsun.

Mehmet Kabadayı   29.12.2020

 

 

 

 

 

Please follow and like us:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*