ALEVİLİKTE DÖRT KAPI KIRK MAKAM KAMİL İNSAN ÖĞRETİSİ

Alevi yaşam felsefesi insanın, kemalete ermesini, yol süreğinde hakikate ulaşarak dört kapıda olgunlaşması kırk kapının gözelerinde eğitilmesi gerektiğini, her daim dile getirmiştir.

İnsana, insanca yaşamanın ve bu bilinç ile kendisini eyiterek gelişimde çağın bilgisi ile bilimsel olguyu zamanın gereksinmeleri ile hayata geçirmesini, bunu da dört kapıda (hukuk, yol, marifet, hakikat) çağın bilimsel gelişimi ile gerçekleştirebileceğini söyler.

Alevi öğretisinde insana, can olabilme bilincini, ancak eğitim ile kültürel değerlere sahip çıkarak, geliştirerek, çağa uyarlayıp donatarak yaşatabileceği anlatılır.

Hakikatçi, Alevi anlayışının inanç önderleri, bilge yol mürşitleri tarafından geliştirilmiş olan Alevi değerlerinin sistemi, dört kapı kırk gözede bu bilim bilinç, bilgi, mevcuttur.

Alevi inancının temel, yapı taşını oluşturan bu eğitim, hayatın günlük sürecindeki kısasları, toplumsal yaşam ve komünalite oluşturmaktadır. Birey ve toplum kendi ananeleri olan inançsal, kültürel, felsefi değerlerini Aleviligin yapı taşları olan Kırk makam öğretisi üzerine inşa etmiş ve çağın yeniliklerine göre de geliştirip uyarlayarak hayata geçirmiştir.

Alevilikte orijinal kitabi bir şekilcilik yoktur. Aranıyor ise bu kitap, vahi yolu ile tanrı tarafından gönderilen bir kitapta değil. İnsanın dünyada yaşam şekilleri ve koşulları ile doğa anadan öğrenilen, tecrübe ile bilge insanlar tarafından geliştirilmiş insana, insanın doğadaki canlılara faydası olan yaşamın ve yaşamın kutsallığını her daim var kılan Alevi öğretisinde ve benzeri iyi niyetli yapısal temellerden öğrenerek aramalıdır.

Bu öğretinin amacı hak, doğa, insan birliğinde gelişmek, dünyayı daha da yaşanılır kılarak cennete çevirmektir. Yani her olgu, geldiği kaynaktan (doğum kapısı ANA) nasıl temiz arı, duru, pak bir algı ile var oldu ise o kaynağa tekrar temiz bir algı ile devir etmesi gerekmektedir der. Buda ham ervah olan doğum kapısında can bulan insanın, hayatının her evresinde kendisini geliştirip olgunlaştırması, yaşam surecinde öğrenerek, öğreterek kâmileşmesini gerekli kılar.

Dört kapı kırk makam, öğretisinin insana vermek istediği gerçeklik kamil insan olmak hak ile tende ve canda olgun birey olma anlayışı içinde yasamı aşkın narında var kılarak geliştirerek aydınlatmaktır. Birey olarak başlayan sonrasında toplumsallaşarak devam eden tavır davranış örf gelenek ve yasamı bilimin teknolojik gelişiminde zamana uyarlamayı rehber edinmek gerekliliğidir.  (Bilgi yaşamın tecrübe ile hayat bulmuş olgusudur)

Her birey kişilik olarak, huy dediğimiz benliğin oluşturduğu zaafları, çevre ve bulunduğu ortam içinde, etkileşim ile benliğinde var eyler. Örnek verecek olursak, kimi insanı naif, sakin, mazlum ve içine kapanık utangaç bir insan eyler iken kimi insanı da hırçın barbar asabi tek benci gafil eyler. Her iki durumda da kişi kendi benliğinde oluşturmuş olduğu yapısallığı etki ve tepki sonucu zaaflarını huy edinmiştir. Bu durum bireyin yaşamış olduğu ortamın sebep, neden, sonuç ilişkisinden dolayı ortaya çıkmıştır.

1. kişilik kendi kabuğuna çekilmiş, sosyal ortamdan kopuk, içine kapanık, utangaç, anti sosyal kişiliği ile kendi dünyasında bocalar.

2. kişilik ise cesur, tek benci, egoist, saldırgan ve çıkarcıdır. İşte tamda bu noktada alevi, öğretisinin temeli olan eğitim, Dört kapı Kırk makam öğretisi gereklidir. Bireyi toplum dışı bırakmak yerine (sözünü ettiğimiz toplum dışılığın düşkünlük ile alakası yoktur) bireyi komünal yaşamda kolektif bilincin içinde üretici sosyal yaşama kazandırmayı hedefler. Birey benci alışkanlıklarından arınarak yaşamın çoğulcu ortak paydası içinde var ola bilir.

Konuyu açalım biraz.

1. Kin, kibir, haset, kıskançlık, garez, dedikodu, bencillik vb. Huy ve alışkanlıkların yaşamı ve dünyayı cehenneme çevirir.

2. Birde duygusal, romantik, sevgi dolu yapıcı çözüm üreten, akılcı, sempatik, coşkulu, heyecan yüklü şefkat üreten, çözümleyici, paylaşımcı ve naif sempatik birey yaşamı cennete çevirir ki dünyada cenneti var kılmak bizim elimizde. hangi kişiliğe sahip olmayı istersiniz. işte tamda bu gerçeklik ile insanın kendisini olgunlaştırarak eyitmesi, geliştirmesi kamil birey olması gereklidir. secim rızalık üzere kişinin yani bireye bırakılmıştır.

Kamil insan, kolektif yaşamda birey ile başlayan toplumcu var oluş ile duyarlılığı var eden, örgütleyen bu tavrını günlük hayatında yaşama geçiren maddi dünyada var olmak için herkesin adil paylaşımcı benliğini yaratan sağlayan insandır.

Kamil insan olalım bulunduğumuz her ortamda ve mekanda toplumsal geleceğimizi inşa edelim insanları bu bilinç ile olgunlukta eğitelim özgürleştirelim örgütleyelim. Daha güzel bir dünya mümkün. Dört kapı kırk gözeden geçip kâmilleşerek başarabiliriz.

Kamil insanlar, bulundukları her ortamda insanları olgunlaştırıp eğiterek nefsi, egoyu, hırsı, bencilliği, kini ve kibiri yok ederek sevginin var gücünü hayata geçirebilirler. İnsanın can olabileceğini, canında doğa ile var olacağını, doğa anadaki canlılar ile eşit bir dünyada, AŞK ile her kapının açılacağını öğretir. Kamil insanlar Kırk göze öğretisi ile yaşadığı toplumda inançsal bilinci, bilim ile var kılıp toplumsal, dayanışmayı yükselte bilir.

Alevi öğretisi bilimdir, sanattır, sevgi ve asktır felsefesi, hakikattir.

Din ve dogmatik olan vahi yolu ile kutsal bir kitaba ve peygambere, halifeye bağlı değildir. Hiç bir dini ve kutsal sayılan inancada saygısızlık yapmaz, kim neye inanıyor ise inansın özgür iradeye set çekerek, dayatmacı tavır sergilemez. Ancak alevi lige karsı, dayatılan gerici, yobaz, milliyetçi, bilim dışı, barbar, bağnaz düşüncelere tepkisini anında tavır alarak sergilemelidir.

Alevi Kızılbaş öğretisi olan, Dört kapı Kırk gözenin amacı Dünya da sevgiyi, barışı, bilimi ve dayanışmayı komünal yaşamda, dünya halklarının sınıfsız, sınırsız, eşitlikçi, paylaşımcı, kolektif üretimde, model alınarak var kılıp yaşamaktır.

4 Kapı – 40 Makam

Aç can gözün, âleme bak
Dört unsurdan olduk hak
Hava, ateş, su, toprak
Dört kapıdan, bir geçelim hele

Yel olup varlık aleminde estik
Kor olup alevler içinde piştik
Kızılırmak gibi deryaya taştık
Topraktan filizlenip çıkalım hele

Bir anadan doğduk kardeşik
İkrarla insanlık yoluna girdik
Hakkı biz insanda bildik
Hakikat sırını açalım hele

Ak ile karayı okuyup yazdık
Bin bir çiçekten, ballar ezdik
Girip Rıza bahçesinde gezdik
Gönül bahçesine gidelim hele

Bu senin, bu benimdir demedik
Senin benin diye hak yemedik
Halk katında ayrı garı görmedik
Varlığın birliğine varalım hele

Akıl mantık ile hakka inandık
Her daim aşkla, ilime yöneldik
Namazı biz gönülden kıldık
Doğrulup birde kalkalım hele

Güzele doğruya nikâh eyledik
Belli dedik yoldan dönmedik
Aslanla ceylanı dost eyledik
Cümle varlığa dost olalım hele

İkilikten, kötülükten incindik
Acıyı bal edip kefenler giydik
El ele, el hakka dosta yöneldik
Bir elde insanlığa verelim hele

İnsanda olmalı dişilik kişilik
Zalime karşı olmalı birlik
Hizmet ile bulunur dirlik
Haksızlığa karşı koyalım hele

Kırk kere ölçtük, bir biçtik
Aşk ile meydana geldik
Aşk ile İnsanlık bağına gittik
Muhabbet şarabını içelim hele

Elsiz dilsiz belsiz dolaştık
Canı, cemde deme ulaştık
Benlik sevdasını çoktan aştık
Biraz da sabırlı olalım hele

Açtan açıktan daim utandık
Yarden gayrsını paylaştık
Rütbeyi çıkarıp sıraya daldık
Arif özün, sözün seçelim hele

Kimsenin ayıbını açmadık
Kara toprağa olduk biz sadık
Cümle millete bir nazarla baktık
Halka hizmet için kalkalım hele

Vahdeti mevcutla, bir olduk
Yaratanı yaratılana sorduk
Evreni tanrıyı, insanda bulduk
Evrende semah dönelim hele

Acar’ım Hak’tan halka erdik
Hakkı kâmilli insanda bildik
Dünyaya cenneti kurmaya geldik
En-El Hak katına varalım hele.

(Feramuz Acar)

Özü hakikat olan Toprak, Hava, Su, Ateşi vardan gelen cevheri can bilen. Yaşamı kırk gözede olgunlaştıran, sevgiyi, aşk ı, adaleti, aklını ,mantığını insanca yaşamda olgunlaştırıp hakikat bilen, rıza şehri insanının can bulmuş bilincine AŞK olsun

Pir Mehmet Yapıcı – 18.01.2020

Please follow and like us:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*