ALEVİLİĞİN KADER BİRLİĞİ YA DA YOK SAYILMAK(1)

 

1.Önsöz yerine : “ hiç kimse görmek istemeyecek kadar kör, Duymak istemeyecek kadar sağır olamaz”

“Biz T.C kurulduğundan beri laikliğin ve cumhuriyetin asli unsurlarıyız” demek den yorulmayan 12 Eylül Aleviliği, T.C kurulduğundan beri yaşadıklarından bi haber ola bilir mi?

Kocgiri, Dersim katliamını bilmiyor ola bilir mi? Maraş, Çorum ve Sivas olaylarının, devletin kuruluşundan beri , ülkenin “asli” muhalifi ve devlet için “asli” tehlike olduğunu bilmiyor ola bilir mi?!

1923 yılından beri zulüm ve haksızlık karşısında isyan eden, zulmün üstüne yürüyen Alevi tarihi bir suskunluk içine gömülmüş. Koçgiri isyanı Aleviliğin T.C kuruluşunun başında son karşı duruşu olmuş.

Dersim diyeceksiniz dersim isyan değildir. Dersim devletin “çıban” olarak gördüğü ve “patlatılması” gerektiği sonucu ile yapılan katliamdır. Emri kimin verdiğini tartışmayacağız. Hasta olduğu söylenen Atatürk, yöneten Sağır ismet gibi polemiğe gerek yok. T.C yapmıştır. T.C nin tüm “asli” yöneticilerinin ortak kararı ile Ermeni katliamı sonrası tehdit oluşturan Aleviliğe yönel inmiştir. “Asli unsur” bu katliamla suskunluğuna gömülmüş ve direnişini Alevi kimliği yerine, direnenlerin saflarında kişisel biçimde yürütmüştür. Dersim katliamını anlamak bu yüzden önemlidir. Çünkü “çıban” patlatan T.C bir yanıyla başarıya ulaşmış. Alevi halkını devasa direniş kimlik isyanını suskunluğa bürümüştür. Bir yanıyla başarısız olmuştur çünkü Alevi inanç biçimi direnen herkesin içine yayılmıştır. “çıbanı” patlatmak yayılmasına sebep olmuştur.

12 Eylüle kadar direnen her yerde Aleviler bulunmuştur. Kitlesel katılımları olmuştur. 68 kuşağının dinamiği olmuştur. Kucağını direnen devrimci gençliğe hem kadrosal hem de kitlesel olarak açmış ve katılmıştır.

12 Eylül bu isyancı geleneğe sahip Aleviliği biraz daha içe sindirmiştir. 12 Eylül bildiğiniz gibi 3 k üzerine yapılmıştır. Kürt, Komünist ve Kızılbaş. Bu gün ki Türk Müslüman otoriteyi yaratmayı hedefleyen darbe, imam hatipleri kurarken, bir kısım Alevi’yi Müslümanlaştırmış, bir kısmını Şiileştirmiş(İran dış işleri bakanı T.C ye “Alevileri ya siz Müslümanlaştırın ya da bize bırakın Şiileştirelim” demesi belgelerden sızmıştır. Tıpkı 3 k gibi), “Dede soyundan” gelen işbirlikçiler yaratarak (İzettin doğan gibi) Alevilerin asimilasyonuna hız verildi. Çorum ve Maraş olayları 1.K için hedef seçilmiş ve yapılmıştır. Katlederek Alevileri, Alevi inanç ve erkânını satan işbirlikçilerinin kucağına itmek hedeflendi. Büyük ölçüde başarıya ulaşıldı da.

Buna rağmen Alevilerin inanç felsefesi hayatlarının pratiğinden kopmaması Sivas’ı yaşamasından alı koyamadı. Günümüze varan Aleviliğin kendi özüne dönme çabalarına da engel olamadı. Aleviler Anka Kuşu gibi küllerine yöneldi.

Mayasında haksızlığa karşı direniş olan Aleviliğin inancı hayatın savunulması için direnişin “asli unsur” olmaktan geri kalmadı. Bunu bilen devlet de bu “asli unsuru” yok saymak da ve katliam yapmaktan geri kalmadı.

 

Devam edecek.

Börklüce Mustafa

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın