BÖLÜM 4 : YAS-I MATEM GERÇEĞİ. – Mehmet Yapıcı ( Devrimi )

BÖLÜM 4 : YAS-I MATEM GERÇEĞİ.

Mehmet Yapıcı ( Devrimi )
Mezhepleşme Süreci ve Aleviliğin Dışında Konumlanışı
Mezhep mi İnanç mı?
Alevilik tarih boyunca İslam’ın herhangi bir mezhebi olmamış, halkın doğayla, insanla ve evrenle kurduğu kadim bir inanç biçimi olarak yaşamıştır. Ancak zamanla mezhepleşmiş İslam yorumları (Sünnilik ve Şiilik), bu inancı kendi ideolojik sınırları içine almaya çalışmış; Aleviliği ya “Şii”, ya da “heterodoks İslam” gibi göstermeye başlamıştır. Bu bölümde Aleviliğin bu mezhepçi kuşatmayı reddeden doğasına ve mezhepleşmeye neden karşı durduğuna dair bir çözümleme yapılacaktır.
Mezhep Nedir? Alevilik Neden Mezhep Değildir?
Mezhep; bir dinin farklı yorum biçimlerinin dogmatik kalıplar hâlinde ayrışmasıdır.
Sünnilik ve Şiilik, İslam’ın siyasi ve teolojik ayrılıklarından doğmuştur.
Oysa Alevilik, herhangi bir kutsal kitap ya da peygamber merkezli bir yapı değildir.
Alevilik bir “yol”dur; doğa merkezlidir, hakikat arayışıdır, bireyin vicdanına dayanır.
Mezhep Savaşları ve Devletlerin Mezhebi Kullanması…
Tarihteki büyük savaşların çoğu mezhepler arası çatışmalarla örülüdür: Sünni-Şii çekişmesi bunun başlıca örneğidir.
Osmanlı–Safevi savaşları (Çaldıran örneği) sadece siyasal değil, mezhebi hegemonya savaşlarıdır.
Bu savaşlar sırasında Aleviler, iki taraf arasında ezilmekle kalmamış; aynı zamanda mezhep çatısı altına sokularak dönüştürülmeye çalışılmıştır.
Sünnilik ve Şiilik Arasında Aleviliğin Sıkıştırılması…
Kürtlerin büyük kısmı Şafii, Türklerin çoğunluğu Hanefi-Sünni olurken; Alevilere ise “siz de Şii olun” dayatması yapılmıştır.
Bu dayatmalar özellikle Safevi Devleti ve onun Anadolu’daki etkisiyle sistematik hâle gelmiştir.
Alevilik böylece kendi doğal yapısından uzaklaştırılarak bir “İslam alt mezhebi” olarak gösterilmeye başlanmıştır.
Alevilikte Mezhep Yerine Yol Felsefesi…
Alevilikte temel olan “Yol” kavramı, bireysel farkındalık, rızalık, hakikat bilgisi ve toplumsal dayanışmadır.
Kurallar kitabi değil, vicdani ve gönül birliği esasına dayanır.
Her can kendi içindeki Hakk’a yönelir; dolayısıyla aracıya, mezhebe, kitabî dogmaya gerek yoktur.
Mezhep Kimliklerinin Alevilik Üzerindeki Etkisi…
Mezhep kimlikleri Alevi toplumunda çelişkili aidiyetler yaratmıştır:
Bir yanda “Ali’yi seviyoruz” diyerek Şiiliğe yakın durma,
Diğer yanda “Sünni baskısından kaçma” adına Şii kamplara sığınma,
Sonuç: Hakikatçi Aleviliğin sesi kısıldı, mezhep kalıpları egemen oldu.
Aleviliğin Mezheplerden Arındırılması Gerekliliği…
Alevilik, kendini hiçbir mezhep içinde tanımlamamalıdır.
Mezhep olmak, devletle, güçle, siyasetle anılmak demektir.
Oysa Alevilik yolunun özü; hakikatin, aşkın, barışın ve sevginin ortak paydasıdır.
Bugün Hakikatçi Alevilik anlayışı, Aleviliği yeniden bu mezhebi kurgulardan arındırma çağrısıdır.
Yolun Mezhep Üstü Kimliği…
Mezhepler; siyasetin, iktidarın ve kutsal metinlerin yorum savaşlarıdır. Alevilik ise doğanın sesi, insanın vicdanı ve evrenin hakikatidir. Bu yüzden Alevilik hiçbir zaman mezhep olmamıştır, olmayacaktır. Mezheplerin dışında durmak, aslında Aleviliğin felsefi özgünlüğünü ve tarihsel direnişini korumaktır.
“Erdebil’de Kırıldı Yol”
Devrimî
Bir zamanlar yoldu özden,
Can bilirdi sözden, gönülden.
Erdebil’de bozuldu bu düzen,
Soyla geldik, saptık yoldan izden.
Seyyid oldun, şecereyle övündük,
Unutuldun, talibin yüreğindeki izden.
Yol bileni baskı ile susturdular, birlikten,
Dönüş yaptık devri daimden, yaradılışa.,
Hak Muhammed Ali dedik bilerek,
Hakk, Âlem, insandı, yitirdik.
Doğanın sırrı var iken gizlenip,
İmamlara el verdirdik cahillikten.
Aşureydi mevsim şükrü niyet,
Yas diye döndü her fikri ayet.
Kerbelâ’yla bağlanınca sünnet,
Koptu hakikatin kökü çöle döndü.
Dedelik soyla sopla yazıldı,
Pirlik Analık postan atıldı.
Rızalıkla dönen cemler gönülsüz yapıldı,
Şii akla döndü, çözüldü ikrar, iman oldu.
Safevi el, Osmanlı zulüm, baş kesen,
İkisi de sürdü bölük bölük kandan.
Biri seccade örttü mümin candan,
Biri kesti yoldan katli vacip oldu.
Devrimi kalkarız elbet her yükten,
Sıyrılırız kirli dilden sahte pirden.
Hakikatle döner yine yolumuz bizlen,
Yol başlar canın cananın özünden.
Aşk ile Mehmet Yapıcı ( Devrimi )