BÖLÜM 5 : YAS-I MATEM GERÇEĞİ…… Mehmet Yapıcı ( Devrimi )

BÖLÜM 5 : YAS-I MATEM GERÇEĞİ……

Mehmet Yapıcı ( Devrimi )
Safevi Devleti’nin Şiileştirme Politikaları ve Aleviliğe Müdahale Süreci
Devlet Eliyle İnanç Dönüştürme
Alevilik, binlerce yıllık kadim halk bilgeliği ve hakikatci öğretisiyle Anadolu ve Mezopotamya halkları arasında gelişmiş bir inanç sistemidir. Ancak 16. yüzyıldan itibaren bu yapıya karşı yürütülen sistematik bir mezhepleştirme ve İslamileştirme operasyonu, Safevi Devleti eliyle hayata geçirilmiştir. Bu bölümde, Safevilerin Aleviliği nasıl “Şiileştirmeye” çalıştığı, bu süreçte hangi araçları kullandığı ve bu dönüşümün bugünkü etkileri ele alınacaktır.
Safevilerin Politik Hedefi: Din ile İktidar Birliği
Safevi Devleti, Şii mezhebini resmî ideoloji olarak benimsemişti.
Bu mezhebi, yalnızca bir inanç değil, devletin ideolojik temeli olarak kullandı.
Amaç: Anadolu’daki Kızılbaş Alevileri bu ideoloji etrafında birleştirerek, Osmanlı’ya karşı bir siyasal güç yaratmak.
Bu amaçla Alevilik, Safeviler için bir inanç değil, araç hâline getirildi.
Erdebil Tekkesi ve Devşirme Dede Sistemi
Anadolu’dan götürülen dedeler, Erdebil’de ideolojik eğitime tabi tutuldu.
Şii İslam’a göre eğitilen bu kişiler, “evlad-ı Resul”, “seyyid”, “şecereli dede” olarak geri gönderildi.
Görevleri: Alevi köylerinde Şii kültünü yaymak, halkı On İki İmam merkezli bir inanca yönlendirmek.
Bu, doğrudan inanç içeriğine yapılan bir müdahaledir.
Alevi Ritüellerinin Dönüştürülmesi
Cemlerde “Hak Âlem İnsan” yerine “Hak Muhammed Ali” denmeye başlandı.
Hizmetler, On İki İmamlar’a bağlandı.
Aşure orucu Kerbela olayına sabitlendi.
Binlerce yıllık doğa ve insan merkezli felsefi yapılar, tarihi figürlerle değiştirilerek kişiselleştirildi.
Alevilikteki Yol Yapısının Bozulması
Yolun esas yapısı olan Ana – Pir – Mürşit – Rehber zinciri, yerini seyyid ve şecere sahibi dedelere bıraktı.
Yol bilgisinden çok soy bağı önem kazandı.
Halk içinden gelen yol erleri, “evlad-ı Resul değilsin” diye dışlandı.
Bu, yolun demokratik yapısının hiyerarşik bir dine dönüştürülmesi anlamına geliyordu.
Safevilerin Alevilere Vaat Ettiği Yanıltıcı Özgürlük
Safeviler, Osmanlı’nın baskısından kaçan Alevilere kurtuluş vaat etti.
Ancak Safeviler de kendi devlet ideolojisi için Aleviliği dönüştürdü.
“Şii olun, kurtulun” denilerek bir inanç başka bir kalıba sokuldu.
Sonuç: Aleviler, Osmanlı’dan kurtulurken Şiiliğe hapsedildi.
Uzun Vadeli Etkiler: Bugünkü Aleviliğin Şii Motiflerle Dolması
Bugün cemlerde, deyişlerde, gülbenklerde geçen birçok ifade Safevi döneminde yerleştirilmiştir.
On İki İmamlar, İmam Ali, Caferilik, Kerbela anlatıları; Aleviliğin orijinal yapısına yabancı unsurlardır.
Hakikatçi Alevilik, bu yabancı unsurların ayıklanması ve yolun hakikatci doğasına geri dönmesi için çağrıda bulunur.
Sonuç: Safevi Devletiyle Başlayan Bir Asimilasyon Zinciri
Safevi Devleti, Aleviliği korumak adına değil, dönüştürmek ve siyasal çıkarları için kullanmak adına müdahale etti. Bu müdahale, yalnızca inancı değil, ritüelleri, kurumsal yapıyı, toplumsal hafızayı da dönüştürdü. Bugün Alevilik bu tarihsel sarmaldan çıkmak, yolun özüne dönmek zorundadır.
“Yolu Bozan Kavramlar”
Devrimî
Çerağ yandıkça söndürüldü,
Hak Âlem İnsan döndürüldü.
Bir “Ali” dedik her yerde,
Sır gizliyken dillendirildi.
,
Hizmet vardı hakla dolu,
Peyik canla döner yolu.
İmam deyip sıraladık,
Boşaldı o gerçek dolu.
,
Aşureydi doğa niyazı,
Şükranla tutardık bazı.
Kerbela’yla ağlatıldık,
Bitti canın eski sazı.
Gülbenklerde hak çağrısı,
Şimdi imamlar anısı.
Deyişte aşk, bilim yoktur,
Her satırda ali avazı.
Rıza dedik, iman geldi,
Yol dedik, tarikat dendi.
Hakikat “cennet” sanıldı,
Her söz başka yöne eğildi.
Kavram değil, yön değiştirdik,
Yol yerine fetva verdik.
Şah’a, İmam’a taptıkça,
Kendimizi hep kaybettik.
Devrimi canlar kalksın ayağa,
Dönelim özdeki hak yoluna.
Ne imam gerek, ne seyyid, bana,
Yeter hakikati söyleyelim cana.
Aşk ile Mehmet Yapıcı ( Devrimi )