ALEV-İ-LİKTE HAKKA UĞURLAMA ERKÂNI

Önsöz
Alevİ-Bektaşi-Kızılbaş’lık, İslam’dan ve diğer tek tanrılı semavi dinlerden ayrı, varoluş felsefesine dayalı doğayı bilimi ve insanı kutsayan bir öğreti yaşam biçimi olmasına rağmen, hem köyden şehre göç, hem devletin tekçi, asimilasyoncu politikaları yüzünden, Alevilik yüzyıllardır yoğun bir dini İslami baskı ve asimilasyon altındadır. Bu baskı ve asimilasyon en yoğun şekilde Alevi cenazelerinin kaldırılması sırasında yaşanmaktadır. Her ne kadar son yıllardaki Alevi kurum ve cemevleri “Alevilikte Hakk’a Yürüme Erkânları” çıkarmış ve uygulamaya koymuşlarsa da maalesef bu erkânların hemen hepsi İslam’i asimilasyonu içermektedir. Alevilikte devrimci, çağdaş bir çizgide öze dönmeyi esas alan DAB (Devrimci Aleviler Birliği) Yol Erkân Kurulu; bu ”Alevilikte Hakka Uğurlama Erkânını” önerisini Alevi toplumunun takdirine ve hizmetine sunmuş bulunmaktadır. Erkânnamede cenaze sırlanması ile ilgili bazı pratik bilgiler de vererek bu hizmeti yürütecek olan canlara yardımcı olmaya çalıştık. Gelen eleştiri ve önerileri dikkate alıp gerekirse düzeltip yeniden yayınlayacağız. Yerel farklılıklar olabilir, fakat bu Erkân namenin bir kırmızıçizgi olmasını umut ediyoruz. Bundan sonraki ‘’cenaze’’ erkânlarımızı bu şekilde yaparak, “Alevi olarak doğup Müslüman olarak ölmekten” Alevilikte İslamcı anlayışı öldürüp toprağa gömüp kurtulmayı, diğer Alevi Erkânlarımızıda ölülerin ardından değil dirilerimizin önünden gidecek bir şekilde yenilemeyi hedefliyoruz.

Erkânname: kelime olarak anlamı; “usul, gidiş, yol, yöntem” bir inanç öğretinin kuralları ve uygulamaları hakkında bilgi veren yazılı kaynaktır. Kısa öz anlatabilmek için genelde simgesel bir dil kullanılır ve her simgenin bir anlamı işlevi vardır. Alevi yolu öğretisi ve erkânnameleri kesin ve son şeklini almış değişmez kurallar değildir. Alevilikte sorgu görgü devriye evrim anlayışı vardır. Evrende hiçbir şey olduğu gibi ve olduğu yerde kalmaz her şey değişir. Her şey zincirleme olarak birbirine bağlıdır ve karşılıklı olarak birbirini etkiler. Her şey bir sürecin sonu ve başka bir sürecidir başıdır. Bu kural evrenin temel yasasıdır. Bu yasanın dışına hiçbir güç çıkamaz. Eğer bir öğreti değişmeyen ve değiştirilmeyen kurallar üzerine oturtulursa, o öğreti dogmatik ve bağnazdır. Toplumun gelişimini engelleyen en önemli nedenlerden biridir. Ama Alevi öğretisi tarihi yolculuğunda her zaman gelişim, değişim ve ilerleme içerisinde olmuştur. Çağın koşullarına göre ve yaşadığı zaman ve mekâna uyma yeteneğini her zaman göstermiştir. Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır diyen Alevilik, uğradığı asimilasyon ve son yüzyılda gelişen bilim ve toplumsal yaşamı dikkate alarak köklü bir değişim, reform sürecine girmiştir. Bunu hep birlikte başaracağız.

Dünyada 4300’ün üzerinde inanç tespit edilmiştir, bunların bazıları kitaplı peygamberli (semavi) dinler ve uzantıları, çoğunluğu ise Alevilik gibi daha çok doğaya bilime sevgiye toplumsal yaşama vs. dayalı kanaat inanç öğretileridir. Anadolu Mezopotamya havzası, insanların Afrika’dan avcı ve toplayıcı yaşamdan çıkıp, tarım hayvancılık toplumsal yaşama başladığı, ilk medeniyetleri kurduğu, bizlerce yıldır yüzlerce inanç ve dilin varlığını sürdürdüğü bir bölgedir. Ve Anadolu’da bu dil/millet ve inançlar halen varlıklarını sürdürmektedir.

Türkiye’de dünde bugünde yaşanan en büyük sorun devlet eliyle dinezorlukla bu dillerin inançları tek tipleştirilmeye Türk-İslamlaştırmaya çalışılmasıdır. Hâlbuki yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür bir orman gibi kardeşcesine, bahar bütün renkleri çiçekleri ile daha güzeldir. “Alevilik, doğada/evrende var olan varlıkların birliği (vahdet-i mevcuttur) hiçbir DİN ’in içine sığmaz. Alevilik Anadolu Mezopotamya halklarının İmece usulü bu topraklara diktiği tohum, biçtikleri ekin, sürdükleri harman, çektikleri halaylar, döndükleri semahlardır. Alevilik de imece ile binlerce düşünce ırmağının oluşturduğu bir ummandır. Bu umman bitmiş tamamlanmış, kesin son şeklini almış değildir. Bu ummana her an, her zaman binlerce, gözeler, çaylar ve ırmaklar akmaya devem ediyor ve yeryüzünde insanlar yaşadığı müddetçe de akmaya devam edecektir.

Bektaşi erenlerine “Yahudilerin havrası, Hıristiyanların kilisesi, Müslümanların camisi var, peki sizin neyiniz var?” diye sorarlar. Bektaşi, “Onların dışında kalan geri hepsi bizimdir” der. Alevilik şekilcilik şartlanmış katı kuralları kabul etmez.
Bu erkânnamenin özeti de bu, önemli olan Alevi erkânlarının halkın anladığı ana-dilde yapılması Ve Allah, Muhammed, imam Ali, Ehlibeyt, 12 imam gibi, özelinde İslami, genelinde semavi dinlerin söylem, kural ve uygulamalarından tamamen arındırılmasıdır. Alevi canların bunu kabullenmesi biraz zor olacak fakat gerçek o ki; bunların hiç birisi CEM ehli değildir. Bu İslami unsurların Pir Hace Bektaş Veli’nin de belirttiği gibi Alevilik le zerre ilgisi yoktur.

Hararet nardadır sacda değildir,
Keramet baştadır taçta değildir,
Her ne arar isen kendinde ara,
Kudüs’te Mekke’de Hac’da değildir,

Pir Hace Bektaş Vel

Saygılarımızla / DAB Yol Erkân Kurulu.
Pir İbrahim Kılavuz
Pir Mehmet Yapıcı

Sıla.ma benim sözlerim
Birgün olurda göcerim
Sakın olaki üzülmesin
sevgi ile gömün beni

Beni yurduma götürün
Ana ocagımda yatırın
dostlar yanımda oturun
Muhabbet ile anın beni

Canlar sefa ile geldiniz
Muhabbette gıda verdiniz
Sakiden demi aldınız
Deyisler ile yumun beni

Cagırın pirimi gelsin
Hakikati dile getirsin
Bugun devri gunu desin
Semahlar ile salın beni

Toprak ananın bagrındayım
Hakikatın öz varındayım
Bir arının balındayım
Cicekler ile örtun beni

Yarim kara baglamasın
esim dostum aglamasın
Yoldaslarım marş söylesin
Devrimler ile gömun beni

Ateş hava su toprakta
Hakka dogru cıktım yola
Hizmetimi bu divanda
Rızalıkta verin beni

Dile getirdim narımı
Sırrı hakikatte varımı
Aşk ile kurulu pazarımı
Işıklara verin beni

Devrimi sözun vasiyettir
Bosa gitmez bizde hakktır
Kızım sana gönlüm paktır
ALEV.İ ce gömun beni

DEVRİMİ- Pir Mehmet Yapıcı.

Please follow and like us:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*