GAGAN (Noel Baba – Yılbaşı) BİR DERSİM ALEVİ GELENEĞİ.

GAGAN (Noel Baba – Yılbaşı)

BİR DERSİM ALEVİ GELENEĞİ:

21 Aralık – 1 Ocak “GAGAN” kutlaması.

“Gagan’ê” : Kırmanciki Zaza dilinde Aralık ayının adıdır. Khal Gagan Dersim ve çevresi coğrafyada, Reya Haq (Hak Yolu) Alevi inancında ve bölge haklarının, semavi dinler öncesi, kadim tarih doğal inançlardan gelen, 21 Aralıkta başlayıp, Ocak ayının başına kadar süren, kış mevsimi ile ilgili, eski yılı uğurlayıp, yeni yılı karşılamak anlamında, dünden bugüne kutlanan toplumsal sosyal kültürel çok eski bir gelenektir. Celali güneş takvimine göre 21 Aralık gün dönümü, yılın en uzun gecesi, kara kışın başlangıcıdır, Gagan bir anlamda kara kışa hazırlıktır. Şubat ayında Hızır yardıma çağrılır. 21 mart Newroz ise yeni yılın başlangıcıdır.
Dersim mitolojisinde; “Khal, Fatık ve Koçeki” üçlü bir figür vardır. Bunlar (Baba, Ana ve Evlat) (Geçen yılı, Dünya/Yaşamı ve Gelecek yeni yılı baharı) vs. sembolize etmektedir. Mitolojik anlatım (ağustos böceği ile karınca hikayesi misali) fakat insan dayalı olarak özetle şöyle;
“Kahl ve Fatık, genç çift bütün yazı eğlenerek geçirir, kışa hazırlık yapmaz, ağaçlar yaprak döker, havalar soğur 21 Aralık (Gagane ayında) kara kış bastırınca, aç kalırlar, yiyecek yardım istemek için insanların kapısına gitmeye utanırlar. Kahl; Tanınmamak için, yaşlı aksakallı, elinde asası, sırtında heybesi bir ihtiyar kılığına girer. Eşi Fatık’ın yüzünü kapatır, evlatları/çobanları “Koçekinin” yüzünü karaya boyar vs. ve kapı, kapı yiyecek toplamaya çıkarlar, yiyeceği de kendilerine istemezler, “kış bastırdı fakir fukara, çocuklar için gönlünüzden ne koparsa,” diye yiyecek toplamaya giderler. Onları tanıyan, sesinden bilen olursa çıralığını vermez, “hadi oradan, bütün yazı eğlenerek geçir, sonra gel yiyecek topla,” derler. Kahl; bütün yazı tembel geçirmiştir, Fatık ve Koçeki aç naçar bırakmıştır, kadını onu elinden almak isterler.. Geleceği temsil eden, Çoban kılığında evlat çocuk (Koçeki) onu besleyen Fadık Anası/dünyayı, geleceğini korumaya kurtarmaya çalışır.’’
Burada verilmek istenen mesaj, doğal yaşamı dünyayı korumayı, birlikte üretime katılmayı geleceğe hazırlık yapmayı, ve zar zor günlerde rızalıkla paylaşmak vs. önemli doğal toplumsal yaşam değerler dile getirilmektedir.
Dersim yöresinde, Alevi Zaza ve kadim haklarının dün bu gün GAGAN kutlamalarına baktığımızda, şu gelenekler öne çıkmaktadır.
1. Küskünlerin barışması, Yakın akraba aile dost arkadaş, özelikle ana bacı hala teyze, ziyaret edilmesi, yiyecek içecek vs. hediye vermesi.
2. Buğday ve çeşitli tahıl ürünlerin kaynatılıp tuzlanıp ‘HEDİK’ yapılıp, ev halkı, ev hayvanları, kolu komşu ve doğaya bırakılara cemi cümle canlarla paylaşılması.
3. İçine rızık, evlilik, bereket, hayvanları bitkileri ve evi temsil eden ve şans getirdiğine inanılan, 3 ayrı boyuta çubuk vs. konulan, Çörek, Simit, (Bıçıke, Pêsare) vb. lokmalar yapılıp niyaz olarak, kolu komşu ve doğadaki canlarla paylaşılması.
4. Hedik, Pasare vs. lokmaların; Mezar, ziyaretler, Su başı, ağaç altı yerlere, gülbanklarla, çerag/mum delil yakılara bırakılması, ağaçlara doğaya minnet ve dilek amaçlı süs bez bağlanması.
5. Pir Mürşit rehberlerin olduğu yerlerde, sazlı sözlü semalı lokmalı demli muhabbet cemlerinin düzenlenmesi.
6. KHALO SIPİ, ( ak sakallı bir Pir, bir derviş veya Hızır görünümünde bir Pir kılavuz eşliğinde, Gaganda evlerden yardım toplanıp ihtiyacı olan fakir fukaraya, özelikle çocuklara hediye dağıtılması.
7. Ve gençlerin “Khal, Fatık ve Koçeki” donuna girip şenlikli bir şekilde ev ev dolaşıp herkesten gönlünden kopan 12 ay boyunca doğadan aldığımız, rızk, yemeklik yiyecek lokma toplayıp, bunu bir evde, AŞ-ÜRE olarak pişirilip, canlarla aş-üleşmesi “aşure” paylaşması. Gençlerin sazlı sözlü davul zurnalı vs. coşkulu şekilde eğlenmesi.
(Benzeri kış yarısı etkinliklerin Dersim dışında ki Alevi bölgelerindede yapıldığını biliyoruz..)
Bunların hepsinin temelinde, insan toplumsal bir varlıktır, doğa veya toplumsal koşulları yarattığı zar zor şartlara, bencil tek başına karşı koyup hayatta kalamayacağı gerçeği ile birlikte üretim paylaşım kültürünü öne çıkarmaktır. “Gagane” her anlamda doğal ekolojik ve sınıfsal toplumsal paylaşımcı hümanist bir düşüncenin yeni nesillere aktarılmasıdır.
“Khal-o Khekin” “Kahal Gagan”. Çeşitli kültürlerde Ded Moroz, Ayaz Ata/baba, Şaxta baba, Tovlis babua, Gagant Baba, olarak anılmakta ve bugün dünya genelinde Miladi takvime göre kutlanan “Neol-baba” ve yılbaşı kutlamalarının, tarihsel zemini oluşturmakta ve yaklaşık aynı günlere denk gelmektedir. Hıristiyanlık ortaya çıktığında, Roma imp. tarafından yasaklanınca, Anadolu’da gizlice yayılmaya çalışmış ve Anadolu’daki Pagan yerel halk inançları ile buluşmuştur. Roma 325 yılında Hristiyanlığı resmi din olarak benimsemesi ile Gagane vb. Pagan halk inançları, Hristiyanlık üzerinden, batı Avrupa’ya ve dünyaya yayılmıştır. İsa’nın hangi günde doğduğu kesin bilinmiyor. Eski İran coğrafyasında oluşan Mitraizm inancında güneş ışık tanrısı Mitra’nın doğum günü olan 25 Aralık, 1582 yılında kabul edilen Mialdi takvimle İsa’nın doğum günü yani Noel bayramı ve 1 ocakta miladi takvimin yılbaşı olarak belirlenmiştir.
21-25 Aralık Noel, 31/1 Aralık Ocak Yılbaşı dünya genelinde resmi tatildir. “Noel” kutlanmasının kökeni Anadolu’ya, Dersim Zaza Alevi kültürüne dayanmaktadır. Alevi toplumu unutulmaya yüz tutan bu kadim geleneklerini kırsalda olduğu gibi sürdürebilir, şehir koşullarında güncelleyerek, Alevi derneklerinde vs. bu kadim geleneklerini, bu günlerde diğer haklarla birlikte, fakat kendi yorumlarıyla, kapitalist sömürü aracı yapmadan kutlayıp sürdürebilirler.
Yılbaşı Türkiye’de resmi tatildir fakat, 21-25 Aralık resmi tatil değildir. Hem Türkiye’de yaşayan 20 milyonluk Alevi ve diğer Ermeni, Rum, Süryani, Hıristiyan vs. halk ve inançları da dikkate alarak en azından 21-25 Aralık tarihlerinin Türkiye’de de resmi ücretli tatil olması talep edilmelidir.
Şimdiden herkesin GAGAN’ını KUTLARIM..
Feramuz Acar / 13.12.2020
Please follow and like us:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*