FAŞİZME KARŞI ACİL ORTAK İTTİFAK “ANTİFAŞİST CEPHE’de DİRENİŞ !!!!!

FAŞİZME KARŞI ACİL ORTAK İTTİFAK “ANTİFAŞİST CEPHE’de DİRENİŞ !!!!!

1. Aleviler yüzyıllardır katliamlara uğramış, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde 20 milyonluk Alevi toplumunun, varlığı kimliği inancı öğretesi tanınmamıştır. Aleviler ve kurumları 2 temmuz Sivas katliamından bu yana tek başlarına verdikleri mücadele sonucunda, talep ettikleri 15 hak talebinden hiçbirini kazanamamışlardır. Aleviler ve Alevilik bugün yoğun İslami asimilasyonla, olmadı fiziki olarak katliamlarla yok edilmekle karşı karşıyadır.

2. Devrimci demokrat sosyalist komünist partiler , 12 Eylül 1980 askeri faşist darbe altında ezilmiş, 12 parçaya bölünmüş, dar kalıplardan çıkamamış, halen toparlanıp ayağa kalkıp, devrim yapmayı bırak, ortak bir çatı partisi altında dahi birleşip iktidara alternatif, emekçi halka umut olup, öncülük önderlik ortak bir program ortaya koyamamıştır. 2000 yılında f tipi hücreleri hayata geçiren devlet, örgütsel olarak yok edemediği örgütlere, ideolojik saldırı zemini yaratarak, sınıf mücadelesinden uzaklaştırıp, ötelemiştir.

3. Aynı şekilde 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesi ile ezilen, işçi köylü esnaf memur öğrenci emek sendika ve meslek öğütleri, Türk-İslam sömürüye devam (resmi ideoloji) çerçevesinden çıkıp, sınıfsal çıkarları etrafında toplumun %90’ını oluşturan emekçileri örgütleyip, ülke siyasetini belirleyecek yön verecek bir güç olamamıştır. Bugün tüm emekçiler sendikal mesleki örgütsüzlükten, uluslararası sermayenin ve AK-Sarayın yoğun sömürüsü altında ezilmektedir.

4. TC, Cumhuriyetin kurucu gücü, sosyal demokrat, laik çağdaş olduğunu iddia eden Kemalist CHP, ırkçı Türk milliyetçilik ve DİN İslam hastalığından etkisinden kurtulup, geniş halk kitlelerine dayalı (İskandinavya usullü) geleneksel bir “sosyal demokrat” ve laik parti bile olamamış ve 1950 tek partili dönemden bu yana, ciddi anlamda iktidara gelememiştir. Ve hayal ettiği “”tek”” başına iktidara gelme alternatif olma güç ve şansını tamamen yitirmiş, yok olma ile karşı karşıyadır. Son süreçler de alternatif olmayı bırak, iktidara yaranan pratikler sergilemiştir.

5. Erkek egemem anlayış ve İslami baskıdan dolayı, kadınlar toplumsal üretim ve yaşamdan dışlanmış, kadınlar bu kadar baskı zulüm şiddet taciz ayrımcılık vs. olmasına karşın birleşip toplumsal değişime gelişime, güç verecek bir konuma gelememiştir. İslamcı AKP iktidarı ile bu bugün kadınlar daha yoğun bir baskı ve köle cariye konumuna düşürülmekle karşı karşıyalar.

6. Bir zamanlar bu toprakların (Anadolu’nun) asli unsurları olan, soykırımda geçirilip bugün yok olma ile karşı karşıya kalan, Ermeni, Rum, Süryani vs. halklar ve
AYRICA, toplumsal yaşam içinde ortaya çıkan YENİ sosyal kültürel gruplar, Türklüğün hiçbir milletten üstün veya geri olmadığını savunanlar, İslam’ı çağdaş şekilde reform edip yorumlamaya çalışanlar, ateistler, engelliler, çevreciler, göçmenler çeşitli marjinal tercih gruplar vs. sömürü sisteminde günah keçisi haline getirilmiştir.. TC tarihinin en büyük doğal DEĞİŞİM HALK hareketi “GEZİ DİRENİŞİ” büyük bir fırsat, maalesef, Tüm muhalefet güçleri arsında ÖNCEDEN bir İTTİFAK sağlanamadığı için, direniş sistemi değiştirecek bir konum ve güce dönüştürülemedi, biber gazı ile acı bir şekilde boğuldu.

7. Yüzyıllardır dili kimliği varlığı özerklik hakları tanınmayan, sayısız katliamlara uğrayan, 20 milyonluk Kürt halkı özgürlük hareketi, 40 yıldır, 4 ülkede birden, her anlam, alan ve yöntemle, sadece kendileri için değil, bölgede yaşayan tüm haklar ezilenler için, mecliste sokakta, dağda faşizmin zindanlarında, faşizme baskıya sömürüye ırkçılığa, İŞİD yobazlığına vs. karşı özverili bir mücadele verdi veriyor. Fakat diğer muhalefet güçleri gözlerine sistemin at gözlüğünü taktığı için, sitemin terörist gözlüğü ile bakıp dayanışma göstermedi, kendini dışladı. Kürt hareketi de TC Faşizmine karşı mücadeleyi, TEK başına başaramadı, başaramaz, bunu kendileri de biliyor görüyor kabul ediyor.

SONUÇ; EZİLEN HALKLAR BİR OLMADIĞI İÇİN ‘’TAYYİP VE İŞBİRLİKÇİLERİ..” İKTİDARI ÜLKEYE KAN KUSTURMAKTA!

Köleci toplumla başlayan ve devam eden SÖMÜRÜ SİSTEMİ ve ona KARŞI mücadele, Emperyalist Osmanlı ve onun devamı, “TÜRK-İslam” – sentezi üzerine kurulan TC’de devam etti.

Dünyada gelişen 68-70’lerin devrimci sosyalist emek öğrenci hareketinin etkisi ile; Anadolu halkları TC sömürü sistemini EMEKTEN EŞİTLİK İNSANLIK SOYAL ADALETTEN, gerçek Demokrasi ve LAİKLİKTEN yana değiştirmeyi denedi.. 12 Eylül 1980, emperyalist güçler ve yerli işbirlikçileri askeri darbesi ile bunu engelledi.
Zorunlu din dersleri, 40 bin yeni cami ve USA/FETO ile iş birliği vs. vs. ile 2002’de (Allah Kuran Peygamber) AKP Erdoğan, “sözde ılımlı” İSLAM-Türk- sentezini iktidara getirildi.

AKP İslam’ın ŞERİAT, GANİMET hukukuna uygun olarak: Tüm kurumları ile ele geçirdiği Devletin, zorunlu vergiden gelen, GANİMETİNİN büyük BUTLARINI en yakın büyük yandaş yalakalarına, onların yediğinden arta kalan etsiz kemikleri, AKP’ye oy veren fakirlerin, yalaması için dağıtıp %51 kemikleşmiş çoğunluğu sağlayıp, her türlü muhalif düşünceyi kanla bastırıp, her demokratik kazanımı KAYUM atayarak boşa çıkarıp 16 yıldır tüm halk ve emekçilere karşı “İSLAM-Türk” FAŞİST iktidarlarını sürdürüyor.

Türkiye’de yukarıda ki 7 ana muhalefet güç, TÜM güçlerini birleştirip ortak mücadele etmedikçe SÖMÜRÜ SİTEMİ ve onun başındaki AKP ERDOĞAN, FAŞİST DİKTATÖRLÜĞÜNÜ SÜRDÜRECEKTİR:

Hiçbir faşist diktatör/lük iç veya dış savaş çıkarmadan iktidarı terk etmemiştir. Her iç ve dış savaşta en çok ezilen katledilen, yine emekçi örgütsüz insanlar fakir fukara emekçiler olmuştur. Güçlerimizi birleştirip, GÜÇ OLUP, ikna olmayanı birlikte ikna edip, En barışçıl yoldan bu sistemi değiştirmeliyiz.. Amacımız ezmeden ezilmeden dünyada insanca mutlu yaşamak.
Ve tarih bize Hitler, Mussolini, Franco güncel Türkiye’de AKP Erdoğan Saray, İslam-Türk vs. sonucu sermayenin kapitalizmin en sömürücü, en kanlı diktatörlüğü FAŞİZMİN, ANCAK içte TÜM MUHALEFET güçlerinin ittifakı ve ORTAK MÜCADELESİ ve uluslararası dayanışma ile YIKILABİLECEĞİNİ göstermektedir.

Acil Faşizme karşı birleşik cephe İTİFAKI oluşturulmalıdır. FAŞİZMİN baskısı altında ezilen hiçbir muhalefet grubunun, FAŞİZMİ YIKMAK dışında, ben bu cephede YOK’um deme hakkı, lüksü ve gerekçesi, veya EGOİST öncülük dayatması yoktur, olamaz. BİRLİKTE omuz omuza yürümek için herkes, bir adım ileri veya geri atıp, ORTA YÜRÜYÜŞE DİRENİŞE katılmalıdır.

Hele hele…. ALEV-İ BEŞTAŞİ, KIZILBAŞ, RE-HAK, “İNSANLIK” YOLUNUDA, alttaki 7 madde destur duruşa “ikrar” verip YOLA Yoldaş olan; Alevi canların kurum ve özelikle PİR ve yöneticilerinin FAŞİZME KARŞI Mücadelede birlikte olmak için HİÇBİR ŞEYİ bahane, gerekçe gösterme hakkı hadi yetkisi yoktur. Direk yol düşkünüdür. Yol cümleden Uludur.

1. Kendine reva görmediğini başkasına görme.
2. 72 millete tüm canlara (insanlara) aynı nazarla bak.
3. Zalimin zulmüne sömürüye boyun eğme, her zaman masumun mazlumun ezilenin emeğin hak adaletin yanında ol, onlarla birlikte DİREN.
4. Bir üzüm tanesini, Yârin yanağından gayrı her şeyi paylaş.
5. Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır, Bilerek Sev..
6. Eline diline beline yoluna Yoldaşına sahip çık.
7. Ol söz verme, ÖL Sözünden dönme..

Bugün adını andığımız tüm Alevi önderleri Pirleri, asılmış, kelimmiş, yüzülmüş, yakılmış vurulmuş, bu yolda direnmiş serini vermiştir FAŞİZME boyun eğmemiş, Bu yol mücadeleden geri dönmemiştir.

Türkiye, Avrupa, Dünyada var olan TÜM Aleviler, kurumları ve özelikle öncü pirleri yöneticileri. Tutarsız tavır ve duruşlarını acilen değiştirip, ALEV-İ İNSANLIK YOLUMUZUN gereği. ANTİ FAŞİST MÜCADELEDE birleştirici çimento, öncü çekici lokomotif rollerini almalıdır.

Devrimci Aleviler Birliği DAB olarak, Sevgili TÜM Alevi canlara Pirlerimize, Alevi kurum ve yöneticilerimize çağrımızdır. FAŞİMZE KARŞI ORTAK MÜCADLE BİZ ALEVİLERİN YOLUDUR. Acil hiçbir bahane şart ortaya koymadan, bu mücadelede birleştirici ÖNCÜ yerimizi almalıyız, tabanımızı bu yönde motive etmeliyiz. (Alevi kurum yönetim/başkanlarından acil bu yönde açıklama ve gereğini yapmamalarını bekliyoruz.)

Birlikte Faşizme Karşı Mücadele Etmeyenler, Faşizmin Zindanlarında Buluşur.
Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz.

DAB GYK

Please follow and like us:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*