Alevilikte Boşanmak Düşkünlükmü. ?

Alevilikte Boşanmak Düşkünlükmü. ?
Evet buna çağımızın sorusu diyebiliriz.
Canlar Hakka Yürüyenlere DEVRİ daim ola deriz. Belirlievrelerde geçilip don değiştiren Canlı ve Cansız beden evreler geçirip Devir değiştirir. Boşanmayıda bir Devriye gibi görmek gerekir. Nasıl birlikte yaşama Rızalık verdiyse. Rızalık verip alarak da ayrılmanın mümkün olması gerekir.
Nasıl bir Bakalım.
Başanmanın düşkünlük olması için belirli kıstasları olmalı, yada olmamalı.
Bir cümleyle anlatmak gerekirse. Çağımızda Boşanmanın Yol düşkünlüğü sayılmamalı. Neden diye sorular gelecek mutlaka. Düşkün olabilmesi için eşler önce eşitler olmalı. Peki nasıl eşit olunur. Gençler bir birine, birlikte aynı evde bir ömür yaşamak istedikleri için Rızalık verirler. Bu Rızalıklarını ailelerine bildirirler. Ailer bir araya gelir. Coçukların istemlerine aileleride Rızalık verir. Nişan takılır Çocuklar nişanlı eşler olurlar. Resmi Nikah yapılır ve nikahtan sonra. Eş olurlar. Pirle ”Pir-Nikahı” yani Eşitler Ekanı yapılır. Pir gerekeni, aileler içinde Eşitler Erkanı Cemi yapar ve önce Ana ve Babalardan, sonra aile fertlerden Rızalık ister bu erkana Rızalık veren canlarla beraber şahidler ve vekillerde şahid olur, Rızalık verirler. Pir gençlere Yolda ayrılmanın doğru olmayacağını hayatın zorluklarına, güzelliklerine iki Can olarak sevinçlere, üzülmelere katlanabilirseniz. Dara düşeceksiniz bu ve buna benzer zorlukları birlikte omuzlayıp üstesinde gelecek iseniz. Bu Erkanı yapalım. Gençler evet üstünde geliriz, deyip Rızalık verince. Pir İkrar yani Söz vermeyi gulbangla mühürler . Bu mühürlemeyle eşler=eşitler olurlar. Birde Canlarımız Pir Erkanında ikrar vermediler öyle yaşadılar diye alevilikten bir eksiklik yapmışmı oluyorlar. Hayır Alevi olarak yaşamlarını devam ettiriler fakat birbirinin eşitleri değil, eş’tirler. Gün geldi hayat şartları istenilen gibi olmadı ve ayrılma kararı verildi. Bu kararı canlar kendi rızalıkları ile vermiş olmalılar. Şimdi siz eş olmak için hangi rituellerden geçtiyseniz şimdide tam tersini yapacaksınız bu biraz buruk olur tabiiki. Ayrılmaya gençler Rızalıkla karar verdiler diyelim, ailelerine bildirdiler, aileride Rızalık vermek için bir araya gelerek ayrılmanın artısını eksisini konuşup Rızalık verirlerse. En doğrusu olur. Buraya kadar Pirden Eşitler erkanını almayanlar içindir. Pir Erkanında Gulbangla Eşit olan Canlar bu yapıklarıyla aileleriyle birlikte Pire gidip müşküllerini anlatarak. Dara dururlar. Pir hem ailelerden rızalık alır ve hemde ayrılmak isteyen Eşitlerden Rızalık alır, Pirde onlardan Rızalık aldığı gibi Razılık verir ki, iki aile arasında herhangi bir olmsuzluk olmadan Barış sağlanmış olsun ve barış sağlanır. Böylece düşkünlük olmadan. İki aile birlikte Ceme katıla bilrler. Hiç kimse ayrılan eşlere ve eşitlere öyle yol düşkünü dememesi gerekir. Eğer biri bunu diyorsa EDEB’in içindeki Dile sahib olmamıştır. Bu bir iftira bir dedi kodu olur. Bu Hakk Yolu EDEB-ERKANINA uygun olmaz. Hakk Yolu Alevilikte herşey Rızalıkla yapılır. Rızalıkla yapılan, EDEB sizliğin dişindaki, herşey Hakk Yoluna Uygun olur. Aksisini idda eden Canlarımız. Bilge Pirlerimize sorsunlar.
Biz artık 21 nci yüzyılın Modern çağdayız. Yolumuzu-Erkanımızı çağa uygun hale getirmeliyiz. Bunun için Alevi Akademisiyenler, Bilge Alevi Yazarlar, Bilge Analar-Pirler Yol Ehli Canlar. Alevi Yol Erkanı rütüellerini çağa uygun hale getirmesi için çalıştaylar yapmalılar. Alevi Kurum ve Kuruluşlarımıza çağrımız.: Kurum ve kuruluşlarımız birleşmeliler ve birlikte Çağdaş bir birlik içinde Yolumuza Erkanımıza sahib çıkıp birlikte yaşatalım onunla yaşıyalım. gelecek kuşaklara gerçek Yolu-Erkanı bırakalım. Aşk ile Hakk Yolu-Alev-i-lik varoluş felsefesine dayalı, doğayı, İnsanı, bilimi, sevgiyi, eşitliği, özgürlüğü, üretimi, emeği, paylaşımı kutsayan,. Çevresini, doğasın koruyup kollayan ve doğada yaşayan her varlığa aynı nazarla bakan. Evrensel varlığı ve felsefi unsurları içinde barındıran, devri daim, doğal varlığa giden, eğitimle, öğretimle, uygulamalı kamili insan olma yoludur. Hakk Yolu EDEB’i ile Bir iktidar olabilseydi ? Rızalık Şehri Olurdu. Yaşam nasıl olurdu sorusuna ?.: Şunu diyebiliriz. Rıza Şehrinde Yöneticiler bilge insanlardan olurdu, Özel mülkiyetin, paranın ve devletin olmadığı bir ortaklar konfedaralizmin meclisi/ meclis üyeleri yerel toplulukların sevdiği Canlar olurdu. Her bölgenin, mahalenin meclisleri tarafında yönetilirdi. İmtizalı hiç kimse olmazdı çünkü imtiyaz eşitlik ilkesi aykırıdır. Eşitlikte Kadın Erkek aynı oranda aynı sevyede olurdu. Erkek dişi sorulmaz muabbetin dilinde Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok Noksanlık, eksiklik senin görüşlerinde. demişti Hünkar Bektaşı veli. Eğitimde herkes eşitir. Her Can mutlaka en az bir ünüversite, bir meslek ve sanaat sahibi olurdu. Herkes çalışıp Üretir, Üretilenlerin tamamı bilgelere ve mahallere göre bir yerde toplanır ve nufusa, ihtiyaca göre. Yiyeceğe, giyeceğe ve diğer yaşam malzemesine sahib olurdu. Sağlık sistemi herkes için aynı oranda olurdu. Adalet / Hukuk toplumsal yapının işleyişine uygun olurdu ve Hukukda, adalette herkese aynı meydanda bakılırdı. Üretim şekli doğaya bağlı olacak olan bir Hakk Yolu Rızalık-Ortaklar topluluğu içinde eğitimle çevreyi, doğayı koruması ve kollaması için eğitilir ve herhengi bir olaydan yada afetten dolayı doğa zarar görürse herkes doğanın o zararı az zaiatla atlatması için çalışırdı. Bu Yönetim şekline Rızalık Şehri denilir. Rızalık toplumunda kapılarda kilit olmaz. Eşlerin-Eşitlerin dışında kalan her eşya, E-kipman herkesin kulanabileceği yarlerde tutlur ortaklaşa olarak kulanılırdı
Bu Makaleyi oluyan canlara bir Gulbang sunup bitirelim.
Tene Can yola Işık olan Ana’ların Aşkıyla
Ya Hakk. İlimle ispatlanan varlığa, varlığın birliğine inadık, Cümlenin sevgisini gönlümüzde topladık, Hakk Yolunu itikat ve ikrarla bağlandık. Pirlerin dilinde, gönlünde gelen nefesleri Hakk bildik, Hakk olanı aldık kabul ettik. Sevgili Canlar geldiğiniz Yola, durduğunuz Dara, bulunduğunuz Meyadana, İkrar verdiğiniz Pire sahib olun. Sahib çıkın Didar olun.
Havadan, Ateşten, Sudan, Topraktan var olduk. Doğduk yedi alem üç atadan. HÜ dedi Geçekler Aşkına. Rahmet deryasından akıp geldik Rahmanı Nur Deryasına. Anamız yer, Babamız yağmur. Kal û Beli. Havadan Havaya, Ateşten Ateşe, Sudan Suya, Topraktan Toprağa. Can Cana doğru, Işıktan geldik, Sır ile gideriz. Hakk kapısında Ana’dan geldik dünyaya, geldiğimiz Işığa ve Sırra döneriz. Durduk Divana, geldik Meydana. Can Cana. Can Dara, Can Didara. Gönüller diyarı Hakk kapısına vara. Dil bizden, nefes Pir-Ana’dan ola. Ya Xızır sen Gerçeksin. Gerçeğe Hü. Cümle Canlara Aşkı Niyazlarımızı sunarız. Aşk ile
6 Eylül 2020 Berlin Ali Koçak

Please follow and like us:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*