4 KAPI 40 MAKAM ÖĞRETİSİNDE HAKİKAT KAPISI

4 KAPI 40 MAKAM ÖĞRETİSİNDE HAKİKAT KAPISINI ANLATMAYA ÇALIŞACAĞIM.

4. Hakikat Kapısı

Öyle Ali Koçak yazdı bizde bunları yaparsak Kemalete ulaşırız demeyin. Hakk Yolunda ilk önce hangi alışkanlıklarımızdan vaz geçebiliriz önce onların bir listesini yapacağız. Ve bu yaşamda Yolun Hukuku ile başlamak üzere bir bilge Pire gidip ondan vazgeçtiklerimiz ile yeni yaşamımızda Hakk Yolunda nasıl yürüyeceğimizin öğüdünü alacağız. Pire, Yola TALİB olacağız. Talib olmak bir şeyi gönülden istemek ve öğrenmek ve öğrendiklerini pratikta uygulamaktır. Bu Yola 40 yıl hizmet etmeden olmaz. 40 yıl etmezse devriyeden sonra kaldığın yerde devam ederek kemalete ulaşmak için değişim dönüşümle evrimleşerek, devriye olmak gerekir. Hakikat kapısının evrensel simgesi Toprak’tır. Sabırdır. Sırdır. Hakk-Yolu, Alevi inancına göre Toprak, aynı zamanda yeraltındaki iyiliklerin, güzelliklerin, kötülüklerin temsilcisi, bereketin bolluğun, tarlaların, ürünlerin, doğumun, ölümün, aşkın kontrolü onun simgesidir. Pirlerimiz, “Hızır, Yaşamı ( Cenneti) toprağın altına değil, üzerine kurmuştur” derler. Hakikat kapısının sevgisi insan sevgisidir. Aleviler Hakikat kapısının simgesi olan toprağı, bir bilge olarak görmüş, onu yerle, gökle birleştirmiş, “yer ana, gök gerçeğin babasıdır” demiş bu yüzden insan sevgisini gökyüzünün direği olarak kabul etmiş ve toprağı Ana olarak kutsamış ve tüm sırları toprağa sunmuş.
TOPRAK Şiirimizde şöyle demişiz.

Hakk insanına sen bir aynasın.
Pişmek için kazanda kaynasın.
Dağınla düzünle hep aynısın.
Çürütüp can verirsin sen toprak.

Senle bir bütündür bu alemler.
Çözüm arıyor bunca kalemler.
İnsanlıkta kemale erenler.
Sabrı sende öğrendiler toprak.
Der Kekko Oğlu. Ali Koçak


Osmanlılar Alevileri asimile etmek ve İslam’ın içine çekmek için özelikle 1600 yıllarından sonra, Alevi/ Bektaşilikte var olan 4 Kapı’dan Hukuk Kapı’sını ”Şeriat kapısı” olarak, Yol Kapısını ise ”Tarikat kapısı” olarak değiştirmeye çalışmışlar. Oysaki Alevi/Bektaşiler İslam’ın doğuşundan bu yana şeriatı reddetmişler. Asimilasyona hizmet eden her türlü zihniyetide red ederler. Hakikkat bir Sırdır dört Ana Maddede gizlenmiştir. Bu Sırrı, Gizzi çözen Can Hakkla Hakk olmuş ve ”En-El Hakk” deme Hakkına sahib olmuştur. Hakkikat kapısını / Sırrı Hakkikat Kapısını anlata bilmek Pekde kolay değil. Bu Kapıya varan bir Candan / Murşidden Destur Almak gerekir. Alınan Desturun Hakkını vermek / verebilmek gerekir. Bir Murşid şu anda varmı yokmu gerçekten bilmiyoruz. Amma Mutlaka vardır. Yoksa yaptığımız bu kadar hatayı düzeltmemiş olsalardı bizlerde buraya kadar ulaştığımız bilgileri bilemezdik. Hakkikata / Sırrı Hakkikat kapısına ulaşan Murşidlere Aşk olsun. Onaları görüp Rızalık alamadık. Bu Yolun gereklerini anlatabilmek için Pirim Düzençayırlı Pir Seid Bayıdan Rızalık almıştık. Hakkikat kapısı Sırdır sırları çözmek zordur. Bu zorlukları aşmak gerekir. Yoksa Yolumuz Yolsuzların himayesinde kalır. Tene Can Yola Işık olan, Anaların, Pirlerin, Murşidlerin Himmeti Aşkı ile.: Bu Kapıda Talib Pirin Murşidi olur. Alevi / Bektaşi inancında bir talibin ulaştığı en üstün aşama Hakikat kapısıdır. Bu kapıya kendini aşmakla ulaştırmış olanlar Hakkla birleşirler. Bu kapıda “Gerçeği gerçekle izlemek” vardır. Hakikat kapısına ulaşmış Hakk yolunda Hakkla buluşmuş olan talibin “Gerçeği gerçekle gördüğü” kişi kendisinden başkası değildir. Hakk kendi suretinde bedenindedir.

Pirimiz Hünkar Bekataşı Veli. Derki Her ne ararsan, kendinde ara.
Bu kapıya ualşmış bir Can Hakka vardığı gün Devri Kaim olmuştur. Devri, dönüşü olmaz Toprağında Gülüstan olur. Halk arasında Eren denilen Can bu kapıya Ulaşandır.
Hakikat kapısında Ehil Canları 10 Kaynağın /10 Makam öğretisi vardır. Bu Kaynaklarda içen gerçeğe varır.

 

1- Hakk’ın varlığına ulaşmak. Hakkın varlığına ulaşmak hem çok kolay ,hemde bir okadarda zordur, devri daim ola, ola olgunlaşıp pişmek gerekir. Evrende varlıkların bir nokta olduğuna ulaşmak, Varlığın Birliğini kendi bedeninde olduğunu fark etmek. Kendi farkına varmak. Bedenin her zerresini Evrenin bir minyatürü olduğunun bilgisine ulaşıp bilince çıkarmakla Hakkın varlığına ulaşılır. En-El-Hakk noktasıda burdadır. Hallacı Mansur Bağdat’ta hergün fakirlere yemek verilen bir aşhanede yemek yer ve Kara-Köpeğinide birlikte götürür. Aşçıya der bu Karaya et, banada bir çorba ver . Aşçı kızar ”eti kendin ye o ite niye veriyorsun” Hallaç. ”O it benim nefsimdir önce onu doyurmam gerekir” der ve eti Kara köpeğine, çorbayıda kendisi içer. ( Taliblerimize deriz önce. Bedeninizi doyurun aç kalmayınki. Size verdiğimiz bilgilerlede Ruhen doyabilesiniz) Bu hep böyle süre gitmiş. Bir gün Hallaç gene yemek yemeye gider aşçı sorar ”itin ne oldu” der. Hallaç sevinerek ”ben nefsimi öldürdüm artık etede ihtiyacım yok” der.

Burda şunu anlamak gerekir İnsan kendi vucut istemlerine dur diyebilmeyi öğrene bilmiş ise kendi bünyesine hakim olmuş demektir. Bu hakimiyet bilgisiz olmaz. Vucudun tüm istemlerini bilince çıkaran can, biligi ile onlara dur demesinide bilir. Bu bilme sahib olan can Hakkı kendisine görmüş olur, buda Hakka ulaşmaktır. Hakka ulaşan Can kemalete ulaşmış, bilgelik tahtında hem Hakim hemde Hekim olmuştur. Toplumun eksikliklerini görüp onlara çözümler üretendir. Halk Arasında buna Ermiş derler. Ermişlerde Bilge Kamil İnsanlardır. Toplumun eksikliklerine çare olan, dardakine, zordakine ulaşan bilge Can Hakkın varlığına ulaşmış ve Hakkikatı görmüştür. Hakkla Hakikata ulaşanlara Aşk olsun.

 

2-Hakk’ın sırını öğrenmek. Hakk bu aşamada bir Sır olmaktan çıkmış İnsanın kendisinde varlığını pekiştirmiştir. Sır denilen Havanın içindeki Nefestir Can veren. İnsan Bedenindeki ısıdır, Canlı tutan. Ateşteki enerjidir pişiren. Güneşin verdiği ışıktır aydınlatan. Suyun kaynağıdır, Suyun buharlaşması ile soğuyup yağmur olup toprağa düşmesi ile Canlılara, Nebatta, ota, ağaca meyvayı vermesi için Can verendir. Toprağın Tohumu çürütüp, filizlendirerek başağını, meyvesini, sebzesini büyümesi için analık hizmetini görmesidir. Kayanın içindeki Cevheri fark etmek Hakkın Sırrıdır. Bunların hepisi belli analizlerle denemeyle ortaya çıkarıp ispatlanan bir Bilimdir. Bu bilmi bilen bilince çıkaran can Murşid Hakkın sırrına nail olmuştur.
Hakkın Sırrı bilimdir. Toprağı işlemesini bilen, tohumu nezaman ekeceğinin farkında olan, nezaman sulanacağına doğru karar verendir. Bu Hakkın sırına varmaya ve Beden için besin maddelerini yetiştirmesidir. Kayadaki Cevheri fak eden bilimi bilince çıkarmaktır. Suyun Kimyasını bilmek tir. Vucuttaki kanın yaşama sunduğu enerjinin bilmini bilince çıkarmaktır. Her sır yaşadığımız zaman içinde fark edemediğimiz, ulaşamadığımız bilgi Sırda kalan bilgilerdir, ualştığımız, fark edip bilince çıkardığımız gerçekler sırlıktan çıkmış gerçek olmuştur. İşte

Bizlerde bu Gerçeğe Hü deriz.
Hakk dediğimiz Cümle varlıktır. Cümle varlığa ulaşmak için bilim gerekir. Uzaydaki Yıldızların, Galaksilerin varlığına ulaşabilmek için Astro Fiziği, Astrolojiyi öğrenmek ve iyi bir gözlemci olmak gerekir. Bu gözlemleri yapabilmek içinde Teleskoplara ihtiyaç var. Teleskoplarıda yapabilmek için o bilmin mühendisi olmak gerekir. Yani her yeni bir adımla gerçeğe ulaşabilmek ve gerçeğin Sırrına varabilmek için bilme, bilgiye ihtiyaç vardır. Evrende ulaşabildiğimiz her yeni bir objeyi önce ne olduğunun farkına varmak için bilgimizi zorlarız ve orda topladığımız bilgiler üzerinde ehil canlarla ( Bu Bölümün bilgeleri ile) sohbetlerde bir sonuca vararak bilince çıkarırız. İşte bir Sırrın daha farkına varmış oluyoruzki buda Hakkın Sırına varmanın bir başka bilim dalıdır. Evrende var olan kara deliklerde bir sırdır. Pirlerimiz, Bilgelerimiz derler ” Noktai Vahitten geldik, Noktai Vusulata gideriz.” Noktai Vahit Evrendeki o ilk patlamadan önce var olan ışık noktasına ”Noktai Vahit” ( Varlık Noktası-Güruhu-Naci ) demişler. Varılacak son nokta ise, sönmüş olan galaksileri yutan kara deliklerdir o Noktayada ”Noktai Vusulat” demişler yani kara delikler noktai Amadır. Ama kör demek. Kara delikde göremediği için Noktayı Vusulat = Notai Ama= Kara delik diyebiliriz. İşte binlerce yıl önce 18 bin Alemi bilince çıkaran bilgelerimiz, Karadelikleri yani Noktai Vusulatıda biliyorlarmış. Bu noktaya ulaşabilen her Can Hakkın Sırrına ulaşmıştır. Hakkın Sırını bilince çıkarmış bir başka Ör. Yediğimiz Ekmek, sofraya gelene kadar hangi evrelerde değişim dönüşümlere uğruyorki Hakk Sofrasına konulan Lokma olsun.? Buğday Tohumunu Tarlaya Ekeceksin, Tohum önce toprakta çürüyecek, sonra filiz verecek, sonra filiz başak verecek, sonra başak büyüyüp olgunlaşıp yetişecek yani sararacak, sonra biçilecek, sonra toplanıp harmana gelecek, harmanda dövülecek, sapı samanı, daneden ayrılacak, sonra Daneler yani Buğday yıkanacak ve kurutulacak, sonra değirmene götürülüp, öğütülerek un olacak, Unlar çuvallara doldurulup fırına getirilecek, Hamur yapılıp mayalanacak, sonra bölünerek Ekmeklik durumuna getirilip fırına verilerk pişirilecek ve sofraya konulan lokma olunca yenme kıvamına gelmiş olacak. O ekmek insana / canlıya enerji verecek. İşte bu aşamaların farkına varan Can hakkın Sırrını bilince çıkarmış, öğrenmiş olur.

3- Gerçeği bilmek, gerçeği gizlememek. Alev-i , Hakk Yolu. Her zaman ”GERÇEĞE HÜ” demiştir. Her gülbangımızın ardında gerçeğe hü diyoruz. Gerçek gözle görülen elle tutulan, Bilmin ispatladığı Fiziki ve Kimyevi bilimi, bilgileri Gerçektir. Gerçek gizlenemez, yalnız gerçeği bilimi almak istiyene verilir. Yani bilimle uğraşan öğrenmek istiyen herkese açıktır ve verilir burda bir gizlilik olamz. Pirlerimiz / Analarımız Ehil canlarımız derlerki ” Bir Pazarımız var alıp satmayız, almak istiyene veririz.” Burda normal pazarların tam tersidir. Alış veriş yapılmaz. Veriş alış yapılır. Yani önce verirsin, sonra alırsın. Bu Pazar tezgağındakilere baha biçilemez onun için alınıp satılmaz, istiyene rızalıkla verilir. Neden gizleriz. Yukarda anlattığımız bilgileri cahile satamayız cahil anlamaz, sevgiyi bilmez değeri anlamaz. Bir örnek. Cahile kimyevi bir ilacı verirsen dozunu bilmez ya kendine zarar verir yada doğaya işte bu anlamda Gerçeği gizleriz. Bilge Ehil can Gerçeği/ Bilgiyi kime vereceğini, kime vermiyeceğini iyi bilir. Çünkü o bir Murşiddir. Hakk Yolunun Profudur, Piridir. Gerçeği bilmek bilimle olur bilimde araştırmayla olur. ”Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” Yukarda bilimle gerçeğin nasıl bilince çıkarıldığını fark ettik.

Bu bilgileri anlıyan ve almak istiyene verilir. Anlamayana, Cahile vermek istediğinde kendine ve bilime düşman yaratırsın.
Ör. Geçenlerde Sudi Arabistan Müftüsü uçağa binip seyhat etmek günahtır, Allah isteseydi insanlar kanat verirdi. Böyle bir Cahile Evrende Cennet diye bir yer yok orda Galaksiler var, şu şekilde var oldular dersen. İlk sözü bu kafirin kellesini vurun diyeceğinden eminim. İşte Gerçekleri gizlemek denilmesini cahillere, anlamak istemiyenlere anlatılmaması gerekir. Pirlerimizin Analarımızn, Bilge Canlarımızın. Bu Pazar Rıza pazarıdır, Pazarımız isteyene açıktır, istemiyene kapalıdır. Sırdır derler. Yolun bilgisi ilimdir, ilim Ariflerle paylaşılır, Cahile sunulmaz. Bu da Bilge Canımızın Hakkikat içinde olduğunun ispatıdır. Aşk ile

4- Birlik ve beraberliğe yönelmek.
Varlıkta ikilik olmaz, varlıkta birlik vardır. Canlara Erkanlarında sunduğumuz gulbanglarda, Birliğiniz, dirliğiniz daim ve kaim olsun deriz. Günümüzde bu birliği ve beraberliği yakalamak zor amma imkansız değildir.
Birliği beraberliği sağlamak inanç işi değil. Birlik, beraberlik gönül ve biligi işidir. Toplum bilimcileri, Bilge Pirler toplumun içinde barışın sağlanabilmesi için toplumun kabul edebileceği kural ve kaideler koyması, sevk ve idareyi iyi kullanması gerekir.
İyi eğitilmiş bir toplumda insanların birbirine karşı sevgi ve saygısı olur. Kargaşa ve kavga düzensizlik, bilgi düzeyi düşük olan toplumlarda ve cehaleti öven yöneticilerle olamaz. Birlikde sağlanamaz.

Birliğe Beraberlik için bir Şiir.
BİSU Kini bilmeyiz, Küfür yoktur dilimizde.
Nefreti uçurduk, hiç kaldı Nefsimizde.
Kibiri saldık, dostur herşey içimizde.
Barışa meyl eyledik, Gül dağıtırız Biz.

İtikat ettik, İnandık Kamil İnsana.
Ademe Gönül verdik, kalbi Pak olana.
Dağları aştık, Menzilinde yol bulana.
İnandık Hakka, İkrarı dağıtırız Biz.

Sevgi verdik, ağacın yeşil yaprağına.
Yerde Sürüngene, Denizden Balığına.
Uzay Dumanına, Yıldızın uzağına.
Sevgi ile bakar, Sevda dağıtırız Biz.

Seyid Oğlu, Nurlu Sabahın Melekleri.
Zümrüt renk saçar, Göle düşen Akisleri.
Bin bir Bereket dalar, Topraktan içeri.
Günes Nurunu salar, Nur Dağıtırız Biz.

29 Eylül 2010 Berlın Ali Koçak

Birliğe toplumu eğiterek ulaşmak mümkündür. Bilge Canımız Hakk ve Hakkikat yolunda Hakkikata ulaşmışsa mutlaka yukarda yazmaya çalığtığım gerçeklerle toplumun eksikliklerini görür ve bunu Ariflerle, Toplum bilmicileri ile sohbet ederek toplumun içine sevgiyi yerleştirerek birliğe ve berabirliğe ulaşarak yönetir.
Burda Bilge Canımız Hakkikat kapısında kendisinden çok toplumun birliğine beraberliğine yönelir ve sorunları çözer. Buda O Canın Ulaştığı Bilginin (En-El-Hakkın) ona verdiği güveni sevgiyle harmanlıyarak, yuğurarak yapar ve uygular. Aşk ile

 

5- İnsanı sevmek. Alevilerde, ateşin elevi kusursuzdur der ve aleve niyaz olur. Alevin Işığını insan cemelinde gördüğü için cemale niyaz eder. ( Nur Cemaline der ). Varlık, Mikro Kozmostan yani Zerreden, Makro Kosmosa gider ve bu yolda evrimleşerek tek hücreli canlılardan çok hücrelilere, ordanda evrimleşerek İnsan olunur. İnsanı bilimle bilgelikle kemalete ulaştıran bir inanç. Mutlaka sevgi ve öğreti Yoldur. Evrende var olan Cümle varlıklara, Elementlerin (72 Tayfaya ) varlığına, aynı nazarla bakınız der Yolumuz . Bu Yol Sevgi üzerine kurulmuştur.
Hüdai Derki

Canan bizim canımızdır.
Teni bizim tenimizdir. 
Sevgi bizim dinimizdir.
Başka dine inanmayız.  

Seyid Oğlu derki
Sevgi verdik ağacın yeşil yaprağına.
Toprakta sürüngene  denizden balığına.
Uzayın dumanına yıldızın en uzağına.
Sevgi ile bakar sevgi dağıtırız biz. 

Çünkü sevgi bizim Yolumuz başak bir  dine ihtiyacımız yok ihtiyaçda duymayız. O zaman eğitimimizi, öğretimizde sevgiyi baz alıp bilimle yuğurarak gelecek kuşaklara, yolun bilimi ışığında aktarmalıyız. Bu Yol bilimde giden Sevgi Yoludur. Bu Sevgi yolu İnsanı merkeze yerleştirmiştir. Merkezde olan İnsan aklıla, bilgi ile Araştırarak, sorup soruşturarak gerçeğe varabilen ve şimdiye kadar başka ispatı olmayan yeğene canlıdır. Bu Canlı her şeyi kendisinde aramaya başlar bulduğu ve farkına vardığı her bir yenilğe bir sevgi yükler. Bu sevgi bulduğu fark ettiğ şeylere değil İnsanın kendisinedir. Kemalete varmış olan Bilge Canın sevgiden başka bir derdi yoktur o sadece sever, sever. Sevgiden eksiklik yapmasın diye gece gündüz çaba sarf eder. Aşk ile.

6- İyilik yapmak. Senden artanı birine bağışlamak değil. İylik yapmak kendi ihtiyacında olsa ondan bir kısmını ihtiyacı olan birine vermektir. İylik yapmak. Ömür doğduğunda aldığın ilk nefesle verdiğin son soluk arasında.İnsanlık için, Hakk Yolu için, Doğa için yaptıklarıdır. İnsanlığı bilen, İnsanlığı bilerek, Hakk ve İnsanlık yolunda yürüyen Canlar Hakk ve Hakikatla birleşmek için, çaba gösteren Canın en önemli görevi, aç olanı doyurmak, çıplağı giydirmek, düşeni kaldırmak, Okula giden ve ihtiyacı olan gençlere kitap defter kalem , elbise vb yardımlar yapmaktır. Bunları yaparken arkasında her hangi bir düşünceye kapılıp keşke yapmasaydımı olmadan Maddi ve Manevi yardımlarda bulunmak. İnsanların gönüllerini sevinçle doldurmak İyilik yapmaktır. Hakk Yolunda Hakkikat Kapısana varmış ve bu kadar güzelliklere sahib olan Can her yardımını bilinçli ve bir bilge gibi yapar. Aşk ile.

7- Mütevazı olmak. Tevazu sahibi insana mütevazı denir. Tevazu; Alçak gönüllü olmak. Bir Hakk karşısında kendi idrakına varabilmektir. İnsanın kendisinde bulunan bilim, mevki, Madi zenginlik gibi her hangi bir sebeble, bunlardan mahrum olanlara karşı üstünlük iddia etmemektir. ”Gerçekten Alçak Gönüllü Olan Bir İnsan, Kendisinden Hiç Söz Etmeyen İnsandır”. La Bruyere
Dilden ve Gönülden iyi niyetli olanlar Mütevazidir. Kibrimizi gururumuzu bastırarark Canlılara, Doğaya karşı merhametli olup onları kollayıp korumaktır. Tevazulu Can güzeliklerle dolu, afedici, kötülüğe karşı iylik yapandır. Mütevazi olmak kendisine karşı yapılan bed bir olayda, önce kendisini sorgulayan, yanlışlığı kendisinde arayandır. Mütevazi Can yardımı kendine bir görev olarak kabul edendir. Kendisinde çok etrafını toplumu düşünendir. Hakk Yolunda Hakkikata Varan Can Ehildir.
Her olayın eksikliğini kendisinde görmesi eksiklik olmadan neden müdahale edemediğini soruşturan Candır.

Hamlık nedir kini kibri hiç bilmem.
Bana zalimce bakanıda görmem.
Gördüğümüde kimseye diyemem.
Ben Pirime ikrar verdim vereli.
Ali Koçak Bildim Bileli şiirinde

Özetle. İkrar veren CAN.: Mütevazi Can olabilmeyi kendine görev sayması onun alçak gönüllü, Kinsiz Kibirsiz, gösterişsiz, kibar, insanları kırmayan nazik bir Can olmasıdır.

8- Kimseyi hor görmemek. Sokakta Evsiz birine rastlamıştı bir Canımız. Adam belkide aylardır hiç yıkanmamış, normal olarakda ter kokuyormuş. Acele bir Randevumuz vardı telefon etti, özürdilerim biraz gecikeceğim. bende sebebini sormadım. Biliyordum ki o Can mütevazı, alçak gönüllü biri. Mutlaka önemliki gecikecek. Adamı arabasına almış şehrin banyosuna götürmüş, adam önce şaşırmış, sonra teşekür etmiş ve içeri girip yıkanmış. Can yoldaşım masrafını ödemiş. Ordaki görevliye beni beklesin demiş ve arka sokataki bir mağazada, iç çamaşır, elbise falan alıp varmış banyoya bakmışki adam eskilerini giymiş bekliyor. Aldıklarını adama vermiş, giydirmiş adamı. Bu yaptığı iyliği anlatmak için bana anlatmadı, gecikmesinin sebebini anlattı. Ve O İnsanı hörgörmeden. O elbisenin içinde bir insanın olduğunu düşünerek ve yokluktan, yoksulluktan öyle olduğunu düşündüğü için. Bu Can Yoldaşım onu hor görmeden incitmeden iylik yapmış. Burda o Can gibi alçak gönüllü olmak, bilgi sahibi olmak, düşene yardım edebilmek vede bu yardımı yaparken, yardım ettiğin insanı incitmeden yapmak gerekir. Bir başkası mesleği, kazancı, fakirliğine bakmadan onun bir insan olduğunu bilerek ona yaklaşmak ve hiç bir zamanda kendini böyle İnsanlardan üstün görmemek gerekliliğini bilen Can Hakk Yolunda Hakkikat kapısana vermış olan Candır. Hakkikat kapısındaki Can Bilgedir, Alçak gönüllüdür, Mütevazidir böyle bir Can zaten kimseyi hor göremez. Aşk ile

9- Kimsenin ayıbını görmemek. ”Marifet Elinin ilk kapısı EDEB’tır” demiş Pir Hünkar Bektaşı Veli. Edebli olan bir Can bir Başkasının Edebsizliğini yüzüne vurmaz, vuramaz. Diyelimki bir Can nefsine hakim olamadı bir başkasına ait olan bir eşyayı aldı. Bunuda Ehil bir Can gördü. Onu gördüğünü kimseye söylemez ve onu sır olarak saklar. Buna benzer Alev-i’liğin EDEB’ine uygun olmayan fiilleride Ehil Can saklar görmemezlikten gelir. Fakat burda Hakikkata varmış Ehil bir Can bu gibi Fiillerin bir daha olmamaması için mutlaka o fiilleri yapan Canı incitmeden hatta onun yaptığı o bed fiillerin onun yaptığını imma dahi etmeden o Fiillerin İnsanlığın değer yargılarına uymadığını anlatarak toplumdaki Canlarında öyle şeyleri yapmasını önler. Bu onun bilgelik, Murşidlik görevidir. Ayıpların üstünü örtmesini bilen, ve kimseyi incitmeyen engin görüşlü Ehil Can hiç kimsenin ayıbını aşikar etmez, edemez. Burda bir eksiklik olmaması içinde çok gayret gösterir. Aşk ile

10- Eğitici ve öğretici olmak. Hakikat Kapısına varan Can Bilgedir. İnsan vucudundaki Enerji noktalarının yerlerini bilince çıkarmış. İnsan Piskolojisi bilimini öğrenip bilince çıkarmış, İnsanlar arasında veya Toplumun içindeki kargaşalıkların nasıl çözüleceğinin Hakimliğini bilince çıkarmış olan Ehil Can Murşiddir Toplumdaki eksiklikleri görüp onların nasıl bertaraf edileceğinin analizini Arif Canlarla sohbet ederek çözümünü bulur ve bu çözümü topluma ders olarak sunar ve toplumun bu tür eksikliklerini eğiterek giderir. ( Arifler hem arıdır hemde arıtıcı H.B.V) Hakkikat kapısına varan Can bilgisini, bilgeliğini yolun gerekterdiği şekli ile Canlara öğreterek eğitir. Ehil Canda Bilgi, Tecrübe tükenmeyecek kadar vardır. Anlamak isteyen öğrenmek istiyen herkese anlatır, öğretir. Bu Bilge kendi omuzlarına aldığı, bilgi yükünün görevidir. Bilge bilgiyi Canlara öğrettikçe ve sundukça kendi yükü ve sorumluluğu azalır yüküde hafifler. Bu bir Yol Gereğidir. Hakikat Kapısının beyaz ışığı evrenin farkına varan can. Her varlığın kendi bedeninde olduğunun farkına varır ve EN-EL-HAKK der.
Ben Evrenin , Kainatın kendisiyim diyebilme bilinçine bilgisine ulaşmıştır. 4 kapı 40 Makamın Özeti. Güzel Ahlaklı, Bilgili, EDEB’li, Marifetli, Sevgi dolu cömert bir İnsanı Kamil olmaktır.
Birdahaki Yazı dizimizlede Hakk Yolundayız. Aşk ile

13 Ocak 2021 Berlin Ali Koçak

Please follow and like us:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*