SURİYE SAVAŞI VE ORTA DOĞU GERÇEKLERİ

SURİYE SAVAŞI VE ORTA DOĞU GERÇEKLERİ.suriye-devrimci-aleviler-birligi-dab-alevi-kizilbas-bektasi-pir-sultan-cemevi

14 Mayıs 1948’de BM paylaşım planı uyarınca David Ben-Gurion tarafından İsrail Devleti’ni
n kuruluşu ilan edildi. Kuruluş genelgesinde hedef 2067 olarak İsrail arşivlerine girdi. Nedir bu hedef İsrail oğullarını terk edip Mısıra göç etmeden sahip oldukları topraklardır tarihte Kenan diyarı olarak ta bilinen Nil’den Fırat’ olan bölgedir. ABD destekli bu plan Filistin’i haritadan silme ve daha sonra o bölgelerdeki devletleri küçük devletlere bölerek ele geçirme planıdır çünkü burası onlara ait idi ve Tevrat’ta vaat edilen topraklar olarak geçmektedir. İsrail’in katliamları da o sene başlamıştır.

 

9-18 Temmuz 1948 Lida Katliamı: 10 içinde 60.000 Filistinli zorla evlerinden çıkarıldı, el-Tira, Tantoura, Hayfa katliamlarında yüzlerce sivil şehit edildi. -29 Ekim 1948 – Safsaf Köyü Katliamı -29 Ekim 1948 – Davayima Köyü Katliamı -12 Ekim 1953 – Kibya Köyü Katliamı -29 Ekim 1956 – Kufr Kasem Katliamı -Kasım 1956 – Samu Köyü Katliamı -15 Şubat 1968 – Ürdün Katliamı: İsrail savaş uçakları Ürdün Nehri civarındaki 15’ten fazla Filistin köyünü Napalm bombasıyla bombaladı. -12 Şubat 1970 – Abu Za’abel Katliamı -8 Nisan 1970 – Sha’a Katliamı – 8 Eylül 1972 – Suriye Katliamı – 19 Şubat 1973 – Libya Katliamı -20 Temmuz 1981 – Beyrut Katliamı 16 Eylül 1982: Sabra ve Şatilla Katliamı. İsrail yanlısı aşırı sağcı Hıristiyan Falanjist milislerin Sabra ve Şatilla’daki mülteci kamplarına düzenlediği saldırıda 2 bin 750 Filistinli hayatını kaybetti. 8 Ekim 1990 – Kudüs Katliamı: Mescid-i Aksa’yı yıkarak yerine sözde Süleyman Mabedi’ni inşa etmek isteyen Yahudilerle Filistinliler arasında çıkan çatışmada İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 30 Filistinli öldürüldü, 800 Filistinli yaralandı.

1987-1993 İsrail işgaline karşı Birinci İntifada, yani kitlesel Filistinli ayaklanması, Gazze Şeridi’nde 1987’de başladı; kısa sürede Batı Şeria’ya yayıldı. Protestolar, sivil itaatsizlik şekline büründü. Ağır silahlarla donanmış İsrail askerlerine taş atan Filistinlilerdi. İsrail ordusu karşılık verdi; çok sayıda Filistinli sivil yaşamını yitirdi. 1993’e kadar süren protestolarda toplam can kaybı bini aştı. – 18 Nisan 1996 – Kana Katliamı 25 Şubat 1994: Hazreti İbrahim Camii Katliamı: El Halil Katliamı. Amerikan asıllı İsrailli yerleşimci Baruch Goldstein, ramazan ayında İbrahim Camii’nde ibadet etmekte olan 29 Filistinliyi öldürdü, 125’ini ise yaraladı.

3 Nisan – 15 Nisan 2002 – Cenin Katliamı: Mülteci kampındaki 1.300 sivil katledildi. 22 Mart 2004: Hamas’ın kurucularından Şeyh Ahmet Yasin’e suikast düzenlendi. Şeyh Yasin İsrail saldırı helikopterlerinden açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. 17 Nisan 2004: Hamas’ın Şeyh Ahmed Yasin’den sonraki lideri Abdülaziz El-Rantisi İsrail güçleri tarafından öldürüldü. 11 Kasım 2004: Yaser Arafat zehirlendi. – Mart 2004 – Nuseyrat Katliamı 28 Şubat – 3 Mart 2008: Gazze Katliamı: İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği operasyonda en az 117 Filistinli hayatını kaybetti, 200 Filistinli de yaralandı. Yaklaşık 800 Filistinlinin evi tahrip edildi. 14 Nisan 2008: Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi’nin askeri kanadının lideri İbrahim Ebu İlba İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybetti. 27 Aralık 2008: Roket saldırılarını gerekçe gösteren İsrail, mezuniyet töreninin yapıldığı bir polis merkezini vurarak aralarında Hamas’ın üst düzey güvenlik görevlilerinin de bulunduğu 140 polisi öldürdü ve Gazze Şeridi’nde “Dökme Kurşun Operasyonuna başladı. 60 savaş uçağının katıldığı operasyonun sadece ilk saatlerinde 200’ü aşkın Filistinli hayatını kaybetti. – Ocak 2009 – Gazze Katliamı: Gazze’ye havadan, karadan yapılan saldırı ve bombalamalar sonucu çok sayıda kadın ve çocuğun bulunduğu 1.600 civarı Filistinli şehit olurken, 6.000’den fazla Filistinli yaralandı ve evsiz kaldı. 1 Ocak 2009: İsrail uçakları Hamas’ın üst düzey liderlerinden Nizar Rayyan’ı evini bombalayarak öldürdü. 15 Ocak 2009: Hamas hükümetinin İçişleri Bakanı Said Siyam, oğlu, erkek kardeşi ve ailesi ile birlikte İsrail’in füze saldırısında hayatını kaybetti.

31 Mayıs 2010: “Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” sloganıyla yola çıkan Gazze’ye Özgürlük Filosuna İsrail donanması uluslararası sularda saldırdı. Mavi Marmara gemisindeki 9 Türk yardım gönüllüsü öldü, 50’yi aşkın gönüllü de yaralandı. Eylül 2011: İsrail’in Gazze Şeridi’nde bir hafta boyunca düzenlediği hava saldırılarında 18 Filistinli yaşamını yitirdi. Kasım 2012- Gazze Katliamı: İsrail havadan ve karadan Gazze’ye saldırdı. Toplam 341 kişi katledildi. Temmuz 2014 – Gazze Katliamı: İsrail’in düzenlediği hava saldırılarında 202 kişi hayatını kaybetti. Bazıları ağır bin 400 yaralının bulunuyor. Katliam halen devam ediyor!

Öbür taraftan da ABD o bölgenin insanları arasına nifak ve düşmanlık sokma uğraşına girdi ve başardı da. İran devrimi, ardından Irak İran savaşı ve Haliç savaşı (Irak Kuveyt) Savaşın ardından Irak’ın karışması ve iç savaşın başlangıcı. Yüz binlerce insan öldürüldü veya yurdundan evinden edildi. İlk plan başarıyla sonuçlandı.

Sıra ikinci planda, Arap baharı dedikleri ve Tunus ile başlayan dalga, dalga Arap ülkelerine yayılan azaltma hareketi ülke iktidarlarını da alaşağı edip halkları birbirine kırdırmak. Mısır, Libya, Bahreyn, Uman, Yemen, gibi Başlıca ülkelerin kan gölüne dönen dünün istikrarlı ülkeleri oldular En büyük katliam ise Irak ve Suriye’de gerçekleştirildi. Irak üç ayrı etnik kökene bölündü Suriye ise fiilen bölünmüş görünmemesine rağmen akan kan son hızı ile devam etmektedir. Bunu etkileyen unsurlar yıllardır İsrail’e kök söktüren Şia kökenli Hizbullah ile Suriye Halk ordusunun bütünleşmesi ve rejime bağlı kalmalarıdır. İçinde her etnik kökenden askerin bulunması ABD ve İsrail’in projesine sekte vurmaktadır.

Suriye topraklarında rejime karsı savaşan unsurlar (IŞİD, Ahrar el Şam, ÖSO, El Nusra gibi, kökten dinci örgütler) bir avuç Suriyeli muhalif ile büyük çoğunluğu dışardan gelen teröristlerdir. Bunu en büyük destekçisi ise AK parti iktidarıdır. Bir şekilde İsrail projesinin gerçekleşmesine katkıda bulanan TC hükümeti, aynı zamanda Doğu ve güney doğu bölgesindeki Kürt vatandaşlarına karşı bir yıldırma politikası gütmektedir. Özellikle Suriye Kürtleri yapılanması olan YPG’nin IŞİD ’e karşı başarısı ABD destekli olması da aslında projenin bir parçası olduğunu anlamamız açısından oldukça önemlidir. Savaşlarda bir müttefik vardır bir muhalif vardır. Oysa ABD’nin hem YPG’ye ve savaştığı IŞİD’e dolaylı olarak destek vermesi bu projenin selameti açısından verilen önemdir.

IŞİD’i Suriye’ye sokan ABD ve müttefiki TC hükümeti. Düşündüklerini gerçekleştirmedikleri gibi YPG’nin Suriye’de söz sahibi olmasını istemeyen TC hükümeti TC içinde IŞİD’e yaptırdığı terör bahanesi ile Suriye’nin topraklarına Uluslararası arenada destek bulma açısından önemli idi. Ancak IŞİD bahanesi ile Suriye topraklarına giren TSK. IŞİD’e saldıracağına YPG kamplarını bombalamaya başlamıştır. Son alınan kararlar neticesinde YPG ve Suriye rejimi arasında süren görüşmelerin olumlu sonuçlanması halinde bu proje hayal olmaya devam edecektir. Ancak TC hükümeti YPG’ye dolaysıyla PKK’ya saldırılarını devam ettirip ortaya Suriye ordusu ve YPG’nin birleşip savunmaya geçeceği dolaysıyla. Türkiye Suriye savaşı da başlamış olacaktır.

Yani ABD ve Rusya’nın savaş sahasına dönecektir bölgemiz… Savaşta her türlü hileye başvuran Arap baharı proje üreticileri etnik kökenlerinde kaşımaktan geri kalmamıştır. Türk Kürt Şii Sünni, Alevi ayrışmasını da körüklemektedir. Umarız bölge halkları bu oyuna gelmez her türlü sunuşta ABD ve İsrail’in karlı çıkacağı bu savaş aklıselim insanlarımız tarafından engellenir. Aksi takdirde bu katliamlar 20-30 yıl sürecek gibi görünmektedir. Buda büyük güçlerin barış adı altında buralara asker yerleştirip bölge insanını resmen boyunduruğu altına alacaktır.

Mustafa Yeşil  – 15.10.2016

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın