KADIN ANA 2.BÖLÜM

Aleviliğin kadim süreğinde, evrim sonucu değişen dönüşen fakat özünden şaşmayan
temel kutsal kültler vardır. Bu kültlerin hiçbirisi birbirinden üstün tutulmaz, bazıları
zamana ve zemine göre gündem konusu olarak öne çıkar. Ancak Alevilikte hep güncel
olan kadim kült MA/Ana Tanrıça/Kadıncık Ana, her zaman Aleviliğin yön gösteren
pusulasıdır, yeri ve değeri değişmez konumdadır. MA kültünün bir türevi olan ‘Kutsal
Aile’ kültü, Anadolu da baskıcı ve baskın kültür İslam dayatması karşında İslam
Peygamberi Muhammet’in kızı Fatma/Fadime ye atfen, Türkçesi Kutsal Aile olan
kadim gelenek, Arapça Ehl-i Beyt deyimiyle Şii-İslam örtüsü altında sır edilmiştir.
Muhammet sözde İslam Dini gerçekte talan uğruna katıldığı son cihat cenginden
dönerken yolda yaptığı veda konuşması (Hutbe) içinde; “Ali, kanı kanımdan, canı
canımdan, onun nesli benim nesimdir ve bu nesil Ehl-i Beytim’dir” (hane halkım)
demesinin altında ki gerçek, erkek evladı olmadığı, Ali amcası oğlu ve kızı Fatma’nın
kocası olduğu için, ölümünden sonra İslam Devletinin varisi olduğuna dair
vasiyetidir.. Muhammet’in 3. Halife Osman la evli iki kızını ve bu kızlarından olan
torunlarını, nikahlı-nikahsız onlarca cariyesinden olan kendi çocuklarını Ailesinden
(Ehl-i Beyt) saymayışı, Ali’yi iki boyutlu akrabalığından dolayı mutlak taht vasisi
yapma tutkusundandır.
Muhammet’in Müslüman mücahit sahabelerine, Ali ve soyunu taht varisi
göstermesine rağmen, değil taht varisi yapmak, İslam inancı içinde “Ehl-i Beyt kültü,
hiçbir kutsal anlam ve değer ifade etmemiştir. Alev-i toplumunda Muhammet’in AliFatma
dan gelen soyuna yüklenen kutsiyet algısı, Erdebil Tekkesi Şii-İslam
mezhebinin Ehl-i Beyt kültü, Osmanlı icadı Bektaşi Tarikatı misyoner Babaların
gayretiyle Alev-i inancı içine sokulmuş, Aleviliğe Şii-İslam kültleri enjekte edilerek
DNA sının bozulma süreci başlamıştır. Aleviliğe değil Şii-İslam’a ait olan Ehl-i Beyt
kültü, On İki İmam, Kerbela ve Şah-ı Merdan Ali saçmalığı gibi, günümüzde Aleviliği
içten çürüten çıban haline gelmiş önemli etkenlerden biridir.
Alev-i kadim geleneğinde ki Kutsal Aile kültüyle, kadim ortaklık döneminde ki Rızalık
Şehri yaşam biçiminin yarattığı MA (Ana Tanrıça) ya atfen, kadının bulunduğu her
yer ve özellikle her aile ‘Kutsal’ sayılmıştır. Alevilikte Kutsal Aile geleneğinin inançsal
temeli olan MA, tarihin değişik evrelerinde, MA-ter, Arinna, Hepatus, Vuenesa,
Kybele, Artemis, Meryem Ana, Ana Kadın, adlarını alarak 1200’lü yıllara gelmiş,
Kılıcı kanlı İslam’ın Anadolu’yu baskı altına almasından sonra, Alev-i toplumu var
olma refleksiyle ‘Kutsal Ana’ ve ‘Kutsal Aile’ kültünü “Fatma Ana” deyimi altında sır
etmiştir..
Özellikle kanlı Yavuz döneminden sonra ki asırlar alan sürecin unutturduğu Alev-i
kadim kültlerin yerini alan Şii-İslam figür ve motifleri, günümüzde Alev-i
toplumunun kutsal değerleri gibi algılanmakta olan bu Şii-İslam olgular, Alev-i
asimilasyonunun kendi içindeki dayanaklarıdır. Aleviliği soysuzlaştıran dayanakları
yıkmak, ancak cem ritüellerinin doğa ve çıplak yaşamla ilişki içinde tarihsel bağını
kurarak olasıdır. Bu sorumluluk, Devrimci Aleviler Birliği’nin kitlesiyle birlikte
yürüteceği ‘Alevilikte Öze Dönüş’ programı içinde anlam bulacaktır.

Bektaş Özgür. 31/12/2014.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın