ALEVİLİKTE AŞURE ve YAS ORUÇU

ALEVİLİKTE AŞURE ve YAS ORUÇU

Talan edilmiş bir inançaempoze edilen 12 İmam kültü ,12 imamlık soydan kandaş islami bir kavram Alevîliğin aslında ve özünde yoktur. Olan Şiilik etkisiyle oluşmuş bir talan rüzgarıdır. Günümüzde İslamın önemli bayramına yedeklenerek “kerbela orucu” tutulmaktadır.Buna göre Kerbela katliamı kurban bayramından 20 gün sonra başlatılan On İki günlük oruç tutulmaktadır.
12 imam yada Kerbela olarak tutulan oruçlar ve diğer etkinlikler, kurban bayramının yıllık dönüşümlü, gerçekleşmesine bağlı olarak ondan yirmi gün sonra yerine getiriliyor ama ekim ayında da imam Hüseyin ‘in kerbelada ki şahadeti anılıyor. Buna bazı Alevîlerde alet oluyorlar. 


Ayrıca bir olay diyelim 12 Nisanda gerçekleşmiştir. Neden İslami biçimde Ay takvimi dikkate alınarak her yıl 13 gün öne alınarak yapılıyor. 12 Nisan‘sa 12 nisan! Ben neden 12 nisanda olmuş olayı yada yapılan etkinliği diğer yıl 31 martta kutlayayım? Şah İsmail devrinden beri Alevîlik talan edilmiş bir biçimde evrilmiş ve darbe üstüne darbe yiyerek bugünkü aslına adımlarca uzak hale gelmiştir.
Öte yandan 12 kutsallığı henüz imamlar yokken de vardı.Ör.12 ay, günün yarısının 12,12 burç, 12 Havari, olması gibi bu sayılar henüz kıristolojideki yerini almazken de vardı. Hatta yazılı tarihin oldukça ötesine geçecek kadar eski ve evrensel bir betimlemedir. Bu gerçeği bir çok nefes ve Alevi söylemi bile dile getirdiği gibi, tarihi arkeolojik kazılardan elde edilmiş, bilgi ve belgelerde ifade etmektedir.
12 sayısının evrenselliği Şah İsmail zamanından sonra 12 imam orucu haline dönüştüştürülen acı bir tarihi realitedır. Talan edilmiş bir inancın bireyleriyiz. Alevî ritüelleri tamamen örtüler altında belli gerçekleri ifade etmek olmuştur.Bilinen ve bize ait olmayan gerçekler İslam özneleri altında cisimleştirilerek verildi ve öyle sunuldu. Ama öyle zaman geldi ki bu öznelerden dolayi Alevî Baronlardan da faydalanarak belleğimizi esir aldı ve bizi İslamileştirdi. 12 sayısının evrenselliği ve betimlemeleri,Alevilik felsefesinde birer şifredirler (Takva). Evrensel kuvvet veya kuvvetleri simgelemektedirler. Alevilik erkanında söz konusu evrensel kuvvetler genel olarak insanda cisimleştirilerek anlatılmakla birlikte, zahiren eril, batınen dişildirler. Çünkü Alevilere göre evrensel kuvvetlerin en somut gerçekleştiği ve bilince çıkarıldığı vücut, İnsandır. İnsan aklıdır. İnsan evrenin ve evrensel aklın gerçekleştiği bir özettir. Evrende ne varsa ve nasıl işliyorsa insanda da o var ve öylece işlemektedir. “ insan hakkta hakk insanda” demenin anlamı da budur ve bu anlam evrenseldir.
Görüldüğü üzere Alevîlik felsefesinin kabulleri tamamen islamdan ayrı ve islama aykırıdır. Alevîliğin İnsan ve var oluşa dair kabulleri tamamen ayrıdır. Öte yandan Maya, İnka, Sümer,Hitit gibi kültürler Alevîliğin kabulleri bu uygarlıkların kabulleriyle çok büyük benzerlikler gösterir. Dikkat edilirse Şıh (Şah) İsmail Aleviliğin en sevilenlerinden biri haline gelmesi. Alevîliği talan ve asimile (Şii) etmesine rağmen bu saygı ve sevgi, Beyinlerimizi esir etmiş.


İslama ait olan 12 İmam ve Hz. Ali kültü zaman gelmiş Padişahların ve içimizdeki hainlerin etkisiyle öğretimize girmiş ve daha fazla katledilmemek için takkiye yapılarak, yol ve erkan girmiştır. Bu kadar baskı ve dışlama, katliam olmasaydı, İslam cihadçılarına bu anlam yüklenirmiydi?
Bu noktada önemli olan aslı bilmek ve nefesleri, Alevîlik erkanını bu gerçeklere göre yorumlamaktır. Damat Ali ve 12 imam 7. Yy da yaşamış islamın halifesidır. Bilgi olmadan yorum olmaz. Nefeslerimizde ki Şahı MERDAN ALİ tanrının adı Düvazlara bu açıdan bakılmalı. Alevîlik öğretisi kadim bir öğretidir. Sırlar ve gizlerle kaplıdır. Alevîliğe şahlar ve padişahlardan çok zararı dokunan Şah İsmail‘le. Bağı yoktur.
Edebi ve Felsefi olarak Alevî erkânının anlatıldığı 7‘ li, 8‘ li ve 1l‘i hece vezni ile yazılan Alevî nefeslerini yorumlamak bilgi ve bakış açısı gerektirir. Bu bağlamda nefesler incelendiğinde sırlar bir nebzede olsa Alevîliğin özü aralayacaktır.


AŞURA-MATEM ORUCU
Matem orucunun aslı siyasi bir katliam olup, Hüseyinin öldürülmesi beyinlerimize kazındı. Ama gerçek öyle değil. Müslüman Hüseyin‘in siyasi bir nedenle katledilmesinin Alevî katliamları yanında ki rolü azdır. Hüseyin‘in katledilmesi dini değil, siyasi bir olaydır ve Alevîlikle hiç ama hiçbir bağı yoktur.
“Aşura meydanı” 1500 yıllarından sonra Alevi yolağına kerbela meydanı olarak da tanımlandı. Bu adlandırma giderek öne çıktı ve tarihi aşura meydanı anlamını salt kerbela olarak lanse edildı. Tutulan 12 günlük oruç ve Ramazan oruçunda Alevilere yutturulan üç masum-u pak adına, üç günlük oruçda bu politikaların ürünüdür. 


1500lü yıllar! yine işin içinde Şah İsmail var. Alevîliğin kadimden gelen bir inancı, şiileşerek Müsliman Hüseyin‘in yasına dönüştürüldü. Belleklere kazınıp, İslam olmayan bir inanç içimizdeki hainlerin eliyle İslamileştirilince adı Kerbela Orucu oldu.
Pir Sultan, Baba İlyas, Baba İshak, Bedreddin, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi için neden yas orucu yok? Derisi yüzülen daha az mı acı çekti de, kılıçla öldürülen için oruç tutuluyor?
Aşuranın, Sümerlerden, Polinezya adalarına kadar olmasına ne demeli? Şükran perhizi (orucu) ve kurtuluş kutlaması olan Aşura, Kerbela ile bağı ve ilgisi yoktur.


Aşure değişik tarihi evrelerde değişik içerikler alarak muhtevasında değişmelere uğrasa da, insanlığın, yaşadığı zaman diliminde doğa üstü güçlerden korunma ve kurtulmuş olmasının, adına yeniden adım atarak ve tarım toplumuna geçerek, kendi besin kaynaklarını bizzat kendisinin yaratması, üretmesi ve de ürettiğinin kutsanması adına gerçekleştirilen bir kutsal şükran aşıdır. Teşekkür lokmasıdır. Yerine getirilen dinsel tören, rızkı veren “Toprak Ana”ya ve onu gerçekleştiren emeğe, bir teşekkür törenidir. Ardında olan ise bu bağlamda şenliklerdir. Depremler, volkanik patlamalar, kitlesel ölümler bir dönüm noktası olmuştur insanlık tarihinde. Bugün bile depremlerde binlerce insan ölünce yıllar süren bir kitlesel yas tutarız ve anarız. 


Alevîliğin Matem orucu. Bu bağlamda Kerbela ile zerre kadar bağı yoktur. Kurulan bağ yine İslami baskı nedeniyledir. Ve içimizdeki cehaletten ve suskunluktan silinen bir belleğin tezahürüdür.
Aleviliğin yas orucu Hallac-ı Mansur ve yol için dar ağaçlarına sürülmüş, kuyulara doldurulmuş, zindanlarda tutulmuş, susuz, aç bırakılmış, kolları kesilmiş, bacakları kesilmiş, ve en son derisi yüzülüp, kesilen kafası kalenin kapısına asılarak ibret olsun diye gelen geçene teşhir ettirilmiştir. Biz o nedenle yas oruçu tutuyoruz? Hüseyin Alevîlik için ne yapmış? Siyasi bir olay yüzünden maalesef katledilmiştir. Ama Baba Mansur, Pir Sultan, Nesimi, İlyas, İshaklar Alevîlik için, dini nedenlerle Hakka yürümüştür. …


BÜYÜK YALAN
Bu oruç 12 imam orucu ise birinci İmam ile 12. imam arasında 248 yıllık bir zaman dilimi var. Bu süre zarfında Aleviler 12 oruçunu tutmamışlar mıdır?
Kerbela olayı siyasi bir olaydır. Neden dini bir olay gibi gösteriliyor? Kerbela olayı neden din iman sorunu olarak getirilip Alevi erkanına sokuldu. 12 imam orucu madem bu kadar din ve iman sorunu da neden hiçbir Müslüman tutmaz?
Kerbela oruçu Alevilerin tekelinde değil. Farklı isimle de olsa Hıristiyan, Budist, Asuri, Ermenilerde, Polinezya yerlilerinde de var.
12 İmam kerbela ise hep ekim ayında tutulması gerek. Neden kurban bayramından 20 gün sonrasına tabi kılınmış? Her yıl şu kadar artık gün oluyor onun için döndürülüyor. İnsanlığı kandırmanın sonu yok .
Müslimanlıkta Oruç bedenin zekâtıdır. Ramazan ayında yanı sıra Recep ayının 13–14–15 günleri, Miraç günü olan 27 recep, Berat günü olan 15 Şaban İMAM Âlin‘in halife olduğu gün olan 19 Zilhicce günleri oruç tutuluması farz. Fakat müslimanlar Muharrem ayında 12 gün oruç tutmazlar çünkü kendilerine farz degil.


Ölenlerin yası toplumların bilinç seviyelerine göre değişgenlik gösterir. İnsan olarak ölen yakın akrabalarımızı anmak için çeşitli törenler düzenleriz. Bu törenlerde göz yaşı dökülür, ağıtlar yakılır, kederli bir müzik dinlenir ve mezarlar ziyaret edilerek, mezarların dış tarafından cenazenin yanı başındaki bir kaba açılan, önceden inşa edilmiş çukurlara ekmek bırakılırdı.Ör. Peru‘lular Ekim ayında ölülerin adına büyük festivaller düzenler.


Bugün Maya dilinin konuşulduğu orta Amerika ülkelerinin yerlileri Kasım ayının girmesiyle beraber ormanlardaki açık alanlarda, kavşaklarda ve kuytu köşelerde ki belli ağaçlara en iyi cins mısırdan yapılmış ekmek ve yiyecekler koyarlar. Bunlar ölmüş insanların ruhları içindir.


Gılgameş Destanı, Mezopotamya’lılar,Perulular, Hindu‘lar, Pasifik adalarının sakinleri, Tongo halkı,, Avusturya‘lılar, Eski Pers‘ler, Eski Mısır‘lılar, ve Avrupa’nın kuzey milletleri arasında kutlanır ve Japonya’da, Hindistan’da, Avusturalya’da, Eski Roma’da ve Eski Mısırda 3 gün sürer
Bu kültürlerden de anlaşılacağı üzere ölüm sonrası yapılan anmalar, törenler aynı olmasa da insanlığın karşılaştığı büyük felaket ve onun anılması, kurtuluşun, teşekkürün bir yansımasıdır. Farklı kültürlerin aynı töreni yapması elbet beklenemez ama amaç aynıdır. Bu bağlamda Alevîliğin serçeşme olduğu ve kadim bir inanç olduğu bunlardan anlaşılmaktadır. Alevilik ile İslam bağlantısı kurmakla uğraşmak yerine, kadim uygarlıklara bakmak Alevîliği anlamakta daha faydalı olacaktır.Özetle Oruç ve akabinde yapılan Aşure yas ve şükran, teşekkür amaçlıdır. Ağır şartlar içerir. İslamla ve siyasi kerbela olayı ile zerre bağlantısı yoktur. 


Öte yandan Şah Hatayi mahlasıyla baş köşede oturan Şah İsmail’dir. Böylesine bir evrensel etkinliği (Aşura), kerbela gibi bir siyasi konuya adapte etmekle kalmıyor Şah İsmail, bütün bir yol-erkan kurallarını da Kerbela ile sınırlıyor.
Sonuç itibarilyle Damat Ali ve 12 imamlık soydaş ve kandaşlık Alevîliğin kutsal erkanına konulmuş zorla kabul edilmiş İslam özneleridir. Etiyle, kanıyla var olmuş ve İslamcı olan kişiler erkana konulmuş bu zülüm Alevîliğin üzerine kene gibi yapışmışlardır.


Usül erkân bilmez nadan elinden
Usül ağlar erkân ağlar yol ağlar
Bülbülün figanı gonca gülünden
Bülbül ağlar diken ağlar gül ağlar
Pir Sultan ABDAL

Saygılarımla
Kazım DURSUN

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın