
Korkunç bir cinayet ve korkunç bir karar
(31 Mart 2025)
Olayı anlatan İbni Abbas( Hz. Muhammed’in amcası oğlu).
Kör bir adamın bir ümmü veledi(adamdan çocuk doğuran cariyesi) vardı, Hz.Muhammed’e
küfür eder, hakkında kötü sözler söylerdi. Kör adam ise Müslümandı ve cariyesini: “Bunu
yapma-etme” diye uyarırdı, ancak cariye dinlemiyordu. Cariye bir gece yine sövmeye
başlayınca kör adam kalkar hançeri kadının karnına saplar ve üzerine basar. Kadın kan revan
içinde kalır, can verir. O sırada çocuk kadının bacakları arasına düşer. (Anlaşılan kadın
hamileymiş, adam hançer saplayınca o da dışarı fırlamış. Artık ölmüş mü ne olmuş bu konuda
detay yok). Sabah olunca olay Muhammed’e anlatılır. Kendisi halkı toplayıp
“Bu işi yapan şahsı Allah’a havale ederim, kim yapmışsa ayağa kallıp söylesin.
Bunun üzerine kör adam kalkar safları yararak Muhammed’in yanına gelip oturur ve olayı
anlatır. Sana küfür eder çirkin sözler söylerdi. Onu uyardığım halde vazgeçmedi. En son
hançeri karnına sapladım öldürdüm. Üstelik benim ondan inci tanesi gibi (çok güzel) iki
oğlum da var ve kadın da bana saygılıydı.
Adam bunu anlatınca Muhammed: “Dikkat edin! Şahit olun ki, o kadının kanı hederdir(katil
olan kocasına herhangi bir ceza, yaptırım) gerekmez.” diyor.
Evet; cariye bir kadın ve sözlü eleştiri veya sövmeden başka da yaptığı bir şey yok. Üstelik
kör adama cariyelik yapmış, saygı göstermiş ve adamdan da iki evlat sahibi olmuş(onlar da
annesiz kaldılar); ama sadece inanç yüzünden hanımını katlediyor, Muhammed de “Oh
olmuş” diyor. İslam budur işte: En yakın akrabayı bile birbirlerine düşman yapar. Bu olay
somut bir örnektir; yoksa merak eden açar Kur’an’ı, Tevbe suresi 23 ile Mücadele suresinin
son ayeti olan 22’ye bir baksın yeterli. Bu ayetlerde en yakın akrabalar birbirlerine düşman
ilan edilir.
Burada benim için Hz. Muhammed’in yaklaşımı, verdiği karar önemli. “ Hz. Muhammed
Döneminde Öldürülen Muhalif Kadınlar” adlı kitabımda benzer örnekler çok.
Bir de bu olayın kaynaklarına bakalım, acaba ne kadar sağlam. Evet; hadis sağlamdır. Hangi
islam alimi yazmışsa olumsuz bir şey dememiştir. Hatta çoğu: ”Sahihtir” vurgusunu da
yapmıştır. İlk dönem hadis alimlerinden bunu işleyenlerden birkaçını ekliyorum. Hatta
Kur’an tefsirlerine bile konu olmuş bu olay. Örneğin Kurtubi(h.671.ö) bunu Tevbe suresi
12’de işlemiş. Aşağıya aldığım kaynaklar bir nümunedir; yoksa onlarca alim bunu işlemiştir.
KAYNAKÇA:
a)Ebu Davud(H.275.ö), hadler 2/4361
b)Nesai(H.303.ö), Muharebe 16/4070
c)İbni Ebi Asım(H.287.ö), Diyat, s. 533, no: 299
d)Taberani(H.360.ö), Mucemi Kebir, c. 11/351/11984
e)Darekutni(H.385.ö), Sünen c. 3/111, no: 3155-56
f)Beyhaki(H.458.ö), S. Kübra Nikah 37/13375,c. 7/60
g)Elbani(M.1999.ö), İrvaü-l galil c. 5/91, no: 1251