PROTOKOL ÖNLERİNDE DÖNÜLEN SEMAH’IMIZ
“Köklerinden kopmuş bir ağacın fırtınaya dayanma gücü yoktur!” (…)

İkrar ve rıza esasına dayanan ve Hakikat Yol’u (Alevilik), inancınınkendi içinde var ettiği yaşamsal pratiği ile tarih sahnesine çıktığı ilk günden beri egemen din, inanç ve mezhep sisteminin dışında kalarak ve erke bulaşmayarak toplumsal değer ve kurallarını ve de ahlaki-politik duruşunu koruyarak içinde yaşadığımız yüzyıla ulaştı. Ancak son yıllarda Yol’umuzun (Rızalık, Cem Semah ve Lokma) değerlerinin içinin boşaltıldığını ve “başkalaşmanın” derin bir şekilde yaşanmakta olduğunu açık bir şekilde görmek mümkündür.
Yazı konumuz protokol önlerinde dönülen Semah’ımız! Hakikat Yol’unda (Alevilikte) Cem’in bir parçası olan Semah; Cem’de hakikat meydanında coşa gelip özünü Hakk’a teslim etmektir. Semah; Cem’de hakikat meydanında, hizmet sırası geldiğinde Pir’in dile getirdiği gülbank ile başlar. Ve Cem Âşığının okuduğu deyiş’lerle Canlar coşa gelip Semah dönerler. Canlar coşa gelip Semah döner iken Pir “seyir için olmasın, Hakk için olsun” diyerek Cem meydanda bulunan Canlara nasihat eder. Ve Semah dönen Canlar, sorumluluk bilinci ve iç huzur ile hizmetlerini yerine getirirler. Özü itibariyle burada “Semah ekibi” diye bir kavrama ya da oluşuma yer yoktur.
“Sanma semah boş bir dönüş şeklidir
İnsan bedeninde coşku selidir
Zannetme gök böyle duruyor
Gördüğün Kâinat semah dönüyor…” (…)
Gerçek böyle iken, büyük bir çoğunlukla kimi Dernekler ve “Cemevleri” gençlerden oluşan “Semah ekipleri” oluşturdular. Gençlerden oluşturulan bu “Semah ekipleri” sanki ‘okulların halk oyunları ekibi’ gibi kimi etkinliklere ve anmalara gönderilerek, protokol önlerinde “gençlere Semah” döndürülmeye başlandı.
Özellikle son yıllarda Dernek, Federasyon, Vakıf ve benzeri yapıların organize ettiği “anma, açılış ya da temel atma etkinliklerinde” Semah’ımızın “folklorik” bir ögeye yani bir gösteriye” dönüştürülüp içinin boşaltıldığına açık bir şekilde tanık olmaktayız.
Üzülerek belirteyim ki; kimi Alevi kurumlarının gerçekleştirdiği her “etkinlik ve program”da ‘halk oyunları’ ekibi gibi, “Semah ekibi” adıyla, protokol önlerinde Semah’ımız bir “gösteri aracına” dönüştürülerek, “folklorik bir gösteri” şeklinde dönülmekte; gülbanklar, deyişler ve nefesler anlamını yitirmektedir. Geldiğimiz noktada, Yol’a ikrar vermiş bir Can olarak; Dernek, Federasyon ve Vakıf Başkanı ve Yöneticilerimizi bu konuda hassas ve duyarlı olmaya davet ediyor ve Semah’ımızın ‘folklorik’, bir gösteriye dönüştürülmesi hatasından bir an önce geri dönülmesini talep ediyorum.
Özü itibariyle Cem’imiz de hakikat meydanında, pir huzurunda yerine getirdiğimiz tüm hizmetlerimiz ikrar ve rıza esasına (hukukuna) dairdir. Bu bilinçle topyekûn olarak bizler; başta Cem’imizin bir parçası olan Semah’ımız olmak üzere Yol’umuzun değerlerinin (Rızalık, Cem ve Lokma) içinin “boşaltılmasına” karşı çıkarak “var olmaya” mı devam edeceğiz! Yoksa Yol’umuzun yukarı da dile getirilen değerlerini ‘günü kurtarmacı’ algılara ‘alet’ etmeye ve de siyasi çıkarımıza feda’ etmeye devam mı edeceğiz?
Sonuç olarak: değerlerimizin içinin ‘boşaltılmasına’ karşı çıkmak demek, asimilasyona, yozlaşmaya, çürümeye ve manipülasyona (güdümlemeye) direnmek demektir. Yol’umuzun değerlerini ‘günü kurtarmacı’ algılara ‘alet ve feda’ etmek ise ikrar ve rıza hukukundan uzaklaşarak yozlaşmaya ve çürümeye kapı aralamak demektir. Karar sizin, karar bizim ve karar hepimizin!
Gerçeğe Hü… Sevgiyle. Aşk ile.
Mehmet Kabadayı
#yol
#ikrar
#hakikat
#semah
