KISA VE ÖZ OLARAK ALEVİLİK NEDİR?

11025153_10205979120458443_6998536742980713967_n

KISA VE ÖZ OLARAK ALEVİLİK NEDİR?
Alevilik, her şeyden önce sorgulayan bir inanç ve merkezi olana karşı gelişen bir öğreti olarak ortaya çıkmıştır. Bu anlamda, Alevilik, insanlık var olduğundan bu yana bir toplumsal anlayış ve bir felsefi inanç boyutuyla varlaşmış ve bugüne kadar da gelmiştir.
Alevilik, insanlığın, var olduğundan bu yana geliştirmiş olduğu en geçerli, en temel ve en güzel değerleri özüne katarak, o değerleri yaşatmaya çalışan, en insani değerlere sahip çıkan ve onları yaşamın pratiğinde savunan bir inanç ve öğretidir. İnancı akla taşıyan, çağı okuyan, geçmişin en üstün değerlerine sahip çıkan, çağdaş değerleri önemseyen; bilimi, aklı ve mantığı, fiziksel dünyanın verilerini vs gerçeklik olarak gören; inancı insanın iç dünyasına indirgeyerek, insanla Tanrı’yı buluşturmayı isteyen ve Tanrı’nın bilinebileceğini savlayan vs bir Bâtıni inanç ve öğretidir. Bundan dolayı da hiçbir dinin içine sığdırılacak kadar da sınırlı değildir.
Alevilik genel olarak Teozofik düşünceyle beslenmiş ve düşünsel gıdasını bilgelerden, velilerden ve mürşitlerden almıştır. Teosofik düşüncenin en önemli yanı Tanrı’nın bilinebileceğine dönük anlayışıdır. Bu düşünceye göre, Tanrı, doğanın her olgusunda ve yapısında mevcut olan özdür. O halde, Tanrı, doğanın ve dolayısıyla insanın dışında değil içindedir. İç, öz bilinirse Tanrı da bilinir. Alevilik bu düşünsel yapı üzerinden gelişmiş ve beden bulmuştur.
O halde özetlersek;
Alevi-Bektaşilik:
-Bâtıni (gizemci) -tasavvufi ve gnostik (derin ve içsel bilgi) bir inanç; dünyevi, akli ve seküler (çağdaş) bir öğreti; eşitlikçi-paylaşımcı bir toplumsal anlayıştır. Bu öğreti şiiri, müziği, (sazı-sözü), kısacası sanatı içselleştiren ve öğretisini sanatla ortaya koyan, bilgiye değer veren ve bilgiyi herkese ulaştırmayı hedefleyen bir aydınlık yoldur. Alevilik, inancı akla taşıyarak bilime, akla-mantığa uymayanları eleyen; bilgelerin, ozanların, düşün insanlarının, velilerin, pirlerin, dervişlerin vs. ortaya koyduğu kendine özgü bir inanç ve öğretidir. Bütün düşünsel değerlerini ve ritüellerini Cem’de yaşatan ve Dört Kapı- Kırk Makam’la bütünsel yapısını ortaya koyan bir inançtır.
Alevilik, temel öğretisini ve inancını yaşamın pratiğinden almıştır. O ne bir mezhep, ne bir tarikattır. Çünkü hiçbir mezhebin ve tarikatın dar kalıpları içine sığdırılamaz. Yaşamla bütünleşen, insani değerleri öne çıkaran, çağın değerlerini yaşayan ve yaşatan bir yol, düşünce, inanç ve içinde gizemsel iletiler de taşıyan bir bilgeler öğretisidir.
Yakan, yıkan, korkutan, cehennem narına atan vs. bir Tanrı anlayışını dışlayan; koruyucu, zenginlik sunucu, yardım edici, güzelliği ve iyiliği var edici vs. bir Tanrı anlayışını savunan bir inançtır.
Anadolu Aleviliğinin temel yapısı budur.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*