HAKİKATÇİ ALEVİLİKTE DEVRİYE NEDİR? – Mehmet Yapıcı ( Devrimi )

HAKİKATÇİ ALEVİLİKTE DEVRİYE NEDİR?

Mehmet Yapıcı ( Devrimi )
“Can ölmez, devri daim olur.”
Devrîye Kavramının Kökü
Hakikatçi Alevilikte “devriye”, canın ölmediği, sadece bir bedenden diğerine devrettiği inancıdır. Bu öğreti, doğrudan varlık birliği (vahdet-i mevcûd) anlayışına dayanır. Devrîye, ruhun ya da daha doğru ifadeyle canın, evrende sürekli bir dönüşüm ve yeniden doğum döngüsünde olduğu düşüncesine yaslanır. Bu anlayışa göre:
“Ölüm son değildir; can bir ırmak gibi akar, bir gövdeden diğerine geçer. ( Kalıp değiştirir) Kimi zaman bir bitki, belkide bir hayvan? Yada cevherde bir kaya? veyahutta bir insan ? ”
Bu kavram, Alevi ozanların deyişlerinde, pirlerin sohbetlerinde ve cem meydanlarında sıklıkla dile getirilmiştir. Devrîye, bir doğum-ölüm-deneyim zinciridir; insanın kemâle erinceye kadar süren yolculuğudur.
Devrîye Neyi Anlatır?
Can ölümsüzdür, ancak beden gelip geçicidir.
Her can, yaşamı boyunca bir sınavdan, bir pişmeden geçer.
Eğer bu yaşamda kemâle ulaşmazsa, yeniden bir bedenle cana
( Cevherde var olan, Bitkide can bulan, Hayvan’da harekete gecen ve İnsanda bilince eren ) gelir.
Amaç, bilgide, ahlakta, sevgide ve hakikatte olgunlaşmaktır.
Can, bu döngüde kendini, Hakk’ı, Evren’i ve Doğa’yı tanıyana kadar devriye halindedir.
Devrîye Felsefesinin Temel Dayanakları
Vardan var olma ( Vahdeti Mevcuttan, Vahdeti Vucuda )
Hakikatçi Alevilikte yaratılma yoktur. Her şey var olanın başka biçimlerde yeniden tezahürüdür. Bu düşünceye göre can, bir defalık yaratılmış değildir; kendisinden önce de vardı, kendisinden sonra da var olacaktır.
Doğayla bir bütünlük
Can, doğadan gelir ve doğaya döner. Rüzgârda, suda, toprakta, ateşte, dağda, agacta, kurtta, kuşta… Can her yerdedir ve bir süre sonra yeniden insan suretinde doğabilir?.
Bilgiyle tekâmül
Devrîye, yalnızca bedensel bir dönüşüm değil, aynı zamanda bilgisel ve ahlaki tekâmül sürecidir. Her devranda can, yeni bir ders öğrenir. Her yaşam, yeni bir aşamadır. Her hatıra, yolun işaretidir.
Devrîye Alevi Şiirinde ve Deyişlerinde
Pir Sultan Abdal:
“Bu kacıncı ölmem, ölür, ölür diriliriz…”
Bu sözle kast edilen “ben”, devredip duran candır. Ruh değil, bir bilinç halidir. Kendisini hakikatte bulan “ben”.
Seyyit Nesimî:
“Ben enel Hakk’ım, Hakk benim.”
Devrîye, bu sözün pratiğidir. Hakk olan can, defalarca dönüşteyken kendini tanıyarak Hakk’a ulaşır.
Harabî:
“Nice canlar geldi geçti, kimse kalmaz bu meydanda,
Her gelen kendi devranın, hakikatle tanır anda.”
Bu ifadeler, canın süreklilik içinde kendini tanıma ve olgunlaştırma sürecini betimler.
Devrîye ve Bilimsel Bakış
Modern bilimler de artık maddenin yok olmadığını, sadece biçim değiştirdiğini ortaya koymuştur. Hakikatçi Alevilik, bu bilimsel gerçeği bin yıllar önce şu sözle dile getirir:
“Can ölmez, ölürse ten ölür can devr-i daim olur.”
Bu yaklaşım, metafiziksel olmaktan çok, varoluşsal bir farkındalık ve doğaya bütünlüklü bir bakıştır. Her can, evrenin parçası olarak sonsuz bir dönüşüm halindedir.
Devrîye ile Reenkarnasyon Aynı mı?
Hayır. Reenkarnasyon, genellikle bireysel ruhun farklı bir bedende yeniden doğmasını anlatır ve kişisel kimliğin sürekliliğine odaklanır.
Devrîye ise, kimlikten bağımsız bir can devinimidir. Alevilikte “ruh” değil, “can” kavramı vardır. Bu can, evrensel bilinçtir. Devrederek kemâle erer.
Devrîye’nin Toplumsal ve Ahlaki Yansıması
Devrîye öğretisi;
Kimseye üstünlük taslamamayı,
Her canı kıymetli görmeyi,
Doğaya ve yaşama saygı duymayı,
İnsana karşı sevgiyi esas almayı öğretir.
Her canlı potansiyel olarak senin geçmişteki hâlindir. Her yeni doğan çocuk, belki de senden önceki bir erendir?.
Devrîye Anlayışının Sonunda Ne Vardır?
Kemâl: Can kendini tanır, hakikati bilir, sevgiyle yaşar, nefsini aşar.
Birlik: Artık dönüşmez. “En-el Hakk” hakikatinde erir. Hakk ile bir olur.
Bu, “Rıza Şehri”ne varmakla eşdeğerdir. Sonsuz döngü biter, can Hakk ile hak olur.
Sonuç: Devrîye Bir İnanç Değil, Hakikat Yolculuğudur
Hakikatçi Alevilikte devrîye, ne sadece bir inançtır ne de sadece bir öğretidir. Devrîye, hakikatin döngüsel nefesidir.
Bu döngüde herkes yürür, herkes yanar, herkes yeniden doğar.
Amaç: Aynada kendini görüp, kendinde Hakk’ı bulmaktır.
“Can Ölmez, Devrân Dönmez Mi?”
Can bir nurdur geçer andan,
Dolaşır deviri devrandan.
Düşer toprağa bir yandan,
Yine biter, çiçek olur.
Beden ölür, can ölmez,
Bilinç akar, hiç durmaz.
Ölüm, devran, biz durakçı,
Yol vardan gelir, ışık olur.
Kimi kuşta, kimi taşta,
Kimi dağda, kimi ırmakta.
Her can Hakk’tan bir parça,
Kendi kendine konuk olur.
Düşme gaflete, sanma yokluk,
Var içinde bin bir donda çokluk.
Devrîyenin yolu var ile varlık,
Teklik ile çokluk hakk olur.
Bir gün gelir açar sırrı,
Yolcu erer Rıza Şehri’ne.
Devrîye biter bir olur senle,
Can, Hakk olur, hakk can olur.
Devrimî der: Bil özünü,
Can tanısın her yüzünü.
Devrân dönüp bul özünü,
Her nefeste devri aşk olur.
Aşk ile Mehmet Yapıcı ( Devrimi )