Hakikatcı Alevilik  Çocuklara ve İnsanlığa Sevdalıyız (Mehmet Yapıcı ( Devrimi )

Hakikatcı Alevilik  Çocuklara ve İnsanlığa Sevdalıyız

İnsanın sevdası yalnızca kendisine, doğaya ya da emeğe değil; en çok da geleceğe ve insanlığa yöneliktir. Bu geleceğin en saf, en temiz yüzü ise çocuklardır. Çocukların mutluluğu, özgürlüğü ve huzuru, insanlığın vicdanının en temel ölçüsüdür. Çünkü bir toplumun gerçek değeri, çocuklarına nasıl bir yaşam sunduğunda gizlidir. Hakikatçi Alevilik anlayışında çocuk, sadece bir aileye değil, tüm topluma aittir. Onların gülüşü, geleceğin habercisi; onların gözlerindeki umut, insanlığın hakikate yürüyüşüdür.
Çocuğa Sevda: Geleceğe Umut Eklemek’tir
Her çocuk doğduğunda bir ışık taşır. Bu ışık, güneşin doğuşu gibi, yeni bir başlangıcı ve umudu temsil eder. Çocukların güvende, özgür ve mutlu yaşaması için gösterilen çaba, aslında insanlığın özüne duyulan sevdanın en somut göstergesidir.
Hakikatçi Alevilikte çocuk, toplumun emaneti olarak görülür. Onlara bırakılacak olan miras yalnızca mal-mülk değil; adalet, özgürlük, barış ve sevgi dolu bir dünyadır. Çocukların ağlamadığı, korkmadığı, ezilmediği bir dünya için bedel ödenmiş; nice mücadeleler verilmiş, nice yaralar alınmıştır. İşte bu nedenle, “çocuklara sevdalı olmak” yalnızca onları sevmek değil; onlar için daha iyi bir dünyanın inşası için mücadele etmek demektir.
İnsanlığa Sevda: Mazlumdan Yana, Zalime Karşı
Sevda yalnızca bireysel bir duygu değil, aynı zamanda evrensel bir sorumluluktur. Alevi yolunun temelinde, zalimin karşısında, mazlumun yanında olmak vardır. İnsanlığa sevdalı olmak, dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeden her cana eşit değer vermektir. İnsanlık bir bütündür; bir canın incinmesi, tüm insanlığın incinmesidir.
Bu anlayışla, Hakikatçi Alevilik her daim halkların kardeşliğini savunmuştur. Yalnızca kendi toplumu için değil, dünyadaki bütün mazlumlar için mücadele vermiştir. Çocukların ağlamadığı, kadınların ezilmediği, halkların sömürülmediği bir dünya ideali, bu sevdanın en güçlü ifadesidir.
EN-EL HAK: Aradığın Ne Varsa Sendedir
Hakikatçi Alevilikte insan, hakikatin kendisidir. “EN-EL HAK” yani “Ben Hakk’ım” söylemi, insanın özünde evrenin bütün bilgisini, sevgisini ve kudretini taşıdığını anlatır. İnsan, dışarıda bir yaratıcı aramak yerine kendi özünde Hakk’ı görür. Bu bakış, insanı yüceltir; onu değerli, eşsiz ve sorumlu kılar.
“Aradığın ne varsa sendedir” anlayışı, insanı hem bireysel hem de toplumsal sorumluluk taşımaya yönlendirir. Çünkü insan, kendindeki Hakk’ı fark ettikçe, başka canların incinmesine izin veremez. Çocuklara, mazlumlara, doğaya sevdalı olmak işte bu farkındalığın bir sonucudur.
Rıza Şehri: İnsanlığın Ortak Ülküsü
Sevdanın en yüce hedefi Rıza Şehri’dir. Bu, Alevilik öğretisinin toplumsal ütopyasıdır. Rıza Şehri’nde kimse kimseyi sömürmez, kimse kimseyi incitmez, herkes birbirinin rızasını gözeterek yaşar. Çocukların özgürce koştuğu, kadınların eşitçe yer aldığı, halkların kardeşçe buluştuğu bir dünya düşü, Rıza Şehri’nin en yalın tasviridir.
Çocuklara ve insanlığa sevdalı olmak, bu düşe sevdalı olmaktır. Bu sevda, bireysel bir özlem değil, ortak bir yolculuktur. Tüm insanlığın özlemlerini, acılarını ve umutlarını birleştiren bir ülküdür. Hakikatçi Alevilikte sevdanın hedefi, işte bu ortak rızalık düzenine ulaşmaktır.
Sevdanın Bedeli: Mücadele ve Direniş
Çocuklara ve insanlığa sevdalı olmak, sadece güzel sözlerle dile getirilecek bir sevda değildir. Bunun bedeli vardır. Tarih boyunca nice yol eri, çocuklar mutlu olsun, halklar kardeşçe yaşasın diye canını ortaya koymuş, dara durmuş, sürgün edilmiş, katledilmiştir.
Bu mücadele, sevdanın en yalın kanıtıdır. Çünkü gerçek sevda, uğruna bedel ödemeyi göze alandır. Sevgi ve hakikat için mücadele edenler, yalnızca kendileri için değil, tüm insanlık için bir ışık yakmışlardır. Bu ışık, geleceğe taşınacak en büyük mirastır.
Açıkçası Canlar
“Çocuklara ve insanlığa sevdalı olmak”, Hakikatçi Alevilik anlayışında sevdanın en yüksek mertebesidir. Bu sevda, yalnızca duygusal bir bağ değil, hakikate dayalı bir sorumluluktur. Çocuğa sevda geleceğe umut ekmektir; insanlığa sevda mazlumdan yana, zalime karşı olmaktır. EN-EL HAK söylemiyle insanın özünde hakikati görmektir. Rıza Şehri’ne varma arzusudur.
Ve nihayetinde bu sevda, bedel ödemeyi göze alarak barış, kardeşlik ve özgürlük yolunda yürümektir. Çocukların gülüşü, insanlığın sevdasıdır. İnsanlığın sevdası, hakikatin kendisidir.
Çocuklara ve İnsanlığa Sevdalıyım
Her çocuk bir güneştir, doğar umutla yarına,
Hakikat onlarda var, gözlerinde ışık görene.
Gelecek onlarla yeşerir, sevdayla aşkla büyür,
Onların gülüşünde insanlığın özü sevdası var.
Mazlumun yanında dur, zalimin önünde set ol,
Hakikat yolcusuna sevda, direnişle yoldaş ol.
İnsanlığa umut, halklara kardeş, cana rehper ol ,
Her cana aynı bakan, kardeşlikle bağrını yakan ol.
Aradığın ne varsa, özünde saklı cansın sen,
EN-EL HAK diyen, hakkı insanda gören.
Kendi özüne bakan, özünde sevda yakan,
Bir çocuğun gönlünde, hakikat yürekte atar
Çocuğun gözyaşına kıyar, bugun zalimler,
Hakikate ters düşen, zulmün içinde yanar.
Sevdalı olan gönül, mazlumdan yana tuter,
Hak yolunda direnen, Rıza’ya doğru gider.
Rıza Şehri bir düş değil, ortak bir ülküdür,
Sevda ile kurulmuş, ülkü barışın yüküdür.
Kadın, erkek, çocukla kardeşçe bir öyküdür,
Her canın rızası var, sevda çocukta büyür.
Geleceğe sevda bu, çocuklara umut ekmek,
İnsana hakikatle sevgiyle yol göstermek.
Barışın türküsünü dillerden düşürmeyen,
Sevdalıdır insana, zulme karşı direnmek.
Sevdanın bedeli var, dara duran pir bilir,
Her adımda iz bırakır, hakikatle yol gelir.
Mazlum için bedel ödenir, serini verir,
Ama sonunda ışığa, hakikate varılır.
Sevdalıyım insana, çocuğun gülüşüne,
Barış dolu yarına, kardeşçe yürüyüşüne.
Hakikatle yoğrulmuş sevda yolun Devrimi,
Çocuklara sevdalı can, insanlığa sözüdür.
Aşk ile Mehmet Yapıcı ( Devrimi )