Eline, Diline, Beline Sahip Olmak 
Alevilik öğretisinde “Eline, diline, beline sahip olmak” (EDB) ilkesi, bireyin ahlaki ve manevi gelişiminde temel bir yere sahiptir. Bu ilke, sadece bireysel bir disiplini değil, toplumsal sorumluluğu ve hakikate olan bağlılığı da ifade eder. EDB, insanın kendi davranışlarını sürekli kontrol etmesi ve bu kontrol aracılığıyla topluma katkı sunması anlamına gelir. Hakikate ulaşan her talip, bu ilkeleri özümseyerek yoluna devam eder ve su gibi arı, duru ve temiz bir yaşam sürer.
Eline Sahip Olmak
Eline sahip olmak, kişinin emeğini doğru yolda kullanmasını ve haksız kazançtan, Emek’siz maldan uzak durmasını ifade eder. Alevilikte emek kutsaldır ve her birey emeğiyle kazandığını paylaşmayı, başkalarının hakkına girmemeyi öğrenmelidir. El, iyilik ve güzellik yaratmanın bir aracıdır; bu yüzden talip, elini adil ve hak yolunda kullanmalıdır.
Devrimî der ki:
“Elini haksızlığa uzatan, hakikatin kapısında geri çevrilir. Eline sahip olan, kendi emeğinin değerini bilir.”
Diline Sahip Olmak
Diline sahip olmak, doğru ve dürüst konuşmayı, kimseyi incitmemeyi ve yalan söylememeyi gerektirir. Alevilikte dil, hakikatin ifadesidir ve dilin temiz olması, insanın özünün temizliğini yansıtır. Talip, diline sahip çıkarak dedikodu, fitne ve yalan gibi olumsuzluklardan uzak durmalıdır. Doğru söz, hakikate giden yolda bir anahtar gibidir.
Beline Sahip Olmak
Beline sahip olmak, iffetli ve namuslu olmayı ifade eder. Alevilikte bireyin sadece kendi bedenine değil, çevresindeki insanlara da saygı duyması esastır. Cinsellik, sevgi ve sadakat çerçevesinde yaşanır; başkasının haklarına veya onuruna zarar veren hiçbir davranış kabul edilemez. Talip, beline sahip olduğunda hem kendisine hem de topluma karşı ahlaki sorumluluklarını yerine getirmiş olur. Bu ilke, bireyin manevi temizliğini de korur.
Devrimî der ki:
“Dil, gönlün aynasıdır. Dilini temiz tut ki gönlün de temiz olsun.”
EDB İlkelerinin Hakikat Yolunda Önemi
Eline, diline ve beline sahip olmak, Alevi yolunun öz disiplinini ve toplumsal sorumluluğunu belirleyen temel değerlerdir. Bu ilkeler, talibin kendi içindeki huzuru ve toplumsal düzeni sağlamasına yardımcı olur. Bu yolda ilerleyen kişi, sadece kendisi için değil, toplumun genel refahı için de çaba gösterir. Bu nedenle EDB ilkeleri, bireyin ahlaki olgunlaşmasında ve toplumsal barışın kurulmasında büyük bir rol oynar.
Su Gibi Arı ve Duru Olmak
EDB ilkelerine sadık kalan talip, su gibi arı ve duru bir halde hakikat yolunda ilerler. Su, nasıl doğada temizliği ve saflığı temsil ediyorsa, talibin de ruhsal temizliği bu ilkeleri uygulayarak korunur. Bu kişi, topluma zarar vermeyen, aksine katkı sağlayan bir birey olarak kabul edilir.
Eline, diline ve beline sahip olmak, Alevilikte bireysel olgunluğun ve toplumsal uyumun temel şartıdır. Bu ilkeler, bireyi hem ahlaki anlamda olgunlaştırır hem de topluma örnek olmasını sağlar. Hakikate ulaşan kişi, bu ilkeleri özümseyerek yaşar ve sevgi, rızalık, adalet gibi değerlerle aydınlanmış bir yaşam sürer. Bu yolculuk, su gibi saf ve duru bir varoluşla, Rıza
Şehri’ne giden yolu aydınlatır.
Eline, Diline, Beline Sahip Olmak
Elinle alın terini, hakikat yolunda sür,
Haksız kazanç karanlıktır, tersine vur.
Paylaş ki emek olsun, hizmet bul,
Hakikat yolunda duruluk budur.
Dilini temiz tut ki incinmesin can,
Yalanla kirlenirse kaybolur aman.
Doğru söz bir anahtar, açar kapını,
Hakikate erdirir gönül deryanı.
Beline sahip ol ki arınsın özün,
İffetle korunur canın, hem sözün.
Sevgiyle yoğrulur sadakat gözün,
Toplumsal barışın temelini kurun.
El, dil, bel birleşir hakikatte öz,
Her biri insana yol gösteren, söz.
Su gibi arınır talibin gönlünde köz,
Hakikat kapısında ışığa varılınca.
Rızalıkla yaşar talip bu yolda,
Ne eline, ne diline düşmez hata.
Sevgiyle kurulur Rıza Şehri burda,
Duvarı hakikat, kapısı rıza olunca.
Devrimî der, Yolun özü budur,
Eline, diline, beline sahip dur.
Su gibi arı, gönül gibi pak,
Hakikat yolunda insan budur.
Aşk ile Mehmet Yapıcı ( Devrimi )
