BÖLUM 1. YAS-I MATEM GERÇEĞİ:
Aşk ile Mehmet Yapıcı ( Devrimi )

HÜSEYİN’E VE 12 İMAMLARA DEĞİL, TUTACAKSAN YOL ÖNDERLERİNE YAS TUT! .
Alevi inancı tarih boyunca sürekli olarak baskıya, asimilasyona ve dönüştürme politikalarına maruz kalmıştır. En belirgin dönüşüm ise, özünde doğa-insan evren merkezli olan Alevilik inancına İslamî öğelerin sistemli biçimde eklemlenmesiyle yaşanmıştır. Bu dönüşüm, özellikle Safevi Devleti, ardından Osmanlı İmparatorluğu ve nihayetinde Cumhuriyet rejimi eliyle çeşitli biçimlerde sürdürülmüş; Aleviliğin felsefi, ritüel ve kurumsal yapısı zamanla İslami kalıplara hapsedilmiştir.
Bu 12 bölümlük çalışmada, ”( BAZI ÜST DÜZEY KURUM VE ONLARIN YONETİCİ VE SÖZÜM ONLARA İNANC KURUMUNDAKİ DEDE KILIKLI İMAMLARA)” dikkat çektiği gibi, İmam Ali, Ehl-i Beyt, On İki İmamlar, Caferilik, Muharrem Orucu gibi kavramların Aleviliğe nasıl sonradan monte edildiği, hangi siyasi ve tarihsel koşullar altında bu dönüşümün yaşandığı detaylıca ele alınacaktır. Amaç, Alevi inancının özüne yapılan müdahaleleri açığa çıkarmak ve yolun hakikat merkezli ilk hâline ışık tutmaktır.
Bu çalışmada ele alınacak temel noktalar şunlardır:
1. İmam Ali ve Ehl-i Beyt’in tarihsel olarak Alevi olmamaları; buna rağmen neden Alevi inancı içinde merkezî figür hâline getirildikleri.
2. İslamî unsurların (On İki İmamlar, Evlad-ı Resul, Şecere, Caferilik vb.) Alevilik içinde nasıl yaygınlaştırıldığı.
3. Safeviler aracılığıyla Şiileştirilen bir Alevilik modelinin Anadolu’ya ithal edilmesi.
4. Cem ritüellerine Muhammedî ve İmamî söylemlerin sokulması, Hak-Âlem-İnsan öğretisinin bastırılması.
5. Alevilikteki Dört Kapı öğretisinin “şeriat” ve “tarikat” gibi kavramlarla İslamileştirilmesi.
6. Osmanlı’nın Balım Sultan üzerinden Hacı Bektaş Dergâhı’nı devletleştirme hamlesi.
7. Cumhuriyet döneminde de bu asimilasyon politikasının Diyanet ve devlet destekli dedelik kurumu aracılığıyla sürdürülmesi.
8. Sözlü gelenek üzerinden yürütülen Şii propagandaların Alevi inanç dünyasını yeniden şekillendirmesi.
9. Hakikatçi Alevilikte kurumların bilgiye, rızalığa ve yaşam felsefesine dayalı olması, oysa İslamî düzenlemelerde soy esaslı yapılanmaya gidilmesi.
10. Hakikatci Aleviliğin yerini, mezhep merkezli, hiyerarşik, itaat temelli bir anlayışın alması.
11. Bektaşilik ve Balkan politikalarının Aleviliği devletin aracı kılmaya dönük araçsallaştırılması.
12. Tüm bu tarihsel müdahalelerin sonucu olarak, Aleviliğin bugün tanınamayacak kadar İslamî motiflerle dolu bir yapıya dönüşmesi.
Yas-ı Matem ve Muharrem Oruçları Bağlamında Bu Çalışmanın Anlamı Nedir?
Muharrem orucu, kadim Alevi inancında doğaya şükran, canlar arasında dayanışma ve hakikate yöneliş anlamı taşırken; sonradan Kerbela olayıyla özdeşleştirilerek Şii matem ayinine dönüştürülmüştür. Bu dönüşüm yalnızca bir ritüel değil, Aleviliğin tüm değerler sistemine yönelik bir ideolojik müdahalenin simgesi hâline gelmiştir.
İşte bu çalışma, bu türden dönüştürme, örtme, yönlendirme ve boğma politikalarının tarihsel haritasını çıkaracak ve Hakikatçi Alevilik perspektifiyle Aleviliği yeniden özüne döndürmeyi hedefleyecektir.
“Benlikte Arama İmamı”
DEVRİMİ
İmam deyip boyun eğme,
Kendin Hakk’sın, özde değme.
Dışta ararsan yanarsın,
Gerçek, sende—var farkına.
Cem’e giden yol doğadan,
Ne Emevî’den, ne Arap’tan.
Hakikat bir güzel yoldur,
Ne kitaptan, ne ferman’dan.
İmam Ali bir Müslüman,
Bizde yoktur dinli yalan.
Evren bize döner el aman,
İnsana bak, orda hakikattir.
Ehl-i Beyt’e yük yükleyen,
Yolu tarihten silkeleyen.
Bir mezhep kuralı değiliz,
Biziz hak gerçeği beylemez.
Balım’ın eliyle gendi,
Sözümüz şeriye bendi.
Kızılbaş’tık, özgür kendi,
Zincirlediler her can söylemez?
Her ocakta çerağ yanar,
Adı Ali olsa kim kanar?
Bizde isimi kim anar?
Sırrımızdır her can söyleriz.
Bugün hâlâ direniriz,
Yalandan arınır, eriz.
Aleviliği İslami, şiia’dan,
Söküp özle yüceltiriz.
Devrimi hurafeye kanmaz,
Ali denilen arabı anmaz.
Kerbela masalı gercek saymaz,
Hakikat yoludur yolundan şaşmaz.

Aşk ile Mehmet Yapıcı ( Devrimi )
