BARIŞ ve DEMOKRASİ (Mehmet Kabadayı)

BARIŞ ve DEMOKRASİ

 

 

   Üzülerek belirteyim ki, yıllardır yapılan asimilasyon ve manipülasyonun(güdümlemenin) etkisiyle “Alevi toplumunun” büyük bir çoğunluğu (baskı, yasak ve katliam) gerçeklerle yüzleşmek istemiyor. Hâlbuki geldiğimiz bu noktada yani “barış ve demokratikleşme sürecinin işletildiği bu günlerde, bizler için Cumhuriyet’in ilk yüz yılıyla yüzleşmenin tam zamanıdır! Zira bütün olup bitelerle yüzleşmek ortaya çıkan ya da çıkarılan sorunların çözümünün hem kilidi hem de anahtarıdır diye naçizane düşünüyorum.

   Yüzleşmemiz gereken gerçek şudur ki; yıllardır yürütülen ve günümüzde devam eden zorunlu din derslerini de içine alan asimilasyon politikaları tekçi aklın ürünüdür. Tekçi aklın ürünün ortaya çıkardığı baskıdan ve sıkıntılardan dolayı da 1990’lı yılların başlarına kadar ki döneme kadar yarı gizlilik ve yarı sessizlik içinde yaşadık. Bütün bunlar olmamış ve yaşanmamış davranamayız. Olmamış ve yaşanmamış gibi davranmak geçmişimize hiçbir katkı sunmadı, günümüze ve geleceğimize de hiçbir katkı sunmaz…

   Evet, ülkemizde bir yıla yakın bir zamandır, yürütülen bir “barış ve demokratikleşme” süreci var. Hemen hemen tüm Siyasi Partilerin katılımıyla yürütülen bu “barış ve demokratikleşme” sürecini zaman geçirmeden kendi aklımız ve algımızla yaniasimilasyoncu ve manipülasyoncu (güdümlemeci) akla fırsat vermeden değerlendirmek zorundayız. Demokratik zeminde, yıllardır dile getirdiğimiz hak, adalet ve eşit yurttaşlıktaleplerimizi açık bir şekilde dile getirerek başta İktidarı oluşturan Partilerin ve de Ana Muhalefet Partisi olmak üzere tüm diğer siyasi Partilerin önlerine koymalıyız…

 Sonuç olarak: hak, hukuk, adalet ve eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğüne dayalı değerler; laik, demokratik ve çoğulcu bir Cumhuriyet’te mümkündür. İşte bütün bu değerler için yaniDevlet’in hiçbir inanca ya da kimliğe üstünlük tanımadığı, herkesin diniyle, inancıyla (öğretisiyle), diliyle, kültürüyle eşit ve özgürce yaşayabildiği yani herkesin rahat bir nefes aldığı, laik, demokratik ve çoğulcu bir Cumhuriyet’te ısrar etmeliyiz.

  Sevgiyle. Aşk ile.  Mehmet Kabadayı