Alevilik, tarihin derinliklerinden gelen direnişçi, devrimci ve hakikatçi bir öğreti olarak her türlü sömürüye, yozlaşmaya ve asimilasyona karşı dik durmayı esas alır. Ancak günümüzde Alevilik, kendisini sömüren asalak ve parazit yapıların etkisi altında, özünden uzaklaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu tür yapıların Alevi toplumunu içeriden zayıflattığı ve hakikat yolunun değerlerini yozlaştırdığı açıktır.
Özgürleşmenin Şartları
Alevi toplumunun bu asalak yapılardan kurtulması, hakikatçi Alevilik anlayışını savunan gerçek Pirler, Dedeler, yazarlar ve kadroların önderliğinde mümkündür. Bu mücadele, yalnızca bireysel bir direniş değil, aynı zamanda toplumsal bir devrimdir. Bu devrim, Aleviliği yeniden hakikat, sevgi, bilgi ve adalet ekseninde kurmayı ve geleceğe taşımayı hedefler.
Özgürleşmek için şu adımlar kritik öneme sahiptir:
Kimlik ve Hakikat Bilinci: Alevilik, yalnızca bir inanç değil, aynı zamanda bir kimliktir. Bu kimlik, sevgiye, dayanışmaya ve direnişe dayalı bir yaşam felsefesidir. Kendi öz değerlerini öğrenmek ve yaşatmak, Alevi toplumunun özgürleşmesinin ilk adımıdır.
Sömürü ve Asimilasyonla Mücadele: Aleviliği çıkarlarına alet eden, burjuva politikalarına hizmet eden, gerici ve faşist iktidarların masasında oturan kişilerden uzaklaşmak gerekir. Alevilik, hakikat yolunda eğilmeden ve bükülmeden ilerleyenlerin omuzlarında yükselir.
Hakikatçi Kadroların Önderliği: Hakikatçi Alevilik anlayışını savunan, devrimci ve aydın bireylerin topluma öncülük etmesi gerekir. Bu önderlik, sadece yol göstericilik değil, aynı zamanda hakikat mücadelesinde bir ışık olma sorumluluğunu taşır.
Toplumsal Dayanışma: Alevilik, bireysel kurtuluşu değil, toplumsal özgürleşmeyi esas alır. Bu nedenle, Alevi toplumunun kendi içinde dayanışmayı güçlendirmesi ve kolektif bir bilinç geliştirmesi zorunludur.
Hakikat ve Adaletin Savunulması: Alevilikte devrim, yalnızca bir siyasi dönüşüm değil, aynı zamanda ahlaki bir yeniden inşadır. Bu, adaleti, sevgiyi ve hakikati hayatın merkezine koyarak gerçekleşir.
Devrim ve Aleviliği Geleceğe Taşımak
Gerçek anlamda bir devrim, Aleviliğin öz değerlerini koruyarak ve yaşatarak mümkündür. Bu devrim, sadece politik bir değişim değil, aynı zamanda ahlaki, sosyal ve kültürel bir dönüşümü içerir. Alevilikte devrim, insanın kendisini bilmesi, toplumla bütünleşmesi ve hakikatle uyum içinde yaşaması anlamına gelir.
Pir Sultan Abdal’ın şu sözleri bu mücadeleyi özetler:
“Kırk yıl dağda gezdim, Hak’tan özge sevmedim,
Hakkı sevip hakka taptım, şahtan özge sevmedim.”
Hakikatçi Alevilik yolu, bireyin kendi özündeki hakikati bulmasını, toplumsal adaleti savunmasını ve evrensel bir barış için mücadele etmesini öğütler. Bu yolda yürüyenler, yalnızca kendi toplumunu değil, aynı zamanda tüm insanlığı aydınlatır.
Aşk olsun gerçeği görene.
Aşk olsun demini sürene.
Aşk olsun hakikate varana.
Aşk olsun aydınlığa delil olana.
Hakikatle Devrimdir Yolumuz
Devrimî
Asalak çöreklenmiş öz hakka karşı,
Bükülmez boynumuz, kırılmaz başı.
Yolumuz devrimdir, aşk ile yaşar,
Hakikatle yürür, erkanla taşar.
Ne saltanata kuluz, ne zulme yârız,
Ne mürit oluruz, ne de padişahız.
Bizde ikrar vardır, yolda ateşiz,
Kendini bilmeyen kalmasın artık.
Alevilik özdür, devrimdir, duruş,
Sözünde rıza var, özünde oluş.
Yalancı masaya eğilmez yoluz,
Can olup halk için yoldaş oluruz.
Gerçek pir rehberdir, gönlü ışıldar,
Toplumun aynası, özüyle parlar.
Asla satmaz yolu, yoluyla varlar,
Zinciri çözer de meydanla varız.
Yol birdir, yön haktır, aşk ile yanar,
Kim özün bilirse canı can arar.
Dünya değişimi devrimle arar,
Devrimi yoldadır, aşk ile harız.
Aşk ile Mehmet Yapıcı (Devrimi)
===========================================
BEING FREE AND ENLIGHTENED IN ALEVISM: CHAPTER 3
Alevi philosophy, emerging from the depths of history, is a path of resistance, revolution, and truth. It is built on standing firmly against all forms of exploitation, corruption, and assimilation. However, in today’s world, Alevilik is being diverted from its essence under the influence of parasitic structures that exploit it from within. These entities clearly weaken the Alevi community internally and corrupt the values of the path of truth.
Conditions for Liberation
For the Alevi community to liberate itself from these parasitic structures, it must be led by true Pirs, elders, writers, and dedicated cadres who uphold the understanding of truth-based Alevilik. This is not just an individual resistance—it is a collective revolution. This revolution aims to reestablish Alevilik on the foundation of truth, love, knowledge, and justice, and to carry it into the future.
Critical steps for this liberation include:
Consciousness of Identity and Truth: Alevilik is not only a belief system but also an identity—a philosophy of life grounded in love, solidarity, and resistance. Learning and living one’s own core values is the first step toward collective freedom.
Struggle Against Exploitation and Assimilation: It is essential to distance from those who exploit Alevilik for personal gain, serve bourgeois politics, or align with reactionary and fascist regimes. Alevilik rises on the shoulders of those who walk the path of truth without bending or breaking.
Leadership of Truth-Bearing Cadres: Enlightened individuals and revolutionaries who defend the truth-based path of Alevilik must lead society. This leadership is not merely about guidance; it carries the responsibility of being a beacon in the struggle for truth.
Social Solidarity: Alevilik does not seek individual salvation but emphasizes collective liberation. Thus, the Alevi community must strengthen internal solidarity and cultivate a collective consciousness.
Defense of Truth and Justice: In Alevilik, revolution is not just political change—it is also a moral reconstruction. This is realized by placing justice, love, and truth at the center of life.
Revolution and Carrying Alevilik into the Future
A true revolution can only happen by preserving and sustaining the core values of Alevilik. This revolution encompasses not only political change but also moral, social, and cultural transformation. In Alevilik, revolution means knowing oneself, integrating with society, and living in harmony with truth.
The words of Pir Sultan Abdal capture this struggle:
“I wandered forty years in the mountains, loved none other than the Truth,
Loved and worshipped the Truth, bowed to none but the Real.”
The path of truth-based Alevilik teaches the individual to discover the truth within, to defend social justice, and to struggle for universal peace. Those who walk this path illuminate not only their own community but all of humanity.
Love to those who see the truth.
Love to those who endure its essence.
Love to those who reach the truth.
Love to those who become a guide toward the light.
Our Path Is Revolution Through Truth
Devrimî
Parasites cling to the sacred essence,
But our necks do not bow, our heads do not break.
Our path is revolution, it lives with love,
It walks with truth, overflows with tradition.
We are no slaves to thrones, no friends to tyranny,
We become neither disciples nor kings.
In us lives a vow, in the path we’re flame,
Let none remain who fails to know their name.
Alevilik is essence, revolution, and stance,
It speaks consent, and breathes emergence.
We do not bow to the liar’s feast,
We become companions for the people, at least.
The true Pir is a guide, heart aglow,
Mirror to the people, with truth in tow.
They never sell the path, they walk it whole,
Unbinding chains, we rise with soul.
The path is one, direction is truth, it burns with love,
Those who know their essence seek soul above.
The world transforms only through revolution,
Revolution walks the path; we burn with devotion.
With love,
Mehmet Yapıcı (Devrimî)

