ALEVİLİK VE ANADİLİ (2)

Haydar Ceylan

Alevilik denince akla gelenler nelerdir?

Cana kıymaz

Kadın, erkek değil can der, eşittir.

Dergâh, cem evleri, doğada ya da bir evde cem yapmak.

Semah dönmek.

Saz çalıp, deyiş okumak.

Ölen için devr-i daim demek. “Ten ölesi can değil”.

Rızalık istemek, Rızalık yaşamı savunmak.

İnsan-i kamil olmak, pişmek ve kavramak.

İnsana, hayvana ve doğaya karşı saygılı olmak.

Bilimsel gerçeğe inanmak.

Biat etmemek. sorgu yolu…

Sınıflı toplum içinde ezen iktidardan değil, ezilenden yana olmak.

Öğrenilen, yaşanan bir YOL olması.

Eşit bölüşücü, adil olmak.

Her canlının yaşam hakkını savunmak.

Vahdetti mevcut- varlığın birliğine inanmak. Evrende her şeyin bizde de mevcut olduğu ve bunların birliğine inanmak.

“Her ne ararsan kendinde ara”(HBV), dinlerde ve ya “kutsallarda” aramamak.

Babai, Kalender-i, Börklüce, Koçgiri gibi birçok isyanlarda, toprak emek verenin diyerek, yeryüzü nimetinin eşit bölüşülmesini savunmak. Bunlara eminim daha ekleyeceğiniz benzeri şeyler vardır.

İslamiyet denince akla ne geliyor!?

Allah ve kuran ile yolladığı emir.

Peygamberi Hz Muhammed.

Allaha, kurana ve Muhammed’e sorgusuz biat.

Cennet ve cehennem, ahret inancı.

İslam’ın beş şartı.

Namaz.

Kabe.

Çihat.

Halifelik, imamlık, hafızlık.

Kadın, erkeğin üstün olduğunu kabul ve itaatli olması.

Liste buna benzer biçimde ilerler.

Her iki inanç kendi DİLİNİ ortaya koyuyor. Peki bu dil bize ne diyor?!

Alevi inancının (dini demiyorum) dili: bilimsel, değişen, sorgulayan, varoluşçu, diyalektik materyalist felsefi bakış. Alternatif yaşam arzulayan ve bunun nasıl olacağını ortaya koyan. Toplumsal şekillenişte, insani ve tüm canlıları kapsayan görüşler, nefesler sunan. İnsanlık tarihinin EN ESKİ, DİLDEN BİLE ÖNCE OLAN SANATSAL YANINI HAYATIN PARÇASI GÖREN (semah saz). Sınırları ve insanların ırklarını önemsemeden, evrenin bir parçası saymak, eşit paylaşımcı, her canlı ile rızalık gözetmek.

Peki, semavi dinin dili: İslamiyetli, özellikle asimile edildiğimizden esas olarak ona dair konuşmak zorunda kal sakta, diğerleri içinde geçerli olacak şeyleri sıralamaya çalışalım.

Biat en başta geliyor. Sorgusuz inanmak. Allahın varlığını, onu ileten peygamberleri sorgusuz kabul ve dediklerini uygulamak. Allahın her şeyi 7 günde yoktan var ettiğine.  Herkesin, yaşamına dair hesap vermek için, cennet ve ya cehenneme gideceğine inanmak.  Allah tarafından, kaderimizin yazıldığına inanmak. Ödül olarak, erkeklere huri verileceğine inanmak. Dünyanın düz olduğu, zenginliğin ve fakirliğin tanrıdan geldiğine inanmak. Bu dünyanın, sınav olduğuna ve asıl ÖBÜR TARAF’a( yani ahrete ) inanmak.  Camiye gitmek, namaz kılmak, İslam’ın 5 şartına uymak ve uygulamak. Bu listede bu biçimde uzar.

Uzatmaya sanırım gerek yok. Tarihsel olarak, yazılı kaynağı neredeyse olmayan ve nefeslere en çok dayanan, ALEVİLİK VE DİLİ, bizlere ne söylemekte olduğu gayet açık. Elbette bu gün takıyye ve asimilasyon gerçeğini göremeyen Aleviler, itiraz ede bilir. Sorgulamak esas ise, bunları görmemesi, karşı koyması pek mümkün değil. Çünkü kendi yaşamsal pratiği ortada ve bu yaşadığı gerçeği göz ardı etmesi mümkün değil. Sorun burada Alevi toplumuna “önderlik” ettiğini iddia eden dernek, federasyon, konfederasyon, dergâh, cem evleri ve en önemlisi pirleridir. Bu gerçeklere nede, niçin karşı koyduğu ya da gerçekleri dillendirmediğidir. Sürekli “asimile olmayacağız” derken neye asimile edildiklerini dillendirmeyip, bir taratanda asimile olmamıza sebep olan, başka dini inancın bir parçası bizi saymaları… KENDİNE ÖZGÜ İNANÇ OLDUĞUMUZU ALEVİ TOPLUMUNDAN SAKLAMALARI, KİTLEYİ ASİMİLASYON DİL VE ARAÇLARI İLE ASİMİLE ETMELERİ…

Ortada iki dil var. Biri ALEVİLİĞİN DİLİ, diğerine gelince dışa değil içe çevirelim gözleri. Bizim dilimizi ne bozuyor, kim, neden  ve nasıl bozuyor?! Konuştukları dil bize ait mi değil mi?! Sizle biri hem anadiliniz hem de her hangi başka bir dil ile konuşsa NE ANLAYACAKSINIZ?! Bilmediğiniz o diğer dil ile kontağınız başlayınca ve zamanla o dil sizin “ana diliniz” olmaya başlayınca ve ÇOCUKLARINIZ O DİL VE KÜLTÜRLE büyümeye başlayınca, öyle de DÜŞÜNECEKTİR. Asimilasyon mu dediniz?!

O zaman canlar, yüksek sesle kendi DİLİMİZ İLE NEDEN KONUŞMUYORUZ?! Susup izlediğiniz, sizin yok edilmek istenen “DİLİNİZ”. Bağırın, duymaları gereken ALEVİLİĞİN KENDİNE ÖZGÜ BİR İNANÇ OLDUĞUDUR. Dünya ve insanlığa katkısı olacak böyle bir “dili” KİRLETMELERİNE İZİN VERMEYİN.

İBRETİ, nâdanla etme ülfeti

dost kapısın bekle, eyle hizmeti

anlamak istersen ilm-i hikmeti

aşktan başka din ve iman gerekmez

Aşk ile 19 Temmuz 2019

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.