6. BÖLÜM: HAKKA YÜRÜME ERKÂNI VE DEVRİYE ANLAYIŞI (Mehmet Yapıcı ( Devrimi )

(Arifane Canların Bildirisi Üzerine Açıklamalı Yorumum)
6.1. Ölüm Değil, Devriye: Alevi Yolunda Yaşamın Devamı
Alevilikte ölüm yoktur; devir vardır.
Yani bir son değil, dönüşüm… Bir yok oluş değil, varlığın başka biçimde devam edişi söz konusudur.
Bu nedenle Alevi yolunda “öldü” denmez; “Hakk’a yürüdü” denir.
Çünkü her can, Hakk’tan geldiği gibi yine Hakk’a döner, ama bu dönüş, yokluğa değil, birliğe kavuşmadır ” Ateş, Hava, Su, Toprak”.
Bu anlayışta insan; doğanın, evrenin, bilincin ve enerjinin bir parçasıdır.
Varlık daima devinim hâlindedir; hiçbir şey yok olmaz, sadece biçim değiştirir.
Bu döngüye devriye denir.
Devriye; yaşamın sonsuzluğunun, doğanın sürekliliğinin, hakikatin birliğinin ifadesidir.
Arifane Canları’nın bildiride altını çizdiği gibi, Hakk’a Yürüme Erkanı, Aleviliğin en kadim felsefi miraslarından biri olan bu “devir” anlayışıyla yürütülmelidir.
Bu nedenle bu erkânda ağıt değil, bağlama sesi duyulur; dini metinler değil, bilgelik hâkimdir.
Çünkü can, yok olmamış; özüne dönmüştür.
6.2. Hakk’a Yürüme Erkanı: Bilinçle Uğurlamak
Hakk’a Yürüme Erkanı, bir tören değil; hakikat yolculuğunun son dersidir.
Bu erkân, yalnızça ölen can için değil, yaşayanlar için de bir öğretidir.
Canın gidişiyle birlikte herkes kendi ömrüne, davranışına, emeğine bakar.
Bu yönüyle Hakk’a Yürüme Erkanı, bir vicdan muhasebesidir.
Bu erkân, Alevi yol diline uygun yürütülmelidir.
Yani bu süreçte Kur’an, dua, sure, ayet gibi İbrahimi kalıplar değil;
bağlama eşliğinde devriyeler, nefesler ve Alevi kelamları söylenmelidir.
Çünkü bu dil, canın yoluyla uyumludur.
Alevilikte yol dili, ölümü değil; yaşamın dönüşümünü anlatır.
Bağlama burada yalnız bir müzik aracı değil, can rehberidir.
Tellerin sesi, canın özüne dönen yolculuğunun sesidir.
Her devriye, yaşamın bitmediğini, yalnızca biçim değiştirdiğini anlatır.
“Ölüm yoktur, el değiştirir can;
Dört anasırda yine can bulur insan.”
Bu yüzden Alevi toplumunda ağıt değil, niyaz ve hakikate saygı vardır.
Yas tutmak, isyan etmek değil; Hakk’a yürüyen canın, özünü yani güzel anısını, geride bıraktığı güzel fikir ve eylemlerini gönüllerde yaşatmak vardır.
6.3. Devir Anlayışı: Var Olandan Varlığa Dönüş
“Devir” kavramı, Hakikatçi Alevilik felsefesinin merkezindedir.
Bu kavram, evrendeki her varlığın birbiriyle bağlantılı olduğunu ve enerjinin asla yok olmadığını anlatır.
Bir yaprak düştüğünde toprakta çürür, toprakta yeni bir canlıya dönüşür.
Alevilikte insan da bu döngünün parçasıdır.
Can, Hakk’tan gelir; doğada, insanda, sevgide biçim bulur;
ve zamanı geldiğinde yeniden Hakk’a döner.
Bu, doğanın yasasıdır; “ölüm” yalnızca bir dönüş kapısıdır.
Bu anlayışın toplumsal karşılığı, organ bağışıdır.
Arifane Canları’nın bildirisinde bu konu özellikle vurgulanır:
“Devir anlayışına bağlı olarak organ bağışı özendirilmelidir.”
Çünkü bir can, bedensel varlığını başka bir cana devrettiğinde,
devriye felsefesini yaşamda somutlaştırmış olur.
Bu, modern bilimin de Alevi öğretisinin de ortaklaştığı bir noktadır:
Yaşam paylaşıldıkça sürer.
Alevilikte “can vermek” sözü, yalnızca ölümü değil, paylaşımı anlatır.
Organ bağışı da bu öğretinin çağdaş yorumudur.
Bir canın gözleriyle başka bir can yeniden görebiliyorsa,
bu “Hakk’ın devirdeki hakikatidir.”
6.4. Dar’dan İndirme Erkanı: Rızalıkla Tamamlamak
“Dar’dan indirme erkânı”, Hakk’a yürüyen can için yapılan toplumsal rızalık erkânıdır.
Bu erkan, ölümün ardından uzun süre bekletilmeden yapılmalıdır.
Çünkü canın devriye yolculuğu geciktirilmemelidir.
Bu erkân, Hakk’a yürüyenin yakınlarıyla toplum arasındaki gönül bağını yeniden kurar.
Dar’dan indirme; bir vedadan çok, bir tamamlanma sürecidir.
Toplum, Hakk’a yürüyen canın ardından yas tutmak yerine,
onun yaşamını anarak, ışığını yaşatmayı amaçlar.
Arifane Canları’nın vurguladığı gibi, Hakk’a yürüyen can için verilecek lokmalar,
gösterişe dönüşmeden, gerçekten ihtiyacı olanlara ulaştırılmalıdır.
Çünkü Alevilikte lokma, yalnızca bir yemek değil; paylaşımın sembolüdür.
Lokmayı ihtiyacı olanla, öğrencilerle, yol emekçileriyle paylaşmak,
hem rızalık kazanmak hem de devriyenin anlamını yaşatmaktır.
Lokmayı gösterişe çevirmek, ölümün özüne saygısızlıktır.
Oysa hakikat yolu sade, sessiz ve bilinçlidir.
Her lokma, Hakk’a yürüyen canın emeğini ve sevgisini taşır.
6.5. Hakk’a Yürüyenin Ardından: Anmak, Yaşatmak
Alevilikte anmak, geçmişe ağlamak değil; geçmişi bilinçle yaşatmaktır.
Hakk’a yürüyen can, toplumun hafızasında “ışığıyla” yaşar.
Onun adı her cem’de, her gülbende, her niyazda yeniden dirilir.
Çünkü Alevi öğretisine göre, “ölüm bir ayrılık değil, birleşmedir.”
Bu anlayış, yaşamı sürekli kutsal kılar.
Her doğan, bir gidenin devridir; her nefes, bir başka canın devamıdır.
İşte bu yüzden Alevilikte Doğum da yaşam da ölüm de aynı bütünün parçalarıdır.
Arifane Canları’nın çağrısı, bu öğretinin yeniden hatırlatılmasıdır.
Bugün bazı yerlerde Hakk’a yürüyen can için İslami kalıplarla yapılan törenler,
Aleviliğin devriye felsefesiyle çelişmektedir.
Yolun özü, Hakk’ı evrende ve insanda bir görmek olduğuna göre,
ölümü dışarıda aramak, hakikatten uzaklaşmak demektir.
6.6. Yaşam Devam Eder, Can Ölmez
Alevi yoluna göre can ölmez; yalnızca biçim değiştirir.
Doğaya karışır, rüzgâr olur, su olur, ses olur, ışık olur.
Hakk’a yürüyen her can, devriyenin bir halkası olarak yaşamda kalır.
Bu nedenle Hakk’a Yürüme Erkanı bir son değil; sonsuzluk erkânıdır.
Alevi toplumunun bu bilinci yeniden canlandırması,
ölüm anlayışını korkudan arındırarak bilince dönüştürmesidir.
Organ bağışıyla, lokmayla, paylaşmayla, rızalıkla bu devriye sürer.
Çünkü Alevilikte yaşam, yaşamı büyütmektir.
Hakk’a yürüyen her canın ardından söylenen devriyeler,
yalnızca bir ağıt değil, hakikatin sürekliliğinin ilanıdır.
“Can Ölmez, Devre Döner”
Can ölmez, devre döner, ışıktır izi,
Topraktan geçip de yeşeriyor özü.
Hakk’a yürüyen can için biz canlar,
Bağlamanın telinde, kelam söyleriz.
Dört anasır çağırır, “Gel, bir ol bizle,”
Su akar, taş oynar, dağla denizle.
Yokluk sanma ölümü, döneriz öze,
Can gider, anısı kalır, hakikat belleriz.
Lokma sun, öğrenci doyur gönülden,
Aç sofranı, yoksula ver kendi elinden.
Rızalıkla dirilir can bu güzel hizmetten,
Paylaşan ölmez ki, devri asan deriz.
Pir söyler devriyeyi, bağlama inler,
Her telde bir kelamı aşıklar söyler.
Hakk’a yürüyen can, sırrını eyler,
Evrenin kalbinde, ışkla sema döneriz.
Devrimî der, ölüm sanmaki bir sondur,
Her devirde bilmem kacıncı dondur.
Can ölmez, devre döner bir yoldur,
Hakk’ta birleşiriz, aşk ile yine geliriz.
Aşk ile Mehmet Yapıcı ( Devrimi )
