5. BÖLÜM SON : HAKKA YÜRÜME DEVRİYE/DEVRİ DAİM NEDİR? 
5. BÖLÜM SON : Cennet-Cehennem Anlayışına Red: Cennet ve Cehennemi Dünyada Yaşamak
Korkuyla Değil, Bilinçle Yaşamak
Semavi dinlerde yaşam bir sınav, ölüm bir mahkeme, sonrası ya ödül ya cezadır.
Ama Hakikatçi Alevilik’te yaşam, bir lütuf, bir bilgelik, bir yoldaşlık halidir bir olgunlaşmadır.
Ödül beklentisiyle iyilik yapmak da, cehennem korkusuyla kötülükten kaçmak da samimi değildir.
Alevi felsefesi şunu söyler:
“Cenneti parasız zahide verdik,
Cehennem korkusun gönülden sildik.”
Çünkü bu yolun hakikatinde; cennet de, cehennem de bu dünyadadır.
Ne gökte bir bahçe, ne yerin altında bir azap vardır.
İnsan ne yaşıyorsa, gönlünde ve bilincinde kendisinin Hakikatiyle orada yaşar cenneti de cehennemi de.
Alevilik’te Cennet Nedir?
Cennet; huzurla yaşanmış bir gün,
Sevgiyle kurulmuş bir dostluk,
Paylaşımla büyüyen bir sofra,
Rızalıkla yürütülen bir yol,
Bilgece sarılmış bir söz,
Aşk ile kurulu bir dünya,
Anlamla dolu bir hayat demektir.
Yani Alevilik’te cennet; duygusal, toplumsal ve zihinsel bir haldir.
İnsan bu hâle erdiğinde ne göz ister başka bir diyar, ne gönül bekler başka bir vaat.
Çünkü bilir ki:
“Benim cennetim, yar kucağıdır;
Pir ocağıdır, dost muhabbetidir.”
Cennet, yaşamın içinde kurulur.
Yoktan gelmez, gökten inmez.
İnsan kendisi yaratır, emekle, bilgiyle, aşkla…
Cehennem Nedir?
Cehennem;
Kırılmış bir gönülde yaşar,
Yalanda, zulümde, açlıkta, bencillikte, nefrettedir.
Toprağın talanında, doğanın yakılmasında,
Yoksulluğun sürmesinde cehennem vardır.
Bir çocuğun ağlayan gözlerinde,
Bir kadının şiddete uğramış bedeninde,
Bir işçinin sömürülmüş emeğinde…
Cehennem tüm çıplaklığıyla bu dünyadadır.
Hakikatçi Alevilik şunu haykırır:
“Cehennem korkusu, kulları itaatkâr yapar.
Bilinçli insan, kulluk ve korkuyla değil; sorumlulukla yaşar.”
Bu nedenle cehennemi korkuyla değil, insani vijdani görevle aşmak gerekir.
Alevilik’te Hurafelerden Kurtuluş Anlayışı
Alevi yolu, kurtuluşu sahte ve uydurma bir âlemde değil; bu dünyadaki dönüşümde arar.
İnsan kendini tanıdıkça,
Nefsini dönüştürdükçe,
Bilgiyle aydınlandıkça,
Paylaştıkça,
Toplumu birlikte güzelleştirdikçe
Hakk’a yaklaşır.
Bu anlayışta “cennete gitmek” yoktur;
“Cennet gibi bir hayat yaşamak” vardır.
Ve bu hayat:
Rızalıkla,
Aşkla,
Bilinçle kurulursa,
O zaman kişi ölmeden önce ölmüş,
Hakk’la bütünleşmiştir zaten.
Cennet ve Cehennemin Araçsallaştırılmasına Red
Semavi dinlerde cennet; ödül, cehennem; cezadır.
Bu düzen, insanları korkutarak kontrol etmenin bir aracıdır.
Ama Alevilik der ki:
“Ne cennet vaat edilsin, ne cehennem ile korkutulsun.
İnsan, özünü bilsin.”
Bu nedenle Hakikatçi Aleviler:
Allah yerine Hakk der,
Günah-sevap yerine Doğru-yanlış,
Helal-haram yerine Rızalık,
Cennet-cehennem yerine Yaşanmışlık ve dönüşüm der.
Devrimi Derki: Hakk ve Hakikat Bu Dünyadadır
Hakk’ı gökte arayan, kendini unutmuştur.
Cennet peşine düşen, hayatı ıskalamıştır.
Cehennemden korkan, yüreğini zincire vurmuştur.
Ama özünü bilen can, şunu bilir:
“Ben Hakk ile varım,
Hakk içimdedir.
Cennet gönlümde,
Cehennem zulümde gizlidir.”
İşte bu yüzden Alevi yolu, cennet vaadiyle değil; hakikat bilgisiyle yürür.
Çünkü en büyük mutluluk, en derin huzur ve gerçek kurtuluş:
Bu dünyada, insanlıkla, doğayla, sevgiyle yaşamaktır.
Cennet Buradadır Canım
Cennet gökte değildir, dostun yâr bakışıdır
Pir ocağı, can sözü, hakikatin ışığıdır
Rızalıkla kurulmuş her sofra barışıdır
Gözümde değil gönülde, cennet buradadır canım
Cehennem ne ocaktır, ne de bir yer altıdır
Kırılan bir yürekse, orası karanlıktır
Zulümle yaşanansa, ateşten daha kordur
Nefretin içinde yanar, cehennem buradadır canım
Bir gün huzurla geçse, değeri ömre bedel
Bir yudum suyu paylaş, yeter ki eksilmesin ses
Cennet öyle uzakta değil, tam yürekte bir yer
Sevgiyle atan kalpte, her sabah doğadadır canım
Vaadine kanmadık, zahit verdiğini almadık
Ne hurisi gözümde, ne de ırmak şarabı
Biz gerçeği aradık, yalanla ne işimiz olsun
Benim şarabım yar dudağı, yolda rızalıktır canım
Kimseye kul olmadık, korkuyla eğilmedik
Cehennemle sindirip, ibadete eğrilmedik
Hak ile yoğrulduk biz, tehdide kanmadık
Doğruyla yaşadığımız her gün karardadır canım
Devrimî der bu yolda, sözüm yâr ile süzgeç
Aşk ile dönen semah, bizde diken değil çiçek
Cennet gönülde açar, cehennem nefreti saçar
Bu dünya rızalık ile, hakikat yar’dadır canım
Ne sevap için yürürüz, ne cezadan korkarız
Ne ödül beklentimiz, ne de ceza korkumuz
Bilgiyle, aşkla, canla biz Hakk’ın dokusuyuz
Cenneti aramayız, çünkü biz buradayız canım
Aşk ile Mehmet Yapıcı ( Devrimi )
