2 . BÖLÜM – TABİAT ANA (Mehmet Yapıcı ( Devrimi )

2. 4 .İnsan ve Doğa İlişkisi: Talan Değil, Uyum
Doğayı Kaynak Olarak Görmenin Yanılgısı
Cahil insan çoğu zaman doğayı yalnızca bir kaynak deposu olarak görür: orman odun için, su enerji için, toprak maden için, hayvan et için… Bu bakış açısı doğayı bir “nesne”ye indirger. Oysa Hakikatçi Alevilik, doğanın canlı bir bütün olduğunu öğretir.
Bir ağacı kesmek yalnızca bir malzeme kazanmak değil; bir yaşam alanını yok etmek, doğanın dengesine darbe vurmaktır. Bir dereden suyu çekmek yalnızca bir ihtiyaç karşılamak değil; balıkların, kuşların, bütün ekosistemin yaşam damarını kesmektir. Hakikat yolcusu bilir ki doğa sadece bir araç değil, anadır.
Hakikatçi Alevilikte Doğa ile Uyum
Hakikatçi Alevilik, insanın doğayla kurduğu ilişkiyi uyum üzerine inşa eder. İnsan doğayı yönetmez, doğaya hükmetmez. İnsan doğanın efendisi değil, bir parçasıdır.
Bu anlayışta “rızalık” yalnızca insanlar arası değil, insan ile doğa arasında da geçerlidir. İnsan, doğadan aldığı her şey için şükretmek, rızalık almak ve karşılığında korumak zorundadır. Bu yüzden Alevilikte doğaya zarar vermemek, hakikatin yolunda ilerlemenin en temel şartıdır.
Doğadan Uzaklaşmanın Sonuçları
İnsan doğadan uzaklaştıkça, kendi özünden de uzaklaşır. Beton duvarlar arasında, yapay ışıklarla çevrili, toprağı hiç hissetmeyen, ağacın gölgesinde oturmayan, rüzgârın sesini duymayan bir yaşam, hakikatle bağı kopmuş bir yaşamdır.
Modern kentleşme insanı doğadan ayırdıkça yalnızlaştırmakta, yabancılaştırmakta ve ruhunu daraltmaktadır. Oysa doğaya yakın yaşam, insanın hem bedenini hem ruhunu besler. Hakikatçi Alevilikte “doğadan kopuk bir yaşam, özünden kopuk bir yaşamdır” anlayışı tam da bu nedenle öğütlenir.
Bilimsel Boyut: Sürdürülebilirlik
Bilim de insanın doğayla uyum içinde yaşaması gerektiğini ortaya koyar. Talan üzerine kurulu üretim biçimleri aşırı ormansızlaştırma, fosil yakıt tüketimi, maden sömürüsü dünyanın dengesini bozmakta, iklim krizine yol açmaktadır.
Sürdürülebilirlik kavramı, modern bilimin bugün vurguladığı temel ilkedir. Hakikatçi Alevilik ise binlerce yıldır aynı hakikati dile getirmektedir: “Doğayı talan etme, onunla uyumlu yaşa.”
Hakikat Yolunda Doğanın Rolü
Doğayla uyum içinde yaşamak, Hakikatçi Alevilikte yalnızca çevreci bir tutum değil, hakikat yolunun bir parçasıdır. Çünkü doğa, hakikatin öğretmenidir. Bir ağacın kökleri sabrı, göğe yükselişi bilinci; bir derenin akışı aklı, denize kavuşması teslimiyeti; toprağın sabrı erdemi öğretir.
Doğaya kulak veren insan, hakikat yolunda ilerler. Doğayı hor gören insan, yolunu kaybeder.
Bencil Yobaz Cahil İnsana Öğüt Şudur
Doğa senin malın değildir, sen onun çocuğusun.
Talan ederek güç kazanamazsın, kendi sonunu hazırlarsın.
Doğa ile uyum içinde yaşa; onunla rızalık bul, onunla hakikat bul.
Doğayı sömürmek kısa vadeli kazanç, uzun vadeli yıkımdır. Uyum ise hem yaşamı hem hakikati sürdüren yoldur.
Hakikatçi Alevilikte insan ve doğa arasındaki bağ şu öğretiyle özetlenir:
İnsan doğanın efendisi değil, bir parçasıdır.
Doğayı sömürmek hakikati söndürmektir.
Doğa ile uyum içinde yaşamak, hakikate ermenin yoludur.
Doğayı talan eden kendi özünü talan eder; doğayla uyum içinde yaşayan ise hakikatin kapısını aralar.
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Doğayla Rızalık Üzerine
Ya Hakk, YA Xızır Ya Pir Aşk ile
Vardan var eden, doğada canı çoğaltan,
Rüzgârla nefes, toprakla beden, suyla dirilik veren Ana!
Bizler ki, varın varı, toprağın evladı, doğanın çocuğuyuz.
Eğiliyoruz önünde, dağın, taşın, ağacın, suyun huzurunda.
Gözümüz doymaya, elimiz almaya değil, paylaşmaya yönelsin.
Her kesilen dalda, her kuruyan dere yatağında vicdanımız sızlasın.
Yolumuz, rızalıkla yeşersin; sevgimiz, doğayı koruyarak çoğalsın.
Ey canlar, biliniz ki:
Doğayı sömürmek, hakikati söndürmektir.
Toprağa kıymak, kendi özüne kıymaktır.
Ağaçla barış, suyla dostluk, taşla kardeşlik olmadan
Ne hakikat bulunur, ne insan tamam olur.
Gönlümüz toprağa rızalık,
Ellerimiz ağaca sevgi,
Sözümüz rüzgâra aşk,
Yolumuz doğayla uyumlu ola.
Yaşamın her nefesi, doğanın kutsallığına niyaz ola,
Hakk’ın nuru her canla bir ola.
Aşk ile Mehmet Yapıcı ( Devrimi )
