1892 TARİHLİ MENDUH PAŞA RAPORU:

Ankara Valisi Menduh Paşa tarafından Padişah II. Abdülhamit’e (saltanatı 1876-1909) sunulan bu Rapor’da şunlar deniliyor: “Saadetli Efendim Hazretleri, evvelce de arz olunduğu üzere vilayetin bazı cihetlerinde (yörelerinde) Yozgat ve Kırşehir sancaklarında, cahillik ve yanlışlıklara saparak, batıl inanışlarıyla İslam’lıktan tümüyle çıkmış ve yalnızca adlarından başka bunların İslam’dan olduklarını belirtecek hiçbir şey kalmamış yoğun bir nüfus vardır. Bunlar Anadolu’da Sürser/Kızılbaş adıyla anılmaktadırlar. Bu topluluğun yanlışlarının düzetilmesi konusundaki önerilerimi 15 Şubat 1309 (1891) tarihli raporumda Padişahlık katınıza sunduğum gibi; buralardaki köylere birer Cami Şerif, birer Mektep (Okul) kurup Ehl-i Sünnet’ten imamlar atamak ve onları yanlış inanç eğilimlerinden kurtarmak gerekir. Bunların durum ve batıl inanışları üzerinde uzun zaman araştırma yapmış olan Yozgat’ın en kadim (eski) ve soylu ailelerinden Abdülmecit’in oğlu Osman Bey’in hazırladığı raporu da sunuyorum.
Bu topluluk yalnız Ankara Vilayetinde olmayıp, Sivas Vilayetinde de bunlardan yüz binlercesi vardır. Sivas’tan, ileri ta İran’a kadar birçok köyün halkı bunların inancından olmaları, böylece Anadolu’nun birçok yerinden yanlış inançta, aymaz ve cahil olmaları ve bunların kendi hallerine bırakılmaları her zaman için korkunç neticeler doğurabilir. İran’dan Ahundlar (Âlimler) gelmesi durumunda Kızılbaşlar onların yoluna meylan (eğilim) gösteriyorlar. Böylece Şia Mezhebi yakın zamanda intişar (yayılarak) ederek milyonlarca İslam nüfusunu İran’a kazandırarak, siyasal bir mesele doğurabilir. Bu durum karşısında ivedi önlemlerin alınması gerekmektedir. Bunun için buyruk ve istekleriniz beklenmektedir.”
Ankara Valisi Menduh.
Kaynak: Başbakanlık İstanbul Arşivinden -16 Şevval 1311-10 Nisan 1310 (1892).
Bu Rapor birkaç açıdan dikkate değer. Bu rapor, o demem Kızılbaş (Alevi) nüfusun yoğunluğunu teyit etmiş olması nedeniyle önemlidir. Menduh Paşa bu raporunda; “Kızılbaşlar Anadolu’da nüfusun büyük bir kesimini oluşturmaktadır ve yalnız Ankara Vilayetinde olmayıp Sivas Vilayetinde yüz binden ziyade bulunmaktadır” demekte ve de “Kızılbaş’ların, Sivas’tan ileri ta İran hududuna kadar yoğun bir nüfusu teşkil ettiğini” dile getirmektedir. Yine bu Rapor’da “buralardaki köylere birer Cami Şerif, birer Mektep (Okul) kurup Ehl-i Sünnet’ten imamlar atanmalı” denilerek; Kızılbaş’ların hangi yöntemle ve hangi araçlarla asimile edilebileceğine dair öneriler sunmaktadır…
Bu Rapor’u dikkatli bir şekilde okuduğumuz da, Kızılbaşlara (Alevilere) yönelik açık bir asimilasyon planının var olduğunu görüyoruz. Ve de günümüzde karşılaştığımız ve yaşadığımız sıkıntıların en başında gelen asimilasyon ve manipülasyon (güdümleme) meselesinin ne kadar derin bir mesele olduğunu da açık bir şekilde anlıyoruz. Ne yazık ki, o dönemde çizilen yol haritası bugün de farklı yöntem ve boyutlarla devam ediyor…
Sevgiyle. Aşk ile.
Mehmet Kabadayı
