ZAMAN DEĞİŞİYOR AMA ALEVİLERİN KADERİ DEĞİŞMİYOR

alevi kaderZAMAN DEĞİŞİYOR AMA ALEVİLERİN KADERİ DEĞİŞMİYOR.

Aleviler, sistemin hangi partisine oy verseler de onların kaderi değişmiyor. Hal hazırdaki sistem, Alevi düşmanlığı üzerine var oldu. 500 yıl önce Alevi’ye yapılanla şimdi yapılan arasından fazla bir fark yoktur. İslam’ın kanlı kılıcını ele geçiren, Osman, İslam geleneğini bozmadan, baştan Anadolu halkları olmak üzere, kanlı savaşlarına devam etti. Demokratik, halk yönetimi ve halk iktidarı, her şey insanın yaşamı için olan, Alevi yaşam, şekli nasıl ki Roma imparatorluğuna karşı büyük bir tehlike oluşturuyordu ve ondan sonra gelen Bizans’ız devleti için, Selçuklu için, Osmanlı için ve en son kurdurulan, Türkiye cumhuriyeti içinde halen Aleviler büyük bir tehlike teşkil ediyorlar. Sahi nedir bu tehlike?

Arada 2000 yıl geçmiş, zaman durmadan ileri doğru giderken, o  kadar devletler yıkılıp yeni devletler kurulmuş ama Anadolu Alevilerin kaderi değişmemiş. Sözde çağ değişiyor, dünya küçülüyor, teknoloji bilim, hızla gelişiyor, ama nafile, Alevilerin kaderi değişmiyor.

2000 yıl az bir zaman değildir, Bu kadar zamandan beri Ortadoğu insanları, olduğu yerde saymaktalar. Anadolu’da zengin uygarlıklar ve zengin kültürler yaratmış olan Alevi ataları, ilk sosyalleşmeyi ilk şehirleşmeyi, ilk hayvanı evcilleştirmeyi, Doğayı hayvanı insanın ayrılmaz, dostu olduğunu yasalaştırırken. İnsanı insan, yapan değerlere önem verip, İnsanın, doğanın, evrenin birbirinden ayrılmaz, enerjik bağlantılarını deneylerle, bilgi birikimi ile ortaya koyarken. Rıza şehri modelini yaşamın her alanına taşımaya çalışan bu halk, neden özel mülkiyet sahipleri, krallar, padişahlar, imparatorluklar ve günümüzden onların fikir ve yolunu devam ettiren emperyalistler, tarafından, tehlikeli olarak halen görülmektedirler?

Anlaşılacağı gibi, Alevilikte, her şey halk içindir, halk iktidarı vardır halk yönetimi vardır, halk kendi zararına olan bir olguya imza atmaz, halk, halkı aç bıraktıracak, halkı susuz bıraktıracak, halkı yoksul, perişan bıraktıracak, bir uygulamaya imza atmaz. Hak halk için vardır, Hak halkın yararına çalışır, zararına asla değil. İşte ”özel mülkiyet” temsilcilerinin Aleviliğe olan düşmanlığı bundandır, bu düşmanlık binlerce yıldır devam etmektedir, Dini yönetim zamanından olsun, çağdaş yönetim zamanından olsun bunların Alevilere karşı bakışları değişmemiştir. Dün insanları kendilerine köle yapan rejimler varken, günümüzden onun yerini modern köle yöntemleri almıştır. Temel barınak ve temel ihtiyaçları sana karşı kullanarak, seni gönüllü sistemin kölesi haline getirmişlerdir. Ya boyun eğeceksin, gönüllü köle olacaksın, ya da sistem seni düşman ilan edip yok edecektir. Bugün yapılanda budur. Büyük emperyalist, ülkeler ve onların sermaye bekçiliğini yapan, Türkiye gibi küçük ülkeler ve din simsarlığı yapan ve halkları emperyalizmin, çıkarlarına göre uyarlayan, halen çağdışı yaşayan, Müslüman ülkeler kralları, şeriatçı yönetimleri, ”Özgür, kişilik gelişiminin” önündeki en büyük engellerdir.

Çağdaş, demokratik, modern özgür kişiliklerin gelişmesi için, öncelikle, Çağdaş, bağımsız, modern, eğitim sistemlerin yaratılması ile mümkün olacaktır. Bu ülke yönetimleri böyle bir eğitim sistemin oluşmasının kendilerinin sonu olacağını bildiklerinden ve emperyalist babalarının verdikleri reçeteleri uygulamaktalar. Irk, din, ilk sırayı alıyor, bu yönetimler tarafından eğitim sistemlerinde din, ırk, üzeri yapılmaktadır.

 

Enel Hak 28.05.2014

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.