XIZIR GÜNLERI 2017

XIZIR GÜNLERİ 2017
2017 yılında 7 gün Xızır Pehrizi yapmak istiyenler 9 Şubat Perşembe gününü Xızırın 1. Günü olarak kabul edersek ilk 8 gün olur Perşembeden başlattığımız için 8 gün Xızır çılesı ( Pehrizi) nı yerine getirmiş oluruz. Fakat çoğu yörelerde olduğu gibi 3 gün Pehrizlenirsek 14 Şubat Salı dan başlayarak/ 15 Çarşamba ile 16 Perşembe Günü akşamında Xızır Cemi ile noktalamış oluruz. Burda bir not düşmek gerekir. Çiftçi takvimine göre 2017 Xızırın ilk Perşembesi 16 Şubat günüdür. Buda miladi takvime göre 2. Perşembe değil 3. Perşembe oluyor. Oysa büzüklerimiz Pirlerimiy Miladi Takvime göre 2. Perşembe Xızır gecesi olarak kabul ederler. Bazen bölede olabiliyor.
Ben bu Gulbangla başlıyacağım. Sizlerde içinizde ve Gönlünüzde geldiği gibi bir Gulbangla Nefis pehrizinize başlıyabilirsiniz.
Ya Yelkenlilerin Gemilerin kurtarıcısı Xızır. Ya Dağların Göklerin evliyası, ya yerin ve göğün meleği. Ya Kimsesizlerin sahibsizlerin sahibi. Ya hızlı atın suvarisi. Ya tepelerin üstündeki Ziyaret. Ya altın renginde ki Ay, Ya sabahın melekleri. Önce fakir fukaraya yetişin. Bizleride unutmayın. Siz siniz tüm dertlere derman. Dermansız dertleri kimseye vermeyin. Herkesin muradını verin. Kimsenin muradlarını gözünde bırakmayın. Ey Alemlerin Varı Hak, Ya Xızır, Ya Yaşlı Bilge Xızır. Siz Pehrizlerimizi, gulbangımızı kabul edin.
Alevi Kızılbaşların Hak-Muhammed-Ali’den önce çağırdığı ve yakardığı; Zorda kaldığında medet umduğu kutsal şahsiyet Xızır’dır. İnanca göre, çağrıldığı anda ve yerde hazır olabilen, insanoğlunun imdadına yetişebilen ölümsüz bir güç, ve doğa üstü bir enerji kaynağıdır Xızır. Koçgirili Kızılbaşlar Kışın zor geçen şartlarına uygun olan ve Ekonomisi torağa bağlı, Feodal bir düzen içinde Haq yolu ibadetlerini Kış aylarına yaymıştır. İnsanlar kışın sadece Ahırlarındaki Hayvanlarına bakarlarken Zaman bakımındada. İbadet yapma olanakları fazlalaşmış oluyor. Bu zamanı en iyi şekilde yola hizmet etmekle , Vucud ve Nefis pehrızleri ile arı olma günlerini 3 kere 40 güne yaymışlar. Bu 3 Aydan 1. Gağan Ayı 21 Aralık Gün dönümü ile başlar Ocak sonu ile Şubatın ilk haftasında sona erer. Xızır Ayı başlar ( Xızır İbadetleri insanın kendisi ile olan ve özünü dara çektiği bu ayda Bedenen ve ruhen Pehriz yapar. Bu pehrizlerde bedenen vucudunu dinlendirirken vucuttaki yağlar erir vucut hafifler ve sağlıklı olur. Ruhen yani Can dediğimiz Vucudumuzdaki Hak enerjisi ise bu gibi pehrizlerde güçlenir kendini bulmaya çalışır ve kamil olmak, olabilmek yolunda dardaki özü ile birlikte ‘’ Nefis ‘’ denen canavarla savaşı kazanır ve Kamilliğe bir nebze daha yaklaşmış olur ) 20 Martta biter. 21 Marttaki Gündönümünde Gece ile Gündüzün birbirinde razı oldukları bir Nızam Terazisi ve Tartısı doğanın bereketi ve Hakkın rahmeti le eşit olduğu bu günde Nevruz ayı başlar ve 5 / 6 Mayısta sona erer. Bu 3 Aylara aynı zamanda ÇILE aylarıda denilir. Pirlerimiz, Murşidlerimiz, Reyberlerimiz ve Kamil insanlarımız bu aylarda Vucud ve Nefislerini PAK etmek icin 40 günlük Pehrize başlıyarak Kendi kendileri ile muhasebe ve kendi özlerini dara çekerek kendi özlerine hesap verirler. Bunu nasıl yaparlardı. Pehriz ( Oruç) la başlayıp Günün her Anını Haq , Ulularını anarak, Ziyaretleri ziyaret ederek ve Evliyalara yalvararak , Oturarak, Yürüryerek mümkün olduğu kadar Isız yerleri seçerek kimsenin olmadığı yerlerde Kendilerini, özlerini kendi Vijdanlarını dara çekerek Pak olmaya çalışırlar. Bu çilelerden Sonra Pirlerini, Ziyaretleri, Atalarının Yattıkları Toprağı ( Mezarları) ziyaret ederek Lokmalar dağıtır ve Gulbanglar okur evlerine Ailesine dönerler.
Kısaca Gağan da Perşembeye gelmesine dikat edilir. Buda Aralık Ayında 21 Aralık ile 25 Aralık arasındaki Perşembe gününe denk düşecek şekilde Pehriz ( Oruç) olunur. 1 ile 3 gün arasında Pehrizi yapılır ve Cem aynı yapacak Pir , Rayber veya Murşid varsa mutlaka Cem olunur. Bu Yol erleri yok ise Aile kendi arasında yada komşular bir araya gelir Lokmalar yenilir gulbanglar okunur.
Su dökülmez kapının önüne süpürge vurulmazdı ve gağan ayında Hatta bu 120 günlük çıle aylarında her Perşembe Pehriz olunur (Oruç tutulur) komşulara Nıyaz lokması dağıtılır. İlk 40 gün sona ereince . XIZIR günleri başlar. Yukardda yazdığım gibi Xızır Ayı 40 gündür. Bu 40 Gün içerisinde mümkün olduğu kadar Şubatın 2. Haftasında Perşembe Akşamı. Gün Hesabına göre yanı Çifçi takvimine göre Ocak son haftasında başlayıp Şubatın ilk Prşembesi Xızır gecesi olacak şekilde Nefis ve Vucut Pehrizine ( Oruca ) başlanır ve Xızır gecesi Cem olunarak Vucut ve Nefis pehrizimizi sonlandıra bilinir. Tabiki istiyen 40 günde niyet edebilir. Xızırda Vucut ve Nefis Pehrizleri Hefte Mallara göre yapılırdı Hefte Mal 7 Ev demek ve bir Hafta demek tir. Demekki Xızır Orucu niyeti, pehrizi 3 gün değil 7 gün olmalı. Bu birinci Heftemal yani birinci Cemre 7 Gün. Isının Havaya düşmesidir. 2. Heftemal ise gene Çifçi Takvimine göre hesaplanmalıdır. Buda 1 Mart ile 9 Mart arasında dır 5 gündür Pazar gününde başlanarak Pehriz olunur (Oruc Tutulur) Pehrizin son günü Perşembe gününü gelmesine mutlaka dikat edilir. Ve Perşembe akşamı Cem olunur . Pir, Dapir, Reyber Murşid yokas Komşular ( bu arada belirteyim Musahibler birbirlerine yakınlarsa mutlaka her akşam birlikte niyazlarını yapmalılar.) toplanıp Cem olurlar Lokmalar yenilip Gulbanglar okunulur. 3. Heftemal 3. Cemre ise Toprağa düşer.3. Hefete malda Pehrizler 12 Gündür. Daima ve mutlaka Pazar günü başlar ve 2. Hafta Perşembe günü son bulur burdada Lokmalar yapılır komşulara dağıtılır eğer o gün Pir,Dapir, Murşid varsa veya El almış bir Ehl Can varsa Cem olunur. Çoğu kez bu Cem Nevruz Baba Cemi de denir Yada İki iki Cem birleştirilip Ser Sal Cemi yani yeni yıl Cemi Yapılırr. 1. Cemre Havayı ısıttı, 2. Cemre Suyu ısıttı. 3. Cemre Toprağı ısıttı. Ve Cemreler tamamlandı Kışda yerini bahara bırakır.
3. Heftemalda son gün 20 Marttan önceki son Perşembeye gelecek şekilde 12 gün Niyet Pehrizi ( Oruç tutulur ) ile Vucuden ve ruhen PAK olunur ve her gün komşulara Lokmalar çıkartılırken Perşembe Akşamına denk gelen son gün yukarda anlattıklarım gibi Cem olunur lokmalar yenilir Rızalık alınıp verilir , Gulbanglar okunur böylece eskiye yani Kıştan rızalık alınır ki Malımız , Davarımız , İnsanımız kıştan havanın kötüşartlarında kurtulup bahara geldığine Teşekür eder. Ayrıca 21 Martta Nevroz içinde 1 gün Pehriz olunur ( Oruç tutulur) bu Pehrize ( Oruca) yeni yıl Pehrizi ( Orucu ) denir. İşte tamda 3. Heftemalın içinde önemli bir inanç rütüeli vardır. Buda yeni kesilmiş iki kuşburnu çubuğu birbirne bağlanarak içinde özelikle çocukların ve yetişkinlerin geçebileceği bir şekilde 3 sefer Başlarında aşağıya doğru indirilip yere değdirilip ayakların altında çekilip alınırken. Bozatlı Xızır tüm uğursuzlukları, hastalıkları, kötülükleri senden uzaklaştırsın diyerek gulbang verir. Dilbizden Nefes Pirden olsun der.
Ayrıca Pehrizlerinde Perşembe Günleri Gağan da, Xızır da köyün yakınındaki bir Ziyarete gidilir bu gidişin çoğu zaman yalınayak yapıldığını ve İtikatın en yükseği burda yapılır ikrarlılar burda birbirlrini kucaklayıp Lokmaların, Niyazların kabulu için Kirevelerin, Musahiblerin bir nevi ikrarı pekiştirme ziyaretleri olarak kabul görür. Lokmalar dağıtıılıp Rızalık alınıp verilirken varsa küskünlük, dargınlıklar bu ziyaretlerede rızalıkla bir birlerine bağlanıp kucalklaşırlar. Ziyeretten dönüldüğünde köylü konu komşu tekrar birbirlerine niyaz edilip herkes evlerine giderken ayrılık anında tekrar rızalık alınıp verilmesine dikkat çektiler.
Bu Xızırda kış kıyamette bu nasıl bir Sevgi, nasıl bir İtikat ki yalın ayak ziyarete gidilip geliniyor. Bu AŞK ı yakalıyabilmektir bence Alevilik. İnaç ve İtikat olarak bizlerde bunu yakalyabilirsek Alevi olduğumuzdan rahatlıkla bahs edebiliriz. Oysa çoğumuz desinler diye kendi Egomuz için mi Aleviyiz. Bunu fark etmeliyiz. Bu Egonun , içimizdeki Kinin, İstekelerin farkına varmalıyızki. Biz nelerden vaz geçmek zorunda olduğumuzunda fakını burda bulmamız gerekmektedir.
Alevilikte hep istenir verilmez Xızırdan yardım isteriz, Topraktan bereket isteriz, Yağmurdan yada Göken Rahmet isteriz. Haktan Çocuklarımıza, yakınlarımıza saglık isteriz, Pirimizde şefaat isteriz, Dar isteriz, didar isteriz. İsteriz hep isteriz sonsuza dek. Tüm bu isteklerimiz yetmiyormuş gibi Xızırı yardıma çağırdığımızda yanımıza gelmesini isteriz, Tanrıyı, Haqı hep çağırırız yanımıza gelsinler diye. Demekki biz kendimizi bilip onları çağırabilecek kadar PAK ve Saf olmalıyızki İstemlerimiz kabul olabilsin. Sen çağırırsın o üşenmez gelir senin için ne gerekli görüyorsada onu yapıyor.
Öyle ise Hakın, Pirin, Murşidin, Reyberin, Ziyaretlerin, Suyun, Toprağın, Ateşin, Havanın velhasıl Evrende var olan görünen görünmeyenlerinde sende mutlaka isteği yada istekleri olacaktır.
Hani birbirimizde Razı olup Rızalık alıp veriyoruz ya. Yani her zaman yapılan her şeyin bir karşılığı vardır olmalıda. Sen çalışıyorsun emek veriyorsun bu emeğin bir karşılğı var işte bu HAK tır. Yani Hak senin, sen Hak sın. Peki sen bir işte harcadığın bu gücün karşılığını Rızalıkla aldın diyelim. Tanrıyı , Hakkı, Piri, Xızırı çağırıyorsun onlar senin yanına geliyorlar, isteğini yerine getiriyorlar bunu getirirken karşılık beklemiyorlar. Fakat doğanın bir dengesi var boşaltılan yerin dolması gerekir, Tohumun çürümesi gerekir ki yeniden hast verebilsin. Su buharlaşmalıki yağmur yağabilsin. Kısa bir iki örnek verdim. Yani hep Rızalık , Razılık var bunu dile getirmeden yapılması çok önemli, doğanın var olan bu dilini anlamamız gerekiyor. İşte o dilin içindeki SIR Aleviliktir.
Peki sen Talip İnsan olarak burda neyi yapamıyorsun. Doğada rızalık alıp verebiliyormusun. Pirine, Reyberine, Hakka, Tanrıya , Xızıra ve diğer canlı cansız, görünen , görünmeyen senin bildiğin veya bilmediğin senin için yapılanlara nasıl karşılık verebildin nasıl vereceksin. Onlardan nasıl Razılık aldın veya verdin. Doğadan geldin, Doğayla beslendin büyüdün doğaya yani toprağa dönerek bedenini ona verevek ondan aldıklarını geri verek rızalık verdin. Bu doğal olan bedensel olan görünen zahiri olan doğal olaylardır buna biz DEVRİYE diyoruz. Hic bir şey ölmez var olan madeler kaybolmaz don değiştirir anlamı yada SIRRI burda yatmaktadır.
Bunula yani toprağa teslim olan bedeninle sen henüz tam rızalığa eremedin. Zira daha bir CAN / RUH var onunda PAK olması gerekmektedir. Rizalık alıp vermesi lazım. Pirinde, Murşidinde, Hakında, Evrenin her Zeresinde , komşunda , eşinde , çocuklarında velhasıl herkesten , herşeyden Rızlık almalısın, vermelisin ve onların CAN dan razı olması gerekırki Kamil olabilesin.
Peki bu nasıl olaur.: Bu Xızır günlerinde pehriz yapıyoruz ( Oruçtutuyoruz) eğer göründüğü gibi bedenimizi yemekden sudan vaz geçiyor ve uzak tutarak bedenimizi pehrize alıyorsak, CANIMIZI / RUHUMUZUDA pehrize alıyoruz CANIMIZ / RUHUMUZ için nelerden vaz geçebiliceğiz bu beden isteği değil vaz geçeceğimiz. Ruhen vaz geçeceğimiz istekler daha çok manevi nefis le ilgili. Bedenin her türlü istek ve arzularına gem vurduğumuz gibi bazi görünmüyen fakat bizim daima görünmesini istediğimiz isteklerimiz var Ör. İmajımız, Giyimimiz, Kariyerimiz, Toplum içinde ve mesleki Mevkimiz, gibi bizlerin sadece egosunu okşIyan şeylerden nasıl uzak dura bileceğimiz. Nefis konusunda bedensel isteklerimizden nekadarında vaz geçebileceğimize bağlı olarak bizim CANIMIZIN / RUHUMUZUN pehrizine hizmet eden etkenlerdir diyebiliriz. İşte bunlardan vazgeçebilmek yada nekadarında vaz geçebileceğimiz bizi kamil olma yolunda hedefe yaklaştıracaktır.
Bunlar vazgeçmekle yada bunlardan uzak kalmakla yapacağımız RUH pehrizidirler.
Birde Toplumun Ahlak ve Terbiye kuralları var onlarıda yerine getirmek gerekmektedir. EDEB li olmak Eline Sahib olmak Ellerin sana ait olmayan hiç bir şeye sahiplenmemeli. Çünkü Eller birer üretim, birer Dostluk arcıdır. Ellerinle üretir Rıskını kazanıp HAK edersin. Burda birdaha HAK ile karşılaştık HAK yine sende var oldu. Ellerinle düşeni yerde kaldırırsın ona yardım edersin o senden razılık almak zorundadır. Sen HAK ınDA Rızalık veriyorsun. Burda yine HAK sende. Hak ellerinde doğuyor ve Ellerin seni Hak lı kılıyor. Yani Ürettiğinle , Elinle verdiğin lokma ile, yardımla Eline sahib olurken HAK ına sahib oluyorsun.
Diline sahib olman gerekiyor. Başkasının arkasında konuşmayacaksın, sana söylenmesini istemediğin hiç bir kelamı başkası için söylemiyeceksin. Kısacası dedikodu yapmıyacaksın. Kimseye iftira etmeyeceksin. Gördüğünü gerekmediği sürece ortalık yerde söylemiyeceksin. Bazı laflar var halk içinde söylenir , bazı laflar var Hulk için söylenir bunlara dikat edeceksin. Yani Dilinle kötülüklerin söylemesini önleme pehrizine alacaksın. Bu Pehrizi Bedenini toprağa teslim edene kadar ve CANINLA Hakka gidene kadar tutmak zorundasın.
Bu Pehrize rağmen dilinle Sevgini anlatacaksın, Güzellikleri anlatacaksın, Hak kelamlarını dillendireceksin. Erenleri , Evliyaları, Pirleri Muşidleri Geçmişlerini ve Ziyaretleri Hakka yürüyen canların için Gulbanglar okuyacaksın Kısacası HAK kelamını dilinle söze dökeceksin. HAK burda senin dilindedir. HAK dilde.
Beline Sahib olacaksın. Bedenin Nefse hüküm gelmesini engelleme pehrızidir. Burda Genelde halk arasında söylenen Helalin dedahil olma hali ile Pehriz zamanlarında içtima olmayacaksın. Bu Pehriz Helalin dışında Hakka yürüyene kadar tutulması gereken önemli bir Pehrizdir. Yani burda birlikte Musahiblerine ikrar verdiğin eşin Pehriz zamanları dışında ihmal etmeyeceksin. Bunada dikat etme gerekli.
Belinde HAK için Üretim yapmak zorundadır. Çocukların doğması gerekir. Bir Ak Mürekebin Al kanla buluşması İnsan neslinin üremesi gerekmektedir. Hakka yürümüş Canların Devriyesine yeni beden gerekmektedir. Yeni bedene direk Haktan gelen bir CAN ile Nefes bulacaktır. İşte bu üretimle bir Beden bir CAN Olacak. Bu bir devriyenin başlangıcıdır. HAK bu anlamda Kendisidir Bedenle birleşen. Sen burda HAK ın kendisiyle direk bir temas durumundasın. Er ( Erkek ) CAN isen Ak mürekebi Hakka sen sundun, Bacı Can ise Alkanı Hakka sensundun. Burda CAN eşitliği tamamlanmış oluyor.
Bu Devriyede Xızır Güleriniz Mübarek olsun Pehrizleriniz, Niyazlarınız kabul ve Makbul olsun. Xızır yardımcınız olsun. İşleriniz hayırlı, kazançlarınız Rızalıkla olsun. Sofranız bol Misafirleriniz daim olsun. Yüreğiniz Aşkla dolsun. Gönlünüz hoş olsun. Hanenize Xızır uğrasın bolluk olsun . Muratlarınız hasıl olsun Pehrizleriniz ve Niyazlarınız kabul ve makbul olsun . Dil bizden nefes Pir H. Hünkarımızdan olsun Gerçeğe HÜ

XIZIR KİMDİR KISACA
Xizir HAK katinda nelere imza atmiş.: Bu bizim için hazir ve nazir olan Mubarek kimdir.
Rivayet edilirki . Duri Meknun Kitabinda Anlatilana göre.: Yeşil-Kandilde sadece Işığın var olduğu bir zamanda bu Işık’a 7ler hizmetteiken. 7 lerle 12 ler arasinda bir ihtilaf çikmiş kann davasi güdülüyormuş Şahe Merdan Hak, Xizira bir görev verir der ya Xizir git bak bakalim 7 lerle 12 lerin arasindaki ihtilaf ne ve onu çöz bana bildir.
Xizir Tanrinin varliği ile var olan illahi ilmin ( İlmi Ledun ) sahibi bir zattir. Aleviliğinde Ölümsüz Piriri olsa gerek.
7 lerle 12 ler arasindaki davayi da öyle bir adalate bağlarki. 7 lerle 12 lerin arasinda evren var oldukça birdaha bir incitici olayin olmayacağini Şahe Merdana bildirir. Hak Tanri burda (ŞAHE MERDAN dır NURU NACİYEDİR) sorar
Nasil yaptin ya Xizir.:
YaMutlak Varlık ben sadece senin Rızalığın doğrultusunda.: Sevgili nurlarin 7 lerle 12 lerin arasinda İkrar bağladim. Onlari birbirleri ile Kivra ve Musahip yaptim. Derken Aleviliğin temellerini atmiş olmuyormu. Yani Nuru ikrarı tamamlamış olmuyormu. Buda Aleviliğin başlangıcı olsa gerek. Kalu Belli yani Noktai Vahit ( Doğum Noktası. Büyük Patlamadan önceki Nokta ) işte burasıdır desek yanlış olmayacağı kanaatindeyim.
Alevi İlimine , İkrarına ve yaşam anlayişina uygun olan bu illahi teceli aleviliğin Tanrı katındaki başlangici olmasi gerekir.
Bu demektirki Xizir Alevilerin Kizilbaş Kürtlerinin yasaklanan yok sayılan ölümsüz Piri, Murşidi, Reyberi ve Hizmetkarıdır. ( Pirlerimiz, Yol Erenlerimiz Hak Yolu hizmetkarları olması Xızırın Noktai Vahitte yaptığı İkrar Ceminin mirasçıları olması dır… Onun içindirki Pir Makamına Gelen Canların Kemalete ermiş olmaları gerekmektedir.)
Bizim kalu beli dediğimiz, belli olan La Mekan değile ille Mekanı olan Hak meydanında bu ikraraı bağladığı Tanri katindaki Meydandır ve O Meydanın Piri Xizirdir. Cemlerdeki Hak Meydanı Bilge , Pir Xızır meydanıdır ve öylede kalacak.
Bu anlattiklarimi içeren zamanda ne yer ,nede gök mevcut değildi bunlar sadece bir nokta halinde idi. Bu noka yaşamin başlangiç noktasi olan ‚Noktayi vahit‘ yani bir Işıktı. Erenler Pirlerimiz, Amcalarım ve Babam Seyid Kekko derlerki yaşam Noktayi vahiten başlar, Noktayi vusalt ta sona erer.
Bilim adamlari da şöyle bir kaniya varmışlar eğer zamanı geriye doğru götüre bilsek birdaralmanin olacağını ve büzüşerek bir nokta haline gelebileceği kanisina varmişlar. Hatta Evrendeki Karanlık delikler Büzüşmelerdeki sıkışmalarla evrende kaybolan galaksilerin daralıp sıkışması ile bir nokta halinde karanlık delik olarak Nasa tarafında keşf edilip tespit edilmiş bulunmaktadaır.
Biraz önce bir Noktada yani Tanri katinda bahsettim. İşte orasi Yeşilkandildir Nurdan oluşan . ( burda yine bir topnurdan bahsettik işiktan yani Güneşlerin oluşum noktasinda) bu nokta bir gün patlayarak evreni oluşturdu.
Pir Haşim Kutlu Bozatlı Hızır kitabında ’’Bu patlama sonucu 4 doğuş oluştu 1. Doğuş ateş koz, qozi oldu, 2. Doğuş ateşten hava doğdu 3. Doğuş havadan su ab doğdu 4. Doğuş sudan toprak doğdu.
Ateş, hava, su, toprak işte bu vucut demektir. Bu ayni zamanda doğuş demektir.’’ ( Haşim Kutlu)
Vucudun can bulup cana gelmesi, toprağin dğuşu ile 4 lü doğuştan sonra insana kadar.3lü bir doğum süreci geçer. Burda birinci bitkiler cana gelir, bitkilerden 2. olarak hayvanlar cana gelir, hayvanlardan 3. Olarak evrimleşerek insanin vucut bulduğu kabuledilir. (Darvin)
İnsandanda Kamil insan yani Ehli Kamil olmak için Alevilik Yol Erkanına göre 4 Kapı 40 makama ulaşmış ve 40. Makamda İlmi Ledunu keşf etmiş, İlmi Hikmeti Özümsemiş ve İlmi Cavidanla Enel Hak Mertebesine varan İnsani Kamil. Xızırın vardığı bildiği her nesneyi her oluşumu Varlığın kaynağı içine girmiş ve dünyadaki bedenini unutmuş olan Kamil Can bence Xızır dır. Alevi zat bu noktada kendini bilen, höşgörülü, insan ayirimi yapmayan herkese saygili olan, dünya malinada gözü olmayan gözünü doyurmuş, nefsine Hakim gelmiş kişilerdirki, bunlar geldikleri Noktayi ‚Noktayi vahit‘ ve gidecekleri noktayi ‚ Noktayi Vusalt’i düşünürlerken kendilerini Hakka adamiş Veliler ve Ulular dır Xızırın kendisi dir.
Hakka varmak demek o son noktaya ulaşmakla mümkündür ki buda evrenin yeniden geldiği yöne dönerek gitmesidir. İnsanlarimizin Xizir ve benzeri cemlerde evren gibi hem kendi etreflarinda hemde ortadaki sembolik olarak Güneşin yerine konulan Cerağin etrafinda Semah dönmeleri ile Xizir‘in gösterdiği yoldan gitmesi demektir. Dönerlerken hiç bir rütüelde Pirin Makamına sırtlarını dönmezler tam o noktaya gelirken Pirle cemal cemale gelirler.
Burda varmak istediğimiz sonuç şudur. Alevi Yolunun mimarı, pılanlayıcısı Xızır dır. Bu anlamdada Xızır tüm kutsalıkların önündedir. Yani Yolumuzuda gerçeğe Xızırla varabiliriz. Bu anlamda Alinin, Muhammedin, Ehlibeyitin ve Onikilerin de önünde yer almaktadır. Şahe Merdan Xızırdır. Xızır Darınıza, Çarınıza yetişsin. Geçeğe HÜ ya Xızır.
Evreninde kendi içinde kendi etrafinda dönmesi, birde Güneş lerin büyük yıldızların etrafinda dönmesini düşünürsek. Yani bütün evrenin teker, teker Güneşin, Güneşlerin ve Yıldızların etrafinda Semah dönmesidir.
Demek ki ilkçağlarda beri var olan insanla birlikte Güneşinde, Xızrında var oluşu hazir nezir oluşuna delalettir. Güneş bir nurdur Xızır’da bir nurdur. Öyleise Xızırın Güneş olmamasi için bir neden yoktur.
Mademki bukadar Xızıra inancımızada var ohalde oda güneş gibi her sabah üzerimize doğacak tarlalarimiza ve hayvanlarimiza vede dünyamiza bolluk dağıtacaktır.
Xızırın kim olduğunu nasıl bileceğiz. Xızırı bizlere anlatanlar aksakallı nur yüzlü yaşlı biri olarak beyinlere nakşedilmiş. Tabiki böyle bir bilgeylede karşılaşabiliriz yalnız bu çok büyük bir mucize demektir. Böyle gördüğünü sölüyenlerin sayısı bir haylı kabarık. Fakat bu herzaman böyle olacaktır denilemez.
Biz farketmemiz , his etmemiz gerekmektedir. Dara düşmüşüz, Çaresiz kalmışız, herşeyin sonu geldi diye düşünürüz, Gurbete gitmiş yakınımzda haber alamayız. Gelirimiz yetmiyor açlıkla karşı karşıyayız. Çareler tükenmiş, Işık sönmek üzeredir sen sıtkı bütünle tüm itikatınla YETİŞ YA XIZIR dersin bakarsın bir tanıdığın yada herhangi biri orda geçiyor ve sana yardım ediyor ve seni o sıkıntıdan kurtarıyor. Gurbetteki yakınında haber geliyor, Hastahanede amalıyat masasında kurtuluşu mümkün görünmeyen hasta iyi oluyor. Burda kimin neden nasıl yaptığını bilemiyoruz. O şahsın yada o çarenin o anda belirmesini his etmek gerekir. İşte O HİSİ farketiğin an Xızırı fark etmiş olursun. Bu şu demek biz çıplak gözle Xızırı fark etmemiz bir mucızedir. Fakat yüreğimizle çağrımızın farkına varırsak Xızırı His edebiliriz bu Hisiyatın farkına varanlara aşk olsun. Xızır Günlerimiz Aşk ile olsun. Pehrizleriniz, dilekleriniz, muratlarınız kabul ve makbul olsun Sizlere AŞK olsun Sevgi ile AŞK ile Ali Koçak 16 Ocak 2017 Berlin

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın