Türk-İslam Faşizminden kurtulmayan Aleviler ancak Cuma’ya Camide ve 10 Kasım’da Anıtkabirde birleşir. Edremit Alevi Çalıştayı hakkında – görüşlerimiz DAB

Türk-İslam Faşizminden kurtulmayan Aleviler ancak Cuma’ya Camide ve 10 Kasım’da Anıtkabirde birleşir.

9-11 Mart 2018 Alevi Federasyonu (ABF) Edremit Alevi çalıştayı hakkında. Devrimci Aleviler Birliği (DAB) Görüşlerimiz.

Aleviler ve Alevilik ciddi sorunlar ve tehditlerle karşı karşıyadır. Bu nedenle ortak toplantılar yapılıp, ortak çözümler aranmasını olumlu buluyoruz. Alevi Bektaşi Federasyonu’nun 9-10-11 Mart tarihinde Edremit’te düzenlediği çalıştaya katılan, görüş belirten bazı canların, Devrimci Aleviler Birliği (DAB’ın) 4 yıldır dile getirdiği Alevilikte köklü bir “devrim” gerektiği konusunu dile getirmeleri de sevindiricidir.

Fakat maalesef Edremit toplantısında da, Alevilerin sorunlarına çözüm olacak bir anlayış ve ileri bir adım atılmadığını görüyoruz. Çalıştay Balıkesir bölgesinde yapılıyor fakat “Balıkesir Alevi Güç Birliği”nin çalıştaydan haberi yok. Çalıştayın Balıkesir Alevi Güç Birliği’nin kendi mekanlarımızda yapılması önerisine rağmen. Çalıştay Aleviliğin laiklik ilkesine tamamen ters bir şekilde, CHP Edremit belediyesi sponsorluğunda, Alevileri katletmiş Aleviliği yasaklamış, ırkçı faşist bir zihniyetin, Atatürk’ün ‘’Sizi İzliyorum’’ GÖZeTiminde yapılmıştır. Aleviler, CHP’nin ‘’ Laik Cumhuriyetin Bekçisiyiz’’ propagandasına alet edilmiştir. Çünkü TC. Hiçbir zaman laik olmamıştır, kurulduğundan bu yana, Alevileri ve diğer hakları yok sayan katleden, Türk-İslamcı ırkçı faşist bir devlet olmuştur. Çalıştayı düzenleyen ABF ve katılımcı kurumlar, Alevileri faşizmin bekçisi, Kemal AtaKurt’un izcisi konumuna düşürmüştür.

Aynı şekilde bir yandan, Dersim Maraş katliamından göç etmek zorunda kalan Afrin Mabata Alevi kasabasındaki güncel katliamdan söz edilip, diğer yandan bu katliamları yapan ve bugün RTE/TC hükümetinin Afrin harekatına onay veren ve bayrak sallayan CHP’nin sponsorluğunda Alevi çalıştayı yapılmıştır. Afrin Kantonundan Laskiye’ye uzanan bölge tarihten bugüne Alevi yerleşim bölgesidir. Alevi kurumları Afrin işgaline karşı direniş göstermeyerek, TC’nin ikinci bir Dersim katliamı yapmasına izin vermiştir. Bu iki yüzlü, omurgasız, tutarsız durumu önde gelen Alevi kurumları daha ne kadar devam ettirecek. Dün bu tehdit ve katliamlar konusunda uyardığımızda DAB’ı “terörist” ilan edenler. Bu tehditler ve güncel katliamlara karşı ne gibi önlemler almıştır?.

AKP’li faşist diktatör Erdoğan’ın, 2019 seçimlerine yatırım olarak, Ataputa sarılıp, İslam’da güncelleme reform deyip, laik oylara oynadığı, gündemi çarpıttığı gibi. Faşist CHP’de, Alevi çalıştayına sponsorluk yaparak Alevi oylarına oynaması doğal. Fakat Alevi kurumlarının 95 yıldır Alevilerin katleden, Alevilerin varlığını bile kabul etmeyen, sistem partilerinin bu oyunlarına halen alet olması, kabul edilir bir durum değildir. Aleviler Kemalizm’i ve CHP’yi tarihin çöplüğüne atmalıdır.

Bir yandan çalıştayla “benlik yerine BİZ olmayı” ve “Dünya Alevilerinin Birliği” hedeflendiği dile getirilirken. Diğer yandan, başta Devrimci Aleviler Birliği DAB ve Kürd/Alevi, Zaza, Arap, vs. alevi gruplar ve diğer katılmak isteyen birçok Alevi kurumu ve kanaat önderi çalıştaya davet edilmeyerek, ayrımcılık yapılmış, çalıştayı düzenleyenler kendi kendisi ile çelişkiye düşmüştür.

3 yıllık çalıştaylar soncu, 4 Temmuz 2017 de Hacıbektaş deklarasyonunda da dile getirilen. Alevi yol erkanının, reform edilmesi, Aleviliğin kendine özgün bir inanç öğretisi olduğu, Alevilerin İslam Müslüman olmadığı görüşü, Edremit çalıştayına katılanlarca önceden benimsenmişken. Edremit Çalıştayında Yolumuz “Allah Muhammed Ali yolu, Ehlibeyt Kerbela, imam Hüseyin vs. İslam’ın kanlı kılıcı La fetha Ali Zülfikar sallayarak geri adım atılmıştır. Bu özü sözü, teorisi pratiği birbirine uymayan, iki yüzlü bir davranıştır.

Çalıştayda bazı canlar doğruları dile getirse de genel anlayışın; “batini Ali” gönlümüzdeki Ali, ehlibeyt vs. denilerek, Aleviliğin üzerine örtülen, İslami asimilasyon perdesini cesaretle kaldırıp çöpe atmayarak, asimilasyona hizmet edilmektedir. “Allah Muhammed Ali, Ehlibeyt Kerbela, imam Hüseyin, Zülfikar, Atatürk dediğiniz sürece, Dünya âlem sizi TÜRK-İSLAM faşisti olarak algılayacaktır. Gerçek batında gönülde yatan değil, somut var olan ve yaşananlardır.

Sivas katliamından bu yana, 25 yıldır; Alevi kurumları, çeşitli siyasi çevreler ve hükümetler bugüne kadar, birçok Alevi çalıştayı yaptı, hiçbirinde alınan kararlar hayata geçirilmedi. 25 yılda Alevilerin örgütlenme oranı %1 dolayında kaldı. 25 yıldır Aleviler dilendirdiği 15 hak talebinden hiçbirini elde edemedi. Çünkü Aleviliği ne olup olmadığı konusunda ortak bir “Alevilik tanımı” anlayışı sağlanmış değil. Bu sağlanmadan, bırak dünyayı, bir köyde bile Aleviler arasında bir birlik sağlamak mümkün değildir.

Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır diyen bir yolda, kitlenin haysiyetleri var, kitle bunu kaldıramaz, derneklerin tabanı kayar vs. korkuları ile iki arda bir derede bocalarsan, birlik oluşturamazsın, karanlığa kürek çeker, bir yere varmazsın. Aynı şeyleri tekrar tekrar deneyerek farklı sonuç beklemek cahilliktir.
Aleviliğin semavi/İslami bir din olmadığı, İslam dışı olduğu. Aleviliğin ırkçı milliyetçi Kemalist faşist olmadığı. Aleviliğin mazlumdan ezilenden emekten yana, Rıza şehrine dayalı sosyal paylaşımcı bir yapısının olduğu. Alevilikte kadının her alanda eşit olduğu. Aleviliğin canlıyı doğayı kutsayan bir doğa inanç öğretisi olduğu. Aleviliğin bilimi sevgiyi insanı kutsayan bir inanç öğreti olduğunu insanlar anlatıp öğretmezsen. Cem evlerini okul eğitim merkezi değil, diz dövme tapınma yeri yaparsan. Derneklere Cemevlerine İmam Ali, Atatürk resmi asıp, Türk-İslam faşizminin kanlı kılıcını sallarsan. Alevilerin %1 den fazlasını örgütleyemezsin, çünkü Alevilik Türkçülük – İslamcılık değildir. Doğa, bilim, sevgi, paylaşım kamili insanlık yoludur.

Sen toplumu Aleviliğin ne olup olmadığı konusunda eğitmezsen. Atatürk’ün kurduğu Diyanetin haklı olarak dediği gibi: “Allah Muhammed Ali, 12 imam, Ehlibeyt ve Atatürk diyenleri yeri, CemEvi değil, Camidir, Anıtkabirdir.” Aleviler Türk-İslam Faşizminden kendi elleri ile kurtulmazsa, Dünya Aleviler Birliği Ceminde değil, Cuma’dan cumaya Camide ve 10 kasımda Anıtkabirde birleşir.

Alevi toplum ve kurumları bu Alevi aydınlanmasını bir an önce geçekleştirmelidir. Buna da Aleviliğin başına körbela olan Türk-İslam anlayışını tarihin çöplüğüne atarak başlamalıdır. Kurultay gündeminde olan diğer konular, çorap söküğü gibi kendiliğinden çözülecektir.

Devrimci Aleviler Birliği. / 18 Mart 2018

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.