Müsahiplik Erkânı (1)—

10991068_1603325053234126_887663574638318483_n

Müsahiplik Erkânı (1)—

Gerçeğe Hü!..
Cennet’ten Ali’ye bir niyaz geldi
Ali’ye Terceman gelen elmalar
Ali’m koldadı da yüzüne sürdü
Ali’ye terceman gelen elmalar

Elmasın elmasın seni aşlarlar
Meyveni yerler de dalın taşlarlar
Cümle günahların hep bağışlarlar
Ali’ye terceman gelen elmalar

Elmasın elmasın rengine boya
Cümle melaikler donunu giye
Kadrini bilmeyen kabuğunu soya
Ali’ye terceman gelen elmalar

Elmasın elmasın misk ile anber
Kokuna birikir cümle peygamber
Etin Fatma ana kabuğun kamber
Ali’ye terceman gelen elmalar

Cebrail elmayı cennetten aldı
Getirdi AIi’ye terceman sundu
Ali’m kokladı da Hüsey(i)ne verdi
AIi’ye terceman gelen elmalar

Pir Sultan Abdal’ım vahdettir vahdet
Çiğidinden oldu düldül gibi at
Bir adın seyfullah okunur ayet
Ali’ye terceman gelen elmalar

“Eşitlik Kardeşliği Bir Yol Kardeşliğidir
Yol ise Talibi Rızalık Şehrine Götürür”

Musahiplik, bir adaylık süresini yaşamak bakımından, kemerbestlik süresinde işaretlenír. Eşleşme ikrarı gerçekleşmeden ve evlenmeden musahiplik meydanı açılmaz ve sözleşmeye de bağlanmaz. Adaylar işaretlendikten sonraki süreçte tayin edilen mürebbi ve rehber (reyber) denetiminde, yol ve erkân açısından adaylar eğitilirler. Bu süre ne kadar uzarsa eğitim ve öğretim de o kadar uzar. Bu süre zarfında adayların yetişmesi anne ve baba kadar, hatta onlardan da ağırlıklı olarak rehber ve mürebbiye bağlıdır. Onlardan da sorulur. Eş olma ikrarından yani evlenme işleminden sonraki süreçte, musahip adaylarının kendilerini hazır hissettikleri, rehber ve mürebbinin de bu hazırlığı onadığı bir anda, meydan için gün tespit edilir ve gün tarihi pire de bildirilir.

Bu hazırlığın en temel kuralı, kadın eşlerin musahipliğe “rızalık” vermeleridir. Eğer onlar rızalık vermezlerse o erkân gerçekleşmez. Erkek kardeşler musahipliği işaretler ama kadın kardeşler onaylarlar. Onlar onaylamazsa erkân yürümez. Birinci ve önemli basamak budur. Kadın kardeşlerin verdiği rızalığa bağlı olarak, lokmalar hazırlanır, talibe haber verilir,cem derlenmeye başlar. Kardeşler, eş ya da musahiplik meydanı için beyaz, yakasız gömlek hazırlarlar. Beyaz, arınmanın, durunmanın, öz temizliğinin işareti olarak değerlendirilir.

Musahip cem ayini için “ceprail” ya da “terceman” adı verilen kanlı kurban kesme, yukarıda da sözünü ettiğimiz “Buyruk” adlı kitaplarda erkân olarak belirtilmiştir. Kanlı kurban geleneği bir erkek kültüdür. Bir savaş kültüdür. Kızılbaş Alevilik ile bağdaşmaz. Musahiplik erkânıyla ise hiç mi hiç bağdaşmaz. Musahiplik lokması, bir baş “elma”dır. Musahiplik konusunun başında Pir Sultan Abdal’dan bir nefes aktardım. Gerçekte “terceman”ın ne olduğu bizzat Pir Sultan Abdal tarafından belirtilmektedir. Birçok vesileyle ve birçok meydanda bunu açıkladığımızda kimi yol softalarının homurdandıklarına çok tanık oldum. Yolun ulusunu takip etmeyen açıktır ki yönünü başka kâbelere dönmüştür. Pir Sultan Abdal ile aynı bağlamda, Yol ve erkânı bozmağa kalkan kimi dedeleri ve pirleri Kul Himmed şöyle dara tabi tutuyordu:

“Bir düveyi yardı yedi dördünüz
Dedeler siz yağmadan mı geliyorsunuz.”

Sözü uzatmayacağım: Peygamber Hz. İbrahim’den kaldığı söylenen, İslam’ın da en temel iki bayramından birini oluşturan “Kurban” ve “Kurban Bayramı”nın Kızılbaş Alevilikle hiçbir bağlantısı yoktur. Bütün bunların sokuşturulduğu tarihler 1500 yılından sonraki tarihlerdir.

Musahip meydanında sadece musahip olanlar bulunur ve her “dört baş bir beden” musahibe bir elma lokma olarak verilir. Elma, dört baş için dörde pay edilir.

“Yemin edenler elmaya
Zülfükar-ı Mürteza’ya
Geriden tel çektiler
Biz uymayız eşkıyaya”

sözü. işte bu erkâna işarettir. Bir Kızılbaş için “elma lokması” sadece musahiplik erkânının lokması değil, toplum için önemli sayılan birçok konuda “ikrar” vermeyi gerektiriyorsa, bu tür ikrarlarda da “elma lokması”, ikrarın mührü olarak alınır.

Aşk ile!
Cennetten Ali’ye bir niyaz geldi
Ali’ye terceman gelen elmalar
Ali’m kokladı da yüzüne sürdü
Ali’ye terceman gelen elmalar

Musahiplik erkânının yürütülmesi, iki kişilik ve iki başlı olan “ocak aile”yi, daha büyüyen ve paylaşan “yol ailesi” haline getirir. Bu özellik hiçbir şekilde hatırdan çıkartılmamalıdır. Biyolojik kardeşlik, burada sona ermese de ikinci plana atılıyor. yol kardeşliği öne çıkıyor ve esas alınıyor. Musahiplik makamı ve açtığı ocak, Kızılbaş toplumsal örgütlülüğünün temelini ve çekirdeğini oluşturur. Bu birim ve bu birimin özellikleri doğru anlaşılmadan ne yol ne de erkân doğru anlaşılır.
(devam edecek)

Haşim Kutlu, Kızılbaş Alevilikte Yol Erkan Meydan, Yurt Kitap Yayın

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın