KAFA TOKUŞTURMAK!

 

Anadolu insanı asırlardır Türk’üyle, Kürt’üyle, Çerkez’iyle, Laz’ıyla, Alevi’siyle, Sünni’siyle, selamlaşırken, sarılır kucaklaşır ve öpüşürdü. Halklar arasında kucaklaşma, sarılma, öpüşme, tokalaşma asırlardır süre gelen güzel bir gelenektir. Selamlaşmada kucaklaşırken, öpüşürken, dil din, ırk ayırımı yapılmazdı. Sarılma, kucaklaşma, öpüşme, selamlaşma insanın doğasında var olan insani bir davranıştır. İnsanları birbirine yakınlaştıran, insani bir ilişki biçimidir. Bu insani ilişki biçimidir ki asırlardır Anadolu halklarını bir arada tutmaktadır.

Son dönemlerde ülkemiz insanı diğer alanlarda olduğu gibi selamlaşmada kendi değerlerinden uzaklaşarak emperyalizmin yoz kültürünü yaşamaktadır. Halkları bir arada tutan etkenlerden biri olan selamlaşma, kucaklaşma ve öpüşmenin içi boşaltılarak, onun yerine Anadolu halklarıyla asla ilişkisi olmayan, ırkçılığı çağrıştıran, kafalar tokuşturularak selamlama yapılmaktadır.

Kafatasçı ırkçı zihniyete sahip olanlar, halkları birbirine düşürmek ve kirli emellerine ulaşabilmek için, her yolu mubah görüyorlardı. Özelikle 1980 yıllarından sonra, ülkemizde Kürtler ve Aleviler üzerinde dil ve din baskısı hat safhaya ulaştı. Türk İslam sentezi olan faşist ırkçı bir anlayışı Anadolu halklarına zorla empoze etmeye çalıştılar. Kenan Evren’le başlayan Özal, Demirel ve Tayyip Erdoğan’la devam eden, ırk ve soy tartışması ülkemizde ırkçılık farklı bir boyut kazandı.

Irkçılığa karşı halklar örgütlenip ortak hareket edince, azınlıkta kalan Türk- İslam sentezini savunan ırkçı faşist Kemalist sistem, kendi kanını taşıdıklarını iddia ederek Orta Asya ülkelerinde Çeçenistan, Azerbaycan. Türkmenistan, Moğolistan, Pakistan ve Afganistan olmak üzere, Anadolu’ya ırk taşımacılığı yaptılar. Sistem bunları silahlandırarak, sokağa salarak kendileri gibi düşünmeyen sisteme muhalefet eden kişileri katlettiler. Anadolu’da yapılan katliamlara bakın, tetikçilik yapanlar bunlardır.

Türkçülük adına katliamlarda tetikçilik yapanlar, özellikle Azerbaycan, Çeçenistan, Bulgaristan ve benzer Türkî Cumhuriyet’lerinden gelen Türk’lerdi. Bunlar Anadolu Türk’leri olmadığı için kendilerini ispat etmeleri gerekiyordu. Kendilerini milliyetçi olarak adlandıran ırkçı faşistler, bunların ellerine silah vererek başta uyuşturucu olmak üzere, fuhuş, çek- senet mafyası, haraç alma, başkalarının mallarına el koyma, adam öldürme, kaçırma tehdit ve şantajla çevreye korku salarak kendi çıkarları doğrultusunda kullandılar.

Bunlar Türkçülük adına hep tetikçilik yaptılar. Kendilerince T.C. devletini koruyorlardı. T.C. Devleti de boş durmadı. Bunları birer ölüm makinesi haline dönüştürdü. Belli bir süre kullandıktan sonra da Abdullah Çatlı gibi bir kenara kaldırıp atıldılar. Bunların sloganları ise; ‘‘ Bir Türk Cihana Bedeldir’’ Zavallı insanlardı. Bununla da tatmin olmazlardı. Kurt gibi uluyorlardı. Uluduktan sonra “Tanrı Türkü korusun” diye dua ederlerdi. Tanrıyıda kendi ırkçı oyunlarına alet ederlerdi. Kendilerini farklı üstün bir ırka sahip olduklarını göstermek için bağırırlardı ‘‘Ne mutlu Türküm Diyene!’’ Çünkü bunların Türklüklerinden hep şüpheleri vardı.

Daha dün Suriye’de kendilerine Özgür Suriye Ordusu diyen Türkiye’de eğitilen İslam adına savaştıklarını söyleyen bu acımasız devşirme Suriyeliler katlettikleri masum insanların yanı başında kafa tokuşturarak “Allahu Ekber” diye bağırıyorlardı. Bu soyu sopu belli olmayan ırkçı yobazları, Türk devleti dün Çeçenistan’da bugün ise Suriye’de Esat rejimini yıkmak için kullanıyor. Televizyonlarda izlersiniz görürüsünüz. Bunlar çok acımazsızlar, çoluk çocuk demeden kan dökmeden kele kesmekten zevk alırlar.

Soyu sopu belli olmayan bu çapulcu takımı bir taraftan kafa tokuşturarak, Ergenekon Türk’lerinden olduklarını ispatlamaya çalışırken, bir taraftan da malum her ırkın bir kafatası biçimi varmış kafataslarını ölçmeye çalıştılar. Irkçılık bunların ruhuna işlenmiştir. Bundandır ki insan gibi selamlaşmazlar, kucaklaşmazlar, öpüşmezler, kendilerine yakışanı yaparlar. Kafa tokuştururlar. Böylece kendilerini tatmin etmeye çalışırlar. Etrafına da Kafa tokuşturarak zehir saçarlar.

Kafa tokuşturmak İnsani bir davranış değildir.
Kafa tokuşturmak İnsana saygısızlıktır.
Kafa tokuşturmak Anadolu halklarının değerlerine aykırıdır.
Kafa tokuşturmak Geleneklerden ve kültüründen uzaklaşmaktır.
Kafa tokuşturmak Halklar arasında ki ilişkilere zarar vermektir.
Kafa tokuşturmak Özünde ırkçılık vardır.
Kafa tokuşturmak Anadolu Türk’lerinin tarihinde yoktur.
Kafa tokuşturmak Irkçılıktır.

Tayyip Erdoğan soy tartışması yaparken, ‘’Alevilerin katli vaciptir’’ diyen Mehmet Ebussuud’u överken, Abdullah Gül’ün köşk’ten bazı “Alevilere” iftar yemeği vermesi hayli düşündürücüdür. Tarihe baktığımızda ne zaman ki aleviler güç olmuş sistemi zora düşürmüşlerse Hızır paşalar sahneye çıkıyorlar. 1527’de Kalender Çelebi isyanında görüldüğü gibi Abdullah Gül bugün Pargalı İbrahim’in yaptıklarını yapıyor, Pargalı İbrahim alevilerin değil kendi çıkarlarını ön planda tutan bazı Alevileri yanlarına alarak, bunlar aracılığıyla, Kalender Çelebi güçlerini bölerek, Kalender Çelebi ve ordusunu katlederek emellerine ulaşmışlardı. Tarih tekerrürden ibarettir.

Ey Aleviler, Alevileri yok sayan, Cemevlerine ‘’ucube’’ diyen, Alevilere; ‘’Müslümanların ibadet yeri camidir Aleviler de camiye gelsin,’’ diyen Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün Köşkte vermiş olduğu iftar yemeğine katılanları iyi tanıyın. Bunlar kendi aslını inkâr eden haramzadelerdir, geleceğin Hızır Paşalarıdırlar. Bunlar kendi çıkarları için her şey yaparlar, kendi çıkarları için kafa bile tokuştururlar.
Barış Aydın
2014

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın