BLOK SİYASETİ ÜZERİNE

BLOK SİYASETİ ÜZERİNEdab-devrimci-aleviler-birligi-kizilbas-bektasi-pir-sultan-cem-blok-siyaseti

Ülkemizin ve bölgemizin fokur fokur kaynadığı, büyük alt üst oluşların yaşandığı şu koşullarda, henüz çerçevesi çizilmiş, AKP karşıtı, somut, toplumsal bir önderlik oluşmadı.
İddia edildiği gibi toplumun risiko almak istemediği doğru değildir. Eksik olan; toplumu harekete geçirecek, gündemi belirleyecek, batıdan doğuya güven verecek, ideoloji dışı taktik bir önderliğin olmayışıdır.
Her örgütlenme bir ihtiyactan doğar. Çoğunluk genellikle olaylara pragmatik yaklaşır; bir sorun kendini dayatmadıkça, canına tak etmedikçe mücadele etmez. Bugün, AKP’den rahatsız olan, %60- 65’lere varan bir nüfus var. Ancak bu dinamizmi harekete geçirecek, topluma güven verecek, demokratik bir blok henüz oluşmadı. CHP’nin tavrı bu aşamada belirleyici… Önümüzdeki kritik haftalar içinde ne tür değişimlerin olacağı, CHP’nin nasıl bir duruş sergileyeceği, söz konusu birliğin oluşmasında önemli bir etkendir. Gördüğümüz kadarıyla, Kürtler, Aleviler, Gezi Hareketi, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve sosyalistler buna hazır gibiler. Ancak Türkiye’nin batısını, laik kesimi, AKP karşıtı burjuvaziyi, Alevi çoğunluğu, ordu içindeki oluşumları CHP harekete geçirebilir. Ya da bu oluşumların tümü CHP’yi harekete geçirebilir. Bunun şartları var mı, var. Şeriata ve tek adam yönetimine odaklanmış bir AKP gayri ihtiyari CHP’ye de yönelecektir. O gün geldiğinde denklemin diğer ayağı da tamamlanmış olacaktır.
Bazı arkadaşların özenle vurguladığı, ideolojik ve sınıf eksenli bir birliği yadsımış değilim. Ancak siyaset, belli bir zaman içinde elde bulunan mevcut malzemeyle yapılır. Şu anki görevimiz, zamanımız ve imkanımız dahilinde AKP’yi devirmek veya işlevsiz hale getirmektir. Başka bir ifadeyle görevimiz devrim yapmak değildir bugün. Devrimi imkansızlaştıracak tıkanmayı önlemektir. Şu aşamada arzu ettiğimiz insan malzemesini yaratacak zamanımız da yoktur. Bu yüzden demokrasi blokonu oluştururken realist ve pratik düşünmek zorundayız.
Bazı arkadaşlarsa çok karamsar. Bunlar genellikle gelişmenin iç dinamiğini kavramayan, içine kapalı, mevcut duruma takılıp kalan canlardır. Oysa somut koşulların somut tahlilinden yola çıkarak, olumlu gelişmeleri harekete geçirmek ,sonuç ne olursa olsun siyaset yapmak, “Zalime karşı durmak haktır” anlayışıyla iyimserliği elden bırakmamalıyız.
Kabul etsek de etmesek de faşizm AKP şahsında vücut bulmuştur. Ve bizi faşizme götürecek, şeriatla tanıştıracak olan da AKP ve kadrolarıdır. O halde, hedefi genişletmeden, toplumu soyut tartışmalarla bunaltmadan, AKP’yi devirip işlevsiz kılmalıyız. AKP karşıtı geniş bir cepheyi oluşturmak mümkündür. Eğer AKP’yi devirmez, işlevsiz hale getirmezsek, belki de 30-40 yıl devrimin D’sini dahi ağzımıza alamayız. Aksini savunanlar, toplumu ideolojik bir tornadan geçirip sonra AKP’yi devirelim diyenlerdir ki, bunlar bir adım sonrasını göremeyecek kadar arızalı insanlardır. ”Elmanın sapı, armudun çöpü var” diyerek, beylik laflarla pratik bir oluşumu tıkamaya çalışanlardır. Ve de bu canlar böyle davranarak 1930’lardaki Alman komünistlerinin hatasına düşüyorlar. Kalmış ki Alman komünistleri o hatayı, genelinde Avrupa’da özelinde Almanya’da gelişkin bir işçi sınıfının olduğu, merkezinde Sovyetlerin bulunduğu sosyalist bir dünyada yaptılar. Buna rağmen Alman Komünistleri; sosyal demokratları, muhafazakarları, burjuvazinin farklı kesimlerini hesaba katmamakla vahim bir hata yaptılar. Bu hata, Hitler’i iktidara getirdiği gibi Almanya’da devrimi imkansız hale getirdi. Dahası dünya çapında bir felakete yol açtı.
Gelelim bugünkü koşullarımıza. Bugün ne gelişkin bir işçi sınıfımız, ne güçlü bir komünist partimiz ne de sosyalist bir blokumuz var. Peki o zaman hangi kafayla, hangi zamanla, hangi güçle onu bunu beğenmiyorsunuz. Hem de şeriata beş kalmışken. Bugün CHP ve benzerlerine karşı burun kıvıranlar, ideolojik sağlamlık peşinde koşanlar, yıllarca AKP ile ”Barış Görüşmesi” sürdürenlere tek bir eleştiride bulundular mı? PKK’nin Sünni tabanını aydınlatmak yerine, işin kolayına kaçarak Müslüman AKP ile işi kotarmak isteyişine söyleyecek sözleri oldu mu?
Bugün blok çalışmasına CHP’yi katmak istemeyenler, esasında AKP’nin Dersim Katliamı üzerinden CHP’ye yüklenmesinden etkilenmiş yoldaşlardır. Şu aşamada, Dersimlilerin ve bazı Kürtlerin (Kandili ve HDP’yi kastetmiyorum) AKP karşısında pratik bir cephe siyasetine yönelmemeleri, AKP’nin Kürtleri oyalayıp, devleti ele geçirmeye çalıştığı, CHP karşıtlığının feodal bir kan davasına dönüştüğü o eski zamandan kalmadır.
Bugün ihtiyacımız doğru bir önderlik, herkesin yer alabileceği demokratik bir blok ve üzerinde birleşeceğimiz bir eylem programıdır.
Sonuç olarak bunları yazmakla CHP’yi, Kemalistleri, Kürt karşıtı laikleri ve anti AKP’ci askerleri temize çıkarmak niyetinde değiliz. Ama Kürt, Alevi ve sosyalistlere bu güçleri eklemez, yığınağı güçlü tutmaz isek geleceğimizi tehlikeye düşüreceğimiz gibi hapishaneye tıkılacağımız da kesindir.
Devrimci Aleviler Birliği YK Üyesi
Ali Rıza Aksın
8.11. 2016, Zürich

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın