ALEVİLİKTE KADININ YERİ…

ALEVİLİKTE KADININ YERİ…alevi kadin

Sınıflı toplumların yarattığı genel erkek egemen düşüncenin, kadın-erkek eşitliği konusunda en sık başvurduğu argümanlardan biri de kadınla erkeğin doğaları gereği eşit olamayacağı iddiasıdır. Semavi dinler ise ezen sınıfın güdümün de oldukları için, kadına bakış açısı bu sınıfın sözcülüğünü yapmaktalar. Bundan dolayıdır ki semavi dinler, doğal dinlerin kadına verdiği değeri özgürlüğü görmezlikten geliyorlar. Özelikle Anadolu’da İslam dininin kadına bakış açısı, Alevi inancıyla tamamen zıt olduğundan Müslümanlarla Alevilerin bir arada yaşamaları mümkün olmuyor.

Dünyanın hiç bir toplumunda, hiç bir dininde, hiç bir hukuk sisteminde zaman ve öncelik bakımından, Alevi inancının da var olan kadın erkek eşitliliğini bulamazsınız. Binlerce yıl önce Alevi inancının kadına vermiş olduğu değeri, özgürlüğü, Kadın- Erkek eşitliğini günümüzde bile, semavi dinlerde olmadığı gibi birçok devletin hukuk sisteminde bulamazsınız. Tarihe baktığımızda başta semavi dinlerde olmak üzere bütün toplumlarda kadın haklarına saygı göstermediklerinden, Kadın- Erkek eşitliğini savunmadıklarından dolayı kadın daima erkek ile çatışma halindedir.

Alevi inancında ise cinsiyet ayırımı yoktur. Pirler, Mürşitler, Talipler toplum içerisinde kadın ile erkeğin eşit biçimde yer almasını öğütler. Kadınla, erkeğin eşit biçimde yer alması öngörülür. “Eri erden ayıran kördür” söylemi bundan kaynaklıdır. Alevilikte er candır, erkek ve kadın değildir. Can insandır. Alevilikte kadın erkek eşitliği “Aslanın dişisi de, erkeği de aslandır” ile dile getirilir. İnsanlar “Can” kavramıyla tanımlanır. “Can” kavramında herhangi bir cinsiyet iması bulunmaz.

Alevi meclisinde kadın-erkek yoktur. İnsan vardır. Can vardır. “Can”, “canlar”, “erenler” ifadesi sadece kadın veya erkek için kullanılmaz. Her iki cins için ortak olarak kullanılan bir deyimdir. Ailede, toplumda, dinsel hayatta kadın-erkek ayrımı yapılmaz. Kadın ve erkek toplumun her alanında eşittir. Örneğin, evde anne ve babalar çocukları arasındaki kız-erkek ayrımı yapmazlar, mal mülk paylaşımında kadın ve erkek hakları eşittir.

Alevilikte kadın için de erkek için de tek eşlilik vardır. Tek eşlilik esastır. Haksızlığa uğrayan kişi, erkek veya kadın Görgü Cem’inde (Mansur Darı’nda) hakkını arar. Bu Görgü Cemi bir hukuk sistemi ve hem de hukukun icra edildiği bir olağan “halk mahkemesidir”. Modern Çağdaş devletlerin yüksek Jürili mahkemelerini Aleviler binlerce yıl önce icra etmişlerdir. Kadınlara saygı göstermek Alevi düşüncesinde bir inanç belirtisi ve büyüklük göstergesi olarak kabul edilmiştir. Kadına duyulan bu saygı nedeniyle evlilikte tek eşlilik benimsenmiştir.

Alevilerin Cem Törenlerinde kadınlar da görev alırlar. Kadınlar, Cem sırasında erkeklerle birlikte posta oturmak ve Cemin yürütülmesini sağlamak dâhil bütün görevleri yerine getirmektedirler. Bundan dolayıdır ki Musahipler eşleri olmadan meydana (Cem)e kabul edilmezler. Alevilikte kadın erkek eşdeğerde tutulmaktadır. Alevi tarihini irdelediğimizde yöneticilik dâhil kadın her kademede sorumluluk almış bu görevi layıkıyla yerine getirmiştir.

Kadınlarda Pir olur mu?

Alevi inancında can, canlar vardır. Cinsiyet ayırımı yoktur. Kadınlarda Pir olmaz diyenler, İslam dininin etkisinde kalıp Aleviliği yozlaştırmaya çalışan kişilerdir. “Kadınlardan Pir olmaz” diyenler, Aleviliğin içeriğini boşaltmaya çalışan kadın- erkek eşitliğini savunmayan “esas Müslüman biziz” diyen Aleviliği özümsememiş olanlardır. Alevi inancına göre yaşamını dizayn eden “4 Kapı 40 Makam” öğretisinin gereğini yerine getiren her can Kadın- Erkek fark etmez Pir olabilir. Bunun aksini savunanlar Alevi inancıyla yüzleşmek zorundalar.

Not: Daha önce yayınlamış olduğum Alevilikte Musahiplik ile ilgili makalede Musahibim kardeşim can yoldaşım Ozan Ali Gül Doğan‘dan bahsetmediğimden dolayı bana kızmıştır. Kızmasında haklıdır. Can yoldaşım Musahibim daima benim yol arkadaşımdır. Musahibim Ali Gül Doğan‘a ve bacım Elif‘ten özür diler Kendilerine selam ve saygılarımı iletirim

Barış Aydın

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın