ALEVİLİĞİN KADER BİRLİĞİ YA DA YOK SAYILMAK(3)

 

 

  1. önsöz yerine: ezilenlerin kaderi ortaktır.

 

Ermeni, Alevi, Kürt, Türk, Ezidi…. Ezilen tüm halkların kaderi ortak olmuştur. Her ezilen halk Faşist devletten “eşit” olarak aldığı tek şey katliam olmuştur. T.C tarihinde iktidara gelen “sol” ve sağ iktidarlar dönemi kanlarla sürdürülmüştür. Erdoğan ilk ve son değildir. Erdoğan öncesi yaşanan katliamlar, Erdoğan iktidarında yaşanan katliamlardan ne az ne de fazladır. Buda iktidara kim gelirse gelsin faşist devlet geleneğinden payına düşeni alacağı gerçeğidir. Bu gün Erdoğan faşizmine karşı dururken gözden kaçırılmaması gereken budur. Yoksa yıkılan iktidarın yerine devlet kendine hizmet edecek ikinci bir “kurtarıcı” hükümetle kanımızı akıtmaya devam edecek.

Gezi olayları ülkemizde bir ilki kendiliğinden gerçekleştirdi. Bize birleşen halkın karşısında devletin titreyişini gösterdi. Her kesimden insanların kendiliğinden hayatı koruma eylemi ile birleşeceğini, istemlerinin ve insanlıklarının ortaklığını gösterdi. Faşist devletin iktidarına yönelen bu devrimci duruştan korkmasının asıl sebebi, HALKIN HER KESİMİNİN ORTAK EYLEMDE BULUNMASI VE DÜŞMANIN ORTAK OLUŞUNU GÖRMESİ olmuştur.

HDP gezi sonrası oluşan , Rojova halk direnişini hayata uygulaması, faşist devletin teşhirinde ciddi adımlara neden oldu. HDP barajı aşınca AKP’nin çanağına su taşıyacak diyenler gördü ki, tek ve gerçek muhalefeti yine Ezilen halklar yaptı. Seçim öncesi bize “sol” maskeli ağızlar sürekli “Kürt halkının dost olmayacağını” dolaylı olarak bu yaklaşımlarla sergiledi. Alevileri, Türkleri yarı yolda bırakacağına inandırmak istediler. Çünkü gezinin ruhuna Fatiha okumak gerekiyordu. Rojova halka umut olmuş geziyi bir adım öne taşımıştı. HDP’nin sergilediği pratik de “Kürt ulusal mücadelesinden” halkların ortak mücadelesine dönüşmesi olayın tuzu biberi oldu. Cizre katliamı ile somutlaşan faşist devletin rahatsızlığı, HDP pratiğinin halkın ortak mücadelesine dönüşme korkusu oldu.

Uzatmak yerine benzerliğin tarifi:

Analar ölen çocuklarının yasını bırakıp, cesetlerini kokmasın diye buzlarla ovdu. Öldüresiye linç sonrası Atatürk büstü öptürüldü, bayraklar ve ölüm naraları ile her yer talan edildi. Müslüman Türkün güç gösterisi, bizi yüreğimizi dişleyecek kadar dehşete itti. Kürt halkı kardeş söylemi bir anda faşist şoven kinle sokaklara taşıldı.

Sivas gibi herkesi diri diri yakma, bebeklerine varana kadar öldürün söylemleri, “Ermeni dölleri” denerek kinler kusuldu. Her öteki bu nefretin içinde dışa vuruldu.

HDP AKP ile anlaşacak diyenler utanmadan şimdide ölümleri izledi, bazıları daha da ileri giderek HDP’yi savaş çıkartıcı ve bölücü olmakla suçladı.

Devlet saldırırken cellâtları ve dalkavukları hep bir ağızdan ülkenin namuslu olanlarını ağzına alarak saldırıyor. Ermeni diyor, Alevi diyor, Kürt diyor, sahiplenen Türk halkına bölücü hain diyor….ve biz bu kadar çok telaffuz edilmemize rağmen neden #FaşizmeKarşıBirleşikMücadele içinde değiliz anlamıyorum.

Söyleyin daha nasıl bir acı olmalı bizi birleştirecek. AĞIDA VAKİT BULAMADAN CESEDİ BUZLA OVAN ANA GÖRDÜK….

Oysaki o kadar çoğuz ki : BİR HAYKIRSAK SUSAR BU ZULÜM SARILIR AKAN KAN VE YARALAR.

 

Devam edecek

Börklüce Mustafa

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.