ALEVİLERİN PROBLEMİ NE?

ALEVİLERİN PROBLEMİ NE?
Türkiyede AKP iktidarı Alevilere yaşam alanı bırakmama kararındadır. Bu hergün yaptığı yeni düzenlemelerle, Alevi yerleşim alanlarına kendisine yakın olan dinci, fundamentalist selefi güçlerini kalıcı olabilmesi için Kentler yaratırken ve Alevi kurum ve kuruluşlarına kendileri tarafında yetiştirilen kindar vr dindarları saldırtıyor. Kadınlara yaşam hakkı bırakmıyor ve kendisinde olmayan devrimci, demokrat, akademisiyen, askerler Meslektan men edilerek uyduruk suçlarla tutuklatarak. Alevi, Ezidi, Ermeni, Rum, Şii, Caferi, Kürt, Arap ve digerlerini Türkleştirmek, Müslüman olmayanları müslümanlaştırmak için nekadar kanunsuzluk varsa işkence keyfi tutklamalar, Ağırlaştırılmış hapis cezaları hatta imhaya kadar varan uygulamarı görmekteyiz.
Bunlar az desem yalan olmaz muhalefet eden miletvekilleri hapiste Parti başkanları tutuklanıyor. Bir seneye yakındır Muhakeme bile edilemiyorlar çünkü ne ile suçladıklarını dahi bilmiyorlar bu nedemek Keyfi iktidarın istemiyle özgürlükler gasp edilmektedir.Bunlar varken biz birbirimize düşüyoruz. Olmaz olmamalı.
Bu faşist iktidara karşı olan bizler ne yapıyoruz, kulaktan dolma duyumları bilimselmiş gibi insanların önüne sürerek onları oyalıyor ve bizim imhamızla uğraşanların ekmeğine Alevi tereyağı sürüyoruz.
Bir kaç gün önce sona eren Muharem oruçlarının nerden hangi kadimden geldiğini bilmeden 12 İmamlara ve Kerbelayla özdeşleştirerek Aleviliği Şiiliğin kuyruğuna takıyoruz.
Oysa tarihe bir baksak gerçekleri daha çabuk görürüz amma ne yazıkki işimize fazla gelmiyor okumak tarihi bilgileri öğrenmek istemiyoruz korkuyoruz öğrenmeye. Evet bir korkumuz var ezberimiz bozulucak diye. Korkmayın Canlar okuyun gerçekleri görün, geçekleri görürsek ancak o zaman Kemalete gidebiliriz.
Kısa bir tarihi hatırlatma.:
Alevi, Bektaşi, Şii, Şia, Caferi, Seyyit, Müctehid, Molla, Ehlibeyt, Hz.Ali, 12 İmam geleneğinde 10 muharrem günü, Peygamberin torunu Hüseyin’in Kerbela’da zalimce öldürüldüğü gündür ve bu gün İmam Hüseyinin katledildiği güne kadarda kadimden bu güne Aşura günü olarak kabul görmüş ve kutsanmıştır.
Kerbela, dünya tarihinde en orantısız, en zalim, en vahşice işlenen büyük bir cinayettir. Ayrıca onurlu, yiğitçe ve militanca bir Gerilla direnişi sergilenmiştir Kerbelada.
Ölenler, peygamberin kurduğu sistemi savunan Müslümanlar..
Öldürenler, peygamberden sonra sisteme hakim olan yine müslümanlar.
4 Kuşak arasında Mekke’de süren bir sülale kavgasının özü ve sonudur Kerbela.
Ebu Süfyan,Ebu Talip’e rakip ve düşman (1. kuşak)
Ebu Cehl,
Peygambere rakip ve düşman (2. kuşak)
Muaviye,_ İmam ve Halife Ali’ye rakip ve düşman (3. kuşak)
Yezid , _Hz.Hüseyin’e rakip ve düşman (4. kuşak)
Peygamberin sülalesini Yezit bitirdiği için devlet yönetimi Yezit‘e kalır.
Zeynel Abidin hasta olduğu için kerbela katliamında sağ kurtulur. Alinin yani Muhammedin soyu Zeynel Abidin‘le devam eder.
Zeynelabidin’den başlayan ve oğuldan oğula geçen 12 imamlık ise, Mehdi kaybolunca biter. Ancak Haşimiler yani İmam Ali ve Ehlibeyt bir Din veya bir Düşünce olarak Şia tarafında günümüze kadar değiştirilerek eğri aksak gelir.
Kerbela’da Yezid’in 5- 6 bin askeri, 5 çadırlık bir aileyi kuşatması, onların su ve yiyecek yollarının kesilmesi, Çocuk ve bebeklere kadar öldürülmesi, dünya tarihinde çok ağır bir dıramdır.
Günümüzde kendilerine müslüman diyen tarafların nasıl kafa kesip, kadınları pazarlarda sattığını görüyoruz. Bu günkü Müslümanlarla , o günkü Müslümanlar aynı solaganla “bismillah, allahu akbar” nidalarıyla bunu yapmaları; Dehhak, Hitler, Yezit, Yavuz, Saddam, Kaddafi, Erdoğan. Putin, Trump ve dahası. bitmez bunların hepsi aynı katakorideler.
Aşura ve 10 Muharrem 2. Adem olarak kutsal kitaplarda yazılan NUHa kadar dayanır. Şimdi söyliyeceklerimin hepisi Menkibe dir. Kesin yazılı bir belge yoktur.Nuh ile, Musa ile, Yunus ile , Yusuf ile ve daha bir çok Peyhamberin bu 10 Muharem de yanı senenın ilk ayında hicri takvime göredir 10 Muharemde kurtulmaları için oruçtutulur.
İnsanlık Kerbelayı unutmasın. Kerbeladaki direnişi unutmasın Fakat yakın tarihimizde ve günümüzde gözümüzün önünde nice kerbelelar oluyor onlar içinde mücadele edelim, bu zulmu yapanlara karşı kamoyu oluşturalım. Bilmeyenlere duyuralım ki birdeha kerbelalar olmasın.
Diyorum amma T.C. Başkanı R.T Erdoğan Güney Kürdistanın kapılarını, diğer mütefik olarak yaklaştığı düne kadar düşmanları olan İran ve Irak hükümetleri ile kapatıp ablukaya alarak Kerbeladakiler gibi aç susuz bırakmak istiyor ve bunuda Sünnü bir Müslüman olan Güney Kürdistana yapması kerbelaya benzemiyormu. Bir Müslüman diğer Müslümanı yok etmek için elinde geleni yapıyor. Barzani ve Cevresi İmam Hüseyin gibi direnecekmi bilmem amma. Bu iki vaka birbirinin aynısıdır. İkiside iktidar savaşı. İmam Hüseyin Yezit‘e biyat etmedi kendisinin hakkı olan İslam devletini halifeliğine zorla el koyan Yezit‘e karşi savaşarak Kerbelada yenilip öldürülmüştür.
Bu kavganın günümüze gelmesi Aleviliğin içinde yaygınlaşması 1600 lü yıllarda sonra adım adım Şah İsmailin yani Sefavi devletinin propagandası ile gerçekleşmiştir.
Gelelim günümüze Erdoğan Yezit gibi bir Halkın Hakkı olan Bağımsızlığa karşı binbir entirka ve baskı yaparak vede zorluyarak bağımsızlıktan yani İktidarında vaz geçmesini istiyor. Oysa daha dün Erdoğan ailesi ile Barzani ailesi ticarette ortaklardı ne olduda bu böyle aniden patlak verdi. Barzani Ailesi Erdoğan Ailesine sattığı petrolden daha fazla pay almak isteyince her şey karıştı savaşın eşiğine geldiler.
Gelelim İmam Hüseyinle Yezide. Yezidin Babası Muaviye İmam Hasanla bir Anlaşma yapar ve bu antlaşmada Muaviye Halife olacak İmam Hasan ve Ailesi Mauaviyeye biyat edecek ve İmamın Ailesine her sene 54 bin dirhem Muaviye senelik ödenti yapacağını tahüt eder. Ayrıca Muaviye ölünce Halifelik İmamların ailesine verilecektir. İstiyen bu antlşmaya bu bilgi ve iletişim çağında kolayca bulup olkur. Ne oldu Muaviye İmam Hasanı, İmam hasanın karılarında biri olan Cudeye zehirletir ve İmam Hasan ölüncede bu Antlaşmada doğan bir hak olarak İmam Hüseyin Muaviyenin ölümünde sonra halife olması gerkmekteydi. Zaten İmam Hüseyin Muaviyenin iktidarında mekkede dini şuranın önemli bir üyesi hatta başkanlığınıda yapmıştır. Halifelik imam Hüseyine verilmedi ve Muaviye sağlığında oğlu Yezit’i Halife olarak ilan etti ve herkeside oğlun abiata çağırdı İmam Hüseyin bu çağrıya uymadı ve Yezit‘e biyat etmedi. Biat olmayonca Yezit İmam Hüseyni baş düşman Asi ilan edip yakalnması ve Şama getirilmesini orduya emretti ve daha sonra dirisini veya ölüsünü istedi.
İmam Hüseyin yukarda söylediğim gibi helifelik uğruna kaybettiği savaşta kellesini aldılar ve Şama yezit‘e götürdüler.
Canlar bu bir tarihtir . Bu bir iktidar savaşıdır. Onu Tarihte bırakalım. Bu günkü faşist Düşmalarla mücadele edelim. Birbirimizle mücadele edip birbirimizi yıpratmıyalım. Mücadeleyi yükseltip adaletli sosyal bir düzen için birlik olalım. Sevgi ile
5 Ekim 2017 Ali Koçak

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın